YAZARA MAİL GÖNDER Kim Bilal Erdoğan’ın yerinde olmak isterdi?

YAZARLAR / Bölgeler Yazarları

Bilal Erdoğan'ın kanlı darbe si yaşadıklarını kaç kişi kaldırabilir?
Empati yaptım.
Benzerlerini çok yaşadım.
O gece ben de telaşlandım.
Alınacaklar arasındaydım çünkü.
O kanlı gece kendini Bilal'in yerine koyan oldu mu hiç?
Babanız, anneniz, kardeşleriniz, yeğenleriniz ve enişteniz uçakta…
Siz evinizde çocuklarınızı uyutmakla meşgulken bir arkadaşınızdan darbeyi öğrendiniz…
Gözlerinizin fal taşı gibi açıldığını düşünün…
Olacakları kestiremiyorsunuz bile.
Soğuk bir ürperti esir alıyor vücudunuzu…
Odanız buz kesiyor…

***

Ne yapacaksınız?
Ya da ne yapmanız gerekir?
Bilmez bir haldesiniz?
Bir yanda anne ve babanız, kardeşleriniz ile diğer yakınlarınız…
Diğer yanda siz ve çocuklarız…
'Ne olacak' sorusu kemirmez mi beyninizi?
İnsanları acımasızca katleden katiller sürüsü silahlarıyla sokağa dalmış.
Savaş uçakları tepede, Tanklar yollarda…
Meclis bombalanıyor.
Cumhurbaşkanlığı Sarayı, Özel Harekât Merkezi, Emniyet Müdürlüğü ve TÜRKSAT bombardıman altında…
Leş kargaları gibi masumlara saldırmış şerefsizler…
Eline Türk bayrağını alıp yola çıkmış bir genç aldığı kurşunla yere yığılmış, bayrağı da üstüne düşüyor.
Manzara dayanılacak gibi değil.

***

Babanızla birlikte siz de hedeftesiniz.
Düşünün bir kere…
Empati yapın…
Bilal Erdoğan'ın yerine kendinizi koyun…
Katiller kapınızı çaldı, çalacak.
Korumalar para etmeyebilir.
Ya da anne ve babanızın bindiği uçağı düşürülebilir şerefsizler…
Söyleyin şimdi ne hissederdiniz?
Bilal Erdoğan arkadaşının attığı "Bir tuhaflık var" mesajıyla darbe olduğunu anlamıştı.
İlk anda en kötü senaryoyu aklından geçirdi.
Bir telaş yaşadı.
Ama kısa süreli.
Kim yaşamaz ki...
Sonra en kötüsüne hazırladı kendini.
Söyleyin şimdi;
Buna kaç yürek dayanabilir?

***

Başka bir ülkeden sığınma isteyebilecek zayıflıkta siyasetçi tanıdık.
İstanbul'a doğru yola çıkan Reis'in uçakta geçirdiği 140 dakika da kötü…
Uçağın inmesi bile şüpheli…
Çünkü havalimanı teslim alınmış.
Her an bir roket gelebilir.
Savaş uçaklarının ses hızını aşarken çıkardığı gürültü torunları korkutuyor…
Kendini değil.
Kefenini giyen birinin ruh hali nasılsa Reis de öyle.
Milleti için çırpındı…
ve huzur için gece gündüz demedi, çalıştı.
Böyle biri için 'ölüm' safa geldi hoş geldi.

***

Bilal Erdoğan da şehit olmaya çoktan razı…
Ama mahpusluk yok mu?
Atatürk Havalimanı'na doğru yola çıkması bile riskliydi…
Darbecilerin eline geçmesi mümkündü çünkü…
Ara yolları kullanarak varabildi havalimanına…
Babasını görünce sevindi tabii.
Saniyelerin yıl gibi geldiği anlar…
Bilirim bu duyguyu…
1960'ta aynısını yaşadık.
60'ın farkı şu:
O gün darbeciler halka silah doğrultmamıştı.
Bu alçaklar gibi kurşun sıkmamıştı.
Ama endişe aynıydı…
'Ne olacak' korkusu da…
Eminim kimse Bilal Erdoğan'ın yerinde olmak istemezdi o akşam…
Endişe, korku, telaş ve bilinmezlik.

***

Darbe olsaydı hainler çok sevinecekti.
Mesela Hasan Cemal
Adam hâlâ kin kusuyor.
Türkiye'nin kredi notunu düşüren Moody's'in geç bile kaldığını yazabiliyor.
Böyle birine ne yapmalı bilmem ki...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.