YAZARA MAİL GÖNDER Reis’i hibrit savaşıyla indirmek istediler

YAZARLAR / Bölgeler Yazarları

Erdoğan'ı indirmek için başlatılan 'hibrit savaşı' sürüyor.
4. nesil savaşın adı bu.
Bu savaşta ağır silahlar yok.
Gezi gibi, 17/25 Aralık gibi, diktatör gibi gerçekle ilgisi olmayan 'algı' unsurları var.
Nedir 'hibrit savaşı?'
Birden fazla savaş argümanının karmaşık bir biçimde kullanıldığı yeni bir savaş türüdür.
Ama kirli bir savaştır.
Amaç harp ilan etmeden, hedef hükümeti devirmek, hedef alınan ülkede kendi çıkarına uygun yeni bir hükümetin kurulmasını sağlamaktır.
Bu savaşı yürütenler hedef ülkedeki muhalifleri örgütler ve eğitir.
Yoksa da muhalif yaratır.
Bunun için hedef ülkeye istihbarat elemanları ve gayri nizami harp unsurları sızdırılır.
Halk hükümete karşı kışkırtılır.
Mevcut hükümeti karalama kampanyaları başlar.
Bunu harp elemanları yapar.
Hükümetin gizli faaliyetleri deşifre edilir.
Halkın memnuniyetsizliğini artırmak için, düzmece belgelerle hükümet üyeleri yolsuzlukla suçlanır.
17-25 Aralık'ta olduğu gibi.
Hibrit savaşlarının mimarı General Valery Gerasimov böyle diyor…

***

Yukarıda saydığım şeyler bire bir ülkemizde yaşandı.
Hâlâ da yaşanıyor.
Mesela Gezi eylemleri.
CNN Int.'in Taksim'den 10 saat aralıksız yayın yapması, Gezi'nin sembolü kırmızılı kadın ve piyano çalan adam figürleri, 17/25 Aralık tezgâhı…
'Diktatör' söylemleri…
Ve benzerleri.
Hepsi hibrit savaşının birer unsuruydu.
Neyse…
Bu savaşta milletin yanında olanlarla düşman safında olanları gördük.
Kim kimden yana belli oldu.
15 Temmuz'un tek iyi tarafı bu gerçeğin ortaya çıkmasıydı.
Kim ABD uşağı, Kim Avrupa'nın köpeği, Milli olan kim, İyot gibi açığa çıktılar.
Küresel güçler Türkiye'yi bir yandan PKK, FETÖ ve DEAŞ gibi terör örgütleriyle uğraştırırken, diğer yandan da ekonomik ve siyasi krizin içine sürüklemek istiyor…
Kemal Kılıçdaroğlu da onlara yardım ediyor.
Bakın nasıl:
"Arkası gelecektir; ekonomik olarak gelecektir, siyasi olarak gelecektir…"
Hibrit savaşının tarafı olmadığına inanmak mümkün mü şimdi?

***


Kılıçdaroğlu'nun darbeden haberdar olduğunu da düşünüyorum.
Duruşuna ve yaptıklarına bakılırsa darbeyi biliyordu…
O kanlı gece İstanbul'a gelişi, sıvışarak havaalanından kaçışı boş değildi yani…
Reis'in alınmasını bekledi.
Demokrasiyi ve sandığı savunan biri o gece ayağına gelmiş altın fırsatı tepmezdi.
O geceyi evde geçirmezdi.
Reis gibi halkı alıp sokağa düşerdi.
Türkiye'yi şamar oğlanına döndürmek isteyen AB'ye yalvarmaz Erdoğan gibi meydan okurdu.
15 Temmuz şehitlerine de takmazdı.
Tabii bu kumpasın içinde olmasa.
Neden MHP Lideri Devlet Bahçeli gibi o kara gece hükümete desteğini açıklamadı?
Neden?
Maalesef Batı'nın ve ABD'nin yürüttüğü kirli savaşın tarafı olan siyasiler gibi gazeteciler de var, işadamları da.
Ama haberleri olsun.
Geç kaldılar.
Çünkü millet her şeyin farkında…
Artık yemez yani.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.