YAZARA MAİL GÖNDER Kaleiçi'nden kreşe Antalya!

YAZARLAR

Bayram tatilinde nereye gidiyor acaba bizim millet diye meraklanıp araştırmışlar; sonuç Antalya çıkmış. O zaman Hadrianus Kapısı'ndan Hıdırlık Kulesi'ne, herkese 60'a kaç kaldığını hesap ettiren süper manzaralı Yaşlıevi'nden Turunç Masa'ya, geçen hafta gittiğimiz Antalya'dan bahsedelim...

Seyahat arama sitesi Momondo, 'Bizim millet bayram tatilinde en çok nereye gidecek bakalım' diye sormuş. Kazananlar yurtdışında Amsterdam, yurtiçindeyse Antalya olmuş. En çok arananlar bunlarmış. Amsterdam'a gidenler müzeler bölgesinde kaybolsunlar bir kere. Rijks, Stedelijk, Van Gogh müzeleri hep bir arada zaten. Ama sonra azıcık yol yapıp Eye Film Museum'a da gitsinler. Müze kafelerinde bir şeyler atıştırsınlar. De Kas'ta yemek yesinler. Bisiklete binsinler. Gelirken de peynir getirsinler. Son bir yaz sefası sürmek isteyenlerse, evet Antalya'ya uzansınlar. Ama bütün tatil boyunca da şezlonga uzanmasınlar.

ESKİ KENTİN DOKUSU, RUHU...
Yabancı bir şehre gittiğinde, en çok 'old town' denen eski kentte vakit geçirmeyi sever bir turist. Kültürel mirasın ta kendisidir çünkü. Dokusu, ruhu vardır. Tarihi, hikâyesi... Antalya'da da güneş-deniz-kumşezlong- açık büfe sarmalından çıktığınızda, istikâmet Kaleiçi olmalı. Antalya'nın kurulduğu ve geliştiği yer burası çünkü. Bergama Krallığı'ndan Roma'ya, Bizans'tan Selçuklu'ya, Osmanlı'dan Cumhuriyet'e kimleri kimleri görmüş geçirmiş... Ve çakma çanta, Çin işi tişört konusunda ayarı biraz kaçırmış gibi görünse de, kültürel ve tarihi dokusunu yine de bugüne taşıyabilmiş. Kale Kapısı'ndan Yat Limanı'na uzanan Uzun Çarşı Sokak ve İskele Sokak ile Hadrianus Kapısı'ndan başlayarak Hıdırlık Kulesi'ne uzanan Hesapçı Sokak, Kaleiçi'nin her dönemde ana akslarını oluşturmuş. İster Hadrianus Kapısı'ndan girin, ister Saat Kulesi'nden fark etmez. Her koşulda kaybolun koridor sokaklarda. Tezgâhlardaki rüküş ıvır zıvıra bakıp sinirleneceğinize, oradaki kitsch estetiğin de tadını çıkarın, eğlenin. Portakal ağaçlarının altında bir şeyler için, gelen geçen gelinleri kesin... Arada da neresi neresiymiş, bilgi kırıntılarından mahrum etmeyin kendinizi:

SURLAR DAYANAMAMIŞ

Sur duvarları mesela, 7. yüzyılda başlayan Arap ve Pers akınlarına dayanmış ama halkın şikâyetlerine dayanamamış! Kentin güçlü bir savunma sistemine ihtiyaç duyması sebebiyle 19. yüzyıl sonuna kadar önemini korumuş ama 20. yüzyılın ilk çeyreğinde Kaleiçi sakinlerinin meltem esintisinden yoksun ve boğucu ortam vıdılanması üzerine dönemin mutasarrıfından (valiyle kaymakam arası amir) gelen kısmi yıkım talimatıyla kayıp vermiş. Bölgenin en mühim ve yakın kenti Perge'ye açılan Hadrianus Kapısı, Yivli Minare'yle beraber Antalya'nın en belirgin simgelerinden. Kim Hadrianus? Özel hayatıyla da ilgi çeken imparator... Bugün Hadrianus Kapısı'nı Kesik Minare Camii üzerinden Hıdırlık Kulesi'ne bağlayan Hesapçı Sokak, Kaleiçi'nin en önemli, en işlek yeri. Burada yürümeden olmaz. Kesik Minare alanındaki yapı kalıntıları görkemli bir kültürel miras... Niye kesikmiş minare? 19. yüzyıl sonlarında şehrin güneyini harap eden büyük yangın sırasında ahşap minare külahı gitmiş çünkü. Koç Ailesi'yle tanıştıralım: Burası Suna & İnan Kıraç Kaleiçi Müzesi: Biri konut, diğeri kilise olan iki bina. Burası da Rahmi Koç'un evi... Karatay Medresesi, Balık Pazarı Hamamı, Yat Limanı, Kırk Merdiven... Saat Kulesi, Yivli Minare, Gıyaseddin Keyhüsrev Medresesi; Mermerli Plajı... Ve elbette ki her şeyin başladığı Muratpaşa Camii... Kaleiçi'nde dolaşmanın formülü bu: Kaybolmak...

VATANDAŞIN DERDİMİ VAR?
Kentin en eski yerleşim yeri, Kaleiçi'ni de kapsayan Muratpaşa. Onun tarihi, Antalya'nın tarihi demek. 1570'de yapılmış olan Muratpaşa Camii'ne de adını veren Karaman Beyi Murat Paşa'dan almış adını. Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal, o makamda genellikle görmeye alışık olduğumuz o takım elbiseli, bol klişeli adamlardan değil. Yaptıklarını ağdalı bir tonda anlatmıyor. Ama Turunç Masa'ya da, Yaşlılar Evi'ne de helal olsun diyor insan. Turunç Masa uygulaması, vatandaşın derdini dinliyor. Sorun ve taleplerine 48 saat içinde cevap veriyor. Bünyeye 'Oh be, nihayet bir muhatap buldum' ferahlığı getiriyor. İnsana kıymet verdiğini hissettiriyor. Her çeşit insana... Engelsiz Cafe, şahane manzaralı bir bahçe. Engelliler çeşitli aktiviteler yapıyor burada. Yine süper manzaralı bir Yaşlıevi var sosyalleşme amaçlı; 60 yaş ve üstünü alıyor, 'Ben de! Ben de!' baskısı yapan 59'luk ve 58'liklere dair matrak hikâyeler anlatılıyor. Bir de tabii evlenenlere dair! Bir de Adalya Vakfı kreşi gezdim ki Muratpaşa'da, bir kreşin bu kadar tatlı, temiz, şirin, zevkli olabileceğini hakikaten düşünmezdim. Velhasıl turist olarak gitmek dışında, memnuniyetle yaşanır da Antalya'da. Çocuk da olunur, yaşlı da!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.