YAZARA MAİL GÖNDER Ballıdağ eteklerinde mantar peşinde

YAZARLAR

'Mikofaj' mısınız, 'Mikodelirik' mi, 'Mikodefineci' mi? Mikolog yani mantar bilimci Jilber Barutçiyan'la Kuzu Göbeği Mantar Şenliği'ne gidip doğaya doyarken, bunu da netleştirebilirsiniz...

Ayı mantarı, Borazan mantarı, İstiridye mantarı... Kanlıca, Keme, Cincile... Sinek mantarı, Katran mantarı, Osuruk mantarı... Sığır dili, Civciv ayağı, Yılan odası... Evcikkıran, Köy göçüren, Ölüm meleği... Acayip bir dünya. Maceralı, sırlı, bulmacalı, hakikaten enteresan bir dünyası var mantarın. İçine girince kolay çıkılmayan, rahatça kaptırılabilecek bir âlem. Hele sadece pişirmeye, yemeye değil, bizzat toplamaya da kalkışırsanız... "Mantar toplamak, bir tutkudur..." diyor Jilber Barutçiyan. "Balıkçılık, avcılık tutkusu, nasılsa, bu tutku da öyle... Hiçbir canlıya zarar vermeme farkıyla bir 'bulma, yakalama' hâli. Doğa ile iç içe olmanın bir yolu... Bir küme kuzugöbeği mantarı karşısında kalp atışlarını hızlandıran, adrenalini yükselten bir spor..." Kim Jilber Barutçiyan? Türkiye'de rakipsiz bir mikolog. Yani mantar bilimci. Seminerler veriyor, mantar toplama gezileri düzenliyor, bu hafiften tekinsiz dünyanın perdesini aralıyor. Onu dinlemek de okumak da çok zevkli. Hem çok şey biliyor çünkü hem de samimi ve sürükleyici anlatıyor. "Mantar merakı başladığında, gözler, 'Ah bir yağmur yağsa' diye, en ufak bir bulut parçasını arar hep" diyor. "Hemen bütün meteoroloji kaynakları inceleme altına alınır. Mevsimlere ilişkin duygular tersine işlemeye başlar: Şu yaz bir bitse de mantara çıksak! Derken, Eylül gelir; e-posta ve telefon trafiği artar... "Sizin orada yağdı mı?", "Ormana baktınız mı bugün?", "Ben yeni bir sepet aldım", "Amcamların orada porçini çıkıyormuş"... "İlk yağmurla beraber piknikçiler, yürüyüşçüler terk eder ormanı; meydan mantarcılara kalır. Yağmurluklu, şapkalı, kollarında sepet, yere bakarak yürüyen insanlar... Muhabbet ederken birbirlerinin yüzüne bakmamak olağan karşılanır bu ortamda. Aranan tür bulunduğunda, konuşulan konu her ne olursa olsun yarıda kesmek hiç ayıp değildir."

BAKALIM, KİMLERDENSİNİZ?
Türkiye'nin Mantarları kitabında "İnsanlar mantarlarla değişik nedenlerle ilgilenir" diyor Barutçiyan ve beşe ayırıyor bizi: 1. Mikofajlar: "Mykos (mantar) + phage (yiyici) uslanmaz grubu, sadece yeni tatlar arayışındadır. Mantarlardan boya yapılıyormuş, zehirli bir tür çok nadir bulunuyormuş, ilgilendirmez onları. Fakat 'Kışlık erzak için bu mantar doldurulur mu?', 'Acaba şu türü kurutsam nasıl olur?' gibi sorgulamalar içindedirler her daim." 2. Mikofanlar: "Mykos (mantar) + fanatique (tutkulu) ekibi, mantar yese de olur yemese de. Doğada olmanın zevkini yaşayanlar, yürüyüş yapmak isteyenler, bilimsel olarak mantara ilgi duyanlar, doğa fotoğrafçıları bu gruptandır." 3. Mikodelirikler: "Mycos (mantar) + delirium (zihin bulanıklığı) grubu ise, sadece kafa yapıcı mantarların peşindedir; magic mushrooms ararlar her yerde. 'Tehlikesiz, eski çağlardan beri kullanılıyor...' laflarıyla kendilerini kandırırlar. Magic mushrooms mantarları, sanıldığından çok büyük hasarlara yol açabilir. Bu nedenle, diplomamızı alırken yemin ettik: Bu tür mantarlarla ilgili bildiklerimiz, sadece konunun ilgilileri, yetkilileri ve bilim insanları içindir." 4. Mikodefineciler: "Hemen işi öğrenip, ertesi yıla kalmadan zengin olmayı planlayanlardır. Yalnızca iki soruları vardır: Kaç para ve nerede çıkar? Gerisi nasılsa çok kolay!" 5. Mikotatminsizler: "Genelde kendilerine 'hoca' diye seslenilenlerdir. Belli bir bilgi birikimleri olmakla beraber, mantarlar hakkında her geçen gün ne kadar az şey bildiklerini öğrenmektedirler hâlâ. Onların 'hocaları' da aynı durumdadır."

AMAN, EBEYE DİKKAT!
23-24 Nisan için zevkli olacağı kuvvetle muhtemel bir program var: İksir Resort Town ve Jilber Barutçiyan'la Kuzu Göbeği Mantar Şenliği. İksir Resort Town, Kastamonu Daday'da doğanın göbeğinde konforu da eksik etmeyen bir küçük otel. Jilber Barutçiyan'ı yukarıda tanıdık. Gelelim Kuzu Göbeği mantarına... 5-7 santim boyuna varan 'petekli şapka'sı kirli sarı-açık kahverengi tonlarında, 2-4 santim boylarındaki 'bacağı' beyaz bir arkadaş kendisi. Sahne adı Morchella Deliciosa. İlkbahar aylarında çıkıyor, kurutulup kolayca saklanıyor, iyi de para ediyor. Lezzetiyle nam salmış mantarlardan, protein açısından çok zengin, kan yapıcı ve zihin açıcı olduğu da söyleniyor. Dahası, kanser tedavisinde kullanılıyor. Aman dikkat! Bir de Kuzu Göbeği Ebesi var. Diğer adı da Ekşi Memet. Tipi uzaktan benzeyen ve aynı dönemde çıkan Gyromitra Esculenta. O da beyaz bacaklı ama şapkası biraz daha beynin kıvrımlarını andırıyor. İşte ondan uzak duruyoruz. Tehlikeli, hatta doğrudan öldürücü! 23-24 Nisan'da (Cumartesi- Pazar) işte bu esrarlı mantar dünyasına tam yerinde girip bunları ve tonlarca fazlasını yaşayarak öğrenme fırsatı var. Oksijene de, bilgiye de, lezzete de doyma imkânı: Ormana çıkıp mantar toplama, Ballıdağ'da barbekü partisi, mantar türleri semineri ve sergisi, mantar yemekleri, turşu yapımı workshop'u... Temiz hava, biraz hareket ve bol sohbet muhabbet... Daha iyisi Şam'da kayısı bile değil...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.