YAZARA MAİL GÖNDER Mutfaktaki paha biçilemez antika Kinoa

YAZARLAR / Cumartesi Sabah Yazarları

Bugüne kadar çok şey yazıldı, çok şey söylendi kinoa hakkında. Bilinen, bilinmeyen tüm yönlerini mevcut tüm kitaplarımı, ansiklopedilerimi ve kolejden kalma ders notlarımı da aralayarak sizler için derledim. Hazırsanız Antik İnka'ya olan yolculuğumuza 'ana tahıl' ya da 'süper tahıl' olarak da bilinen kinoa ile başlayalım

Bırakın herkes 'güneşin çocukları' diye kabul edilen İnkaların taştan evlerini, altından mabetlerini konuşadursun, gelin biz bu yüksek medeniyetin hayatımıza kazandırdığı ve birçok tarih yazarı tarafından da 'İnka altını' olarak adlandırılmış kinoayı mercek altına alalım. Rivayete göre bir gecede ortadan kaybolan İnkaların geride bıraktığı en sağlam, en gerçek kalıntıyı... Bugün müzayedede açık artırmaya çıkabilecek kadar kıymetli bir 'antik tahıldır' kinoa. Ve arkasında mükemmel bir efsane ve sırları barındırır. İlginç bir medeniyet İnka, üstün savaş kabiliyetine, zeki liderlere ve çok kısa zamanda 'imparatorluk' seviyesine yükselecek bir birliktelik anlayışına sahip... Bir taraftan kendi ruhani liderlerine tabiri caizse ilkel müneccimlerine gelecekleri hakkında kehanetler sorarken, yani ipe sapa gelmez bir gerçeklik algısıyla imparatorluğu yönetirken, bir taraftan da farkında olmadan insan metabolizmasına inanılmaz yararlar sağlayacak bu tahılı yetiştiriyorlardı. Ama bilmeden, hiç besin değeri indekslerine sahip olmadan sadece yetiştirdiler! Bugünkü bilgimiz, onların kinoanın yararlarından 'güç vermesi' haricinde haberdar olup olmadıkları konusunda belirsiz; buna dair bir veri de yok dürüst olmak gerekirse. Ama her ne sebeple olursa olsun İnka medeniyetinin insanlığa paha biçilemez bir bitkiyi armağan ettiği kesin! Her ne kadar firavunlar gibi güneşle yakın bir bağ kurup, ölülerini aynen onlar gibi mumyalamış olsalar da, bilinen bir alfabeleri yok İnkaların. Ya da Mısırlılar gibi acayip bir geometri ve cebir bilgisine de sahip değiller. İplere düğüm atarak yıllık ürün, doğum, ölüm gibi istatistiki bilgi arşivlemesi yaparlardı. Birazcık da coğrafi şartlardan And dağlarının eteklerindeki kurak topraklara ekmek zorunda kaldıkları bu Yeni Dünya'nın müthiş ürününün hasat dönemini ise ayın hareketlerine göre belirlemişler. Yani ay, sadece metcezir ve mehtap olarak kalmamış İnkaların hayatında. Ve nitekim, kinoa da o kadar romantik sayılmaz!

SAVAŞ ÖNCESİ KİNOA
Öncelikle, söylenen ve yazılanların aksine tahıl değil kinoa, ama literatüre artık böyle geçti. Yaprakları, perdeli kaz ayağına benzeyen bir bitki olduğu için, Latince botanik adı da aynen bu anlama gelen 'chenopodeum'dur. Araştırmalar sonucunda bulunan en antik bitkidir ve ana vatanı dünyanın ikinci en büyük sıra dağları olan And dağlarının etrafıdır. Yani, bugünkü mevcut Bolivya, Şili, Peru ve Arjantin olarak da kabul edebiliriz. Her ne kadar o günkü bilim, kinoanın mükemmelliğinin tam olarak farkında olmasa da İnka İmparatorluğu savaşçıları, daha güçlü olabilmek adına savaşa gitmeden önce ritüel olarak mutlaka kutsal kabul edilen kinoa tüketirlermiş. Nasıl bir önsezi ama! Bazen binlerce yıllık içgüdüler, modern bilimin kanıtladığı gerçekleri bile akıl almaz bir şekilde doğruluyor. Nereden bilebilirlerdi ki kinoanın mevcut tüm temel amino asitleri içinde bulundurarak 'tamamlanmış protein' olabileceğini ve de gün gelip takvimler 2013'ü gösterdiğinde, Birleşmiş Milletler'in o yılı, bu kutsal malzemeye adayarak Uluslararası Kinoa Yılı ilan edeceğini. Geçmişe saygı duymamak işten bile değil! Kolombiya Üniversitesi Çölyak Departmanı'nın yayımladığı son raporda kinoanın glütensiz olmasına ek olarak hatırı sayılır oranda E vitamini deposu olduğu ve protein, demir, kalsiyum, fiber oranlarının da oldukça yüksek çıktığı belirtildi. Bu oranların yüksek olması sebebiyle sindirim problemi yaşayanların, protein oranı yüksek bakliyat olmasından ötürü spor yapanların, kalsiyum oranının yüksekliğinden dolayı ise kasılmaları olan hastaların ve kramp problemi yaşayan sporcuların tüketmesi gerekli bir besin öğesi artık kinoa. Mutfağımıza hoş geldin! Brezilya'daki, Sao Paulo Üniversitesi'ne göre ise içerdiği E vitamininden dolayı güçlü bir antioksidan olan kinoa, hem hipertansiyonu kontrol ediyor, hem de düşük glisemik indeksli olduğu için diyabet hastaları için de ideal bir besin öğesi konumunda. Tüm bunlara ek olarak, henüz kanıtlanmış bir şey olmasa da yukarıda saydığım tüm sonuçlar, kinoanın aslında kilo vermeye yardım eden bir besin olduğunun da en açık kanıtı. Yani kinoa her dalda tüm Oscarları toplamaya aday mutfakta; öteki tahılların pabucunun dama atılması ise an meselesi!

KİNOA SALATASI

MALZEMELER
150 gr pişmiş kinoa
350 ml sebze suyu
2 gr tuz
35 gr kavrulmuş dolmalık fıstık
1 orta boy marul
1 adet közlenmiş kırmızı biber
100 gr renkli çeri domates
2 diş sarımsak
5 gr doğranmış kişniş
5 gr doğranmış nane
7 gr doğranmış fesleğen
2 gr taze çekilmiş karabiber

SALATA SOSU İÇİN:
2 gr toz şeker
35 ml sızma zeytinyağı
1 adet limon suyu
3 gr tuz, 2 gr karabiber

SEBZE SUYU İÇİN:
1 adet kuru soğan
2 adet kereviz sapı
1 adet pırasa ve orta boy havuç
8-10 adet maydanoz sapı
10 tane karabiber,
2 defne yaprağı, 2 dal kekik
2,5 litre su

YAPILIŞI:
Sebze suyunuzu yapabilmek için bütün malzemeleri neredeyse aynı boyda kesmeye özen gösterin. Tüm malzemelerinizi derin bir tencereye koyun. Dilerseniz; maydanoz, kekik, tane karabiber ve defne yapraklarını bir tülbentin içine koyarak tencereye ekleyebilirsiniz. Soğuk suyu da sebzelerin üzerine ekledikten sonra, ortalama 45 dakika orta harlı ateşte kaynamaya bırakın. Sebzeleriniz yumuşadıktan sonra aromaları suya geçmiş olacaktır. Ocaktan almadan önce mutlaka tadına bakın. Bu arada sadece bu tarif için değil, birçok çorba tarifinizi de bu aromatik su ile daha lezzetli hale getirebilirsiniz. Soğuk suda birkaç kez yıkadığınız kinoayı yapmış olduğunuz sebze suyu ile birlikte, orta harlı ateşe koyun. Ortalama 15-20 dakika pişirin. Pişirdikten sonra tuzu ekleyin ve hemen soğumaya alın. Bir kasede limon suyu, şeker, tuz, karabiber ve zeytinyağı karıştırın. Tüm malzemeleri bir kase içinde karıştırın. Servis etmeden önce salatanızın üzerine hazırlamış olduğunuz sosu dökün ve servis edin.

MUTFAKTA ARTİSTLİK!
Sizler de iştah açan rengarenk sofralarınızla misafirlerinizin göz zevkini tatmin ederken damak tatlarını da ele geçirmek istiyorsanız, alın size bu tarifin artistliği... Kırık beyaz, kırmızı ve siyah olmak üzere bilinen üç farklı renkli kinoayı aynı metotla pişirdikten sonra tarife ekleyebilirsiniz.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.