YAZARA MAİL GÖNDER Ölüm çocuklara yakışmıyor!

YAZARLAR / Cumartesi Sabah Yazarları

Bu yazıda bayramdan bahsetmek vardı. Bayramdan, bayramın çocuklar için anlamından, getirdiklerinden, neşesinden bahsetmek güzel olurdu.
Ama yine erişkinlerin başlattığı ve sürdürdüğü bir savaşın en büyük mağduru çocuklar olurken, çocuklar ölürken, uzuvlarını, evlerini, ailelerini, arkadaşlarını kaybederken ve erişkinler bunu durdurmaz, onların kaybettikleri canları üzerinden siyaset yaparken bayramdan bahsetmek olmuyor. Bayram yerine savaştan, bayram yerine savaşın çocuklara yaptıklarından bahsedeceğiz.
Bahsederken çoğumuz erişkin olmaktan hatta insan olmaktan utanacak. Ama birileri hâlâ çocukları savaşların kurbanları yapmaya devam edecekler. Oysa daha yeni yazmıştım Suriyeli çocukların maruz kaldıkları savaşı, oysa daha yeni konuştuk Afrika'da, Afganistan'da, Irak'ta büyüyen ya da büyüyemeyen savaş çocuklarını. Şimdi Gazze'nin çocuklarından bahsediyoruz kaçıncı kez.
Savaşlarda kendilerini koruyamadıkları için en kolay ölen, yaralanarak uzun süre hastanelerde kalan, uzuv kaybı yaşayan, hep çocuklardır. Ölenler bir yana yaşayanlar; onları koruyamayan ebeveynlerinin çaresizliğine ve korkularına tanık olarak, şiddete uğrayarak ya da izleyerek, kaybolarak, çocuk olmaktan çıkıp, öfkeli, acımasız, kimseye güvenmeyen, geleceğe baktıklarında sadece karanlık gören çocuklar haline geliyorlar.

SAVAŞIN RUHSAL ETKİLERİ

Savaş bir travmadır. Belirtiler yaşa göre değişmekle birlikte, ortak tepki yas, özlem ve öfkedir.
Okul Öncesi: Gelişim dönemleri nedeni ile en çok korunma gereksinimi hisseden gruptur. Bu nedenle ailelerine iyice bağlanma, onlardan ayrılmak istememe, uyumama, yalnız kalmaktan korkma, kabuslar ortaya çıkar. Yakınlarını kaybettiklerinde içe kapanma, ilişki kurmama sıklaşır. Savaş, okul öncesi çocuğun oyununa bile yansır.
Okul Dönemi: Onlar olan bitenin farkında olduklarından, eğer hâlâ gidebildikleri bir okulları varsa okul başarısında düşme, ilişkilerinde bozulma, nedeni belli olmayan ağrılar ve depresyon görülebilir. Savaş, okul çocuklarının hayallerini değiştirir. Onları saldırgan, düşmanı öldüren hayallere götürür.
Ergenlik: Ergenlik döneminde savaşla karşılaşan çocuk, istemeden büyür. Saldırganlık, gelecekten umutsuz olma, yaşamı hiçe sayma sonrasında, kayıplarını kendine ya da başkalarına zarar vererek gidermeye çalışan bir kişi olur.
Bu çocuklar savaşlar bittikten sonra, her şey düzelmiş görünse de, savaşın etkilerini yaşamları boyu taşırlar. Uzun dönemde, korkular, rüyalar, olayların hatırlanması, yeniden olacak beklentisi izlenebilir. Savaş çocukları barış zamanında, ölümü doğal sayan, saldırgan olmanın ve bazı nedenlerle öldürmenin doğru olduğunu düşünen bireyler olabilirler. Her şeye rağmen güven duygularını koruyabilenler ise tam aksine bir daha savaş olmaması için çalışan, ya da olduğunda yaraları sarabilecek eğitime sahip kişiler olmaya çalışırlar. Sonuç olarak savaş onların çocuk ruhunu öldürmüş ve yeni kimlikler geliştirmelerine neden olur. Yani tüm yaşamlarını etkler. Ama ölenleri geri getiremeyiz ve tüm dünya erişkinleri olarak çocukları öldürme, ölümlerini izleme ya da koruyamama utancı ile yaşamaya mahkumuz.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.