YAZARA MAİL GÖNDER Çocuklarda dikkat eksikliği hayatın sonu değil

YAZARLAR / Cumartesi Sabah Yazarları

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu tanısı ve tedavisi olan bir bozukluktur. Tedavi edilmediğinde önemli kayıplara yol açan bu bozuklukla ilgili toplumdaki yanlış algıları değiştirmek gerekiyor

Zaman zaman gazeteler, televizyonlar hastalıklara ilişkin araştırmadan haberler yapıyorlar. Haberi araştırmak yerine birkaç uzman görüşü yazmalarının yeterli olduğunu düşünüyorlar. Görüş aldıkları uzman yeterli mi? Uzman olmak herşeyi bilmek demek mi? Bu sorular onları ilgilendirmiyor. Görüş veren kişiler de söylediklerinin konuyu bilen kişiler tarafından değil, çoğunlukla konuya yabancı ve endişeli aileler tarafından okunacağını, cümle aralarından söylediklerini ayıklayamayacağını fark etmiyorlar. Fark edenlerin bir kısmı ise zaten o görüşü kendi, iş dalı ya da kurumu adına çıkar sağlayacak şekilde sunuyor. Diğer bir kısmının ise uzmanlıklarının ne olduğu belli değil. Akademik her ünvanın kişiyi uzman yapmadığı ise bir gerçek. Bu kadar yanlıştan geriye gereksiz yere endişelenen ve yanlış bilgilendirilen insanlar kalıyor. Bu hafta başında yine benzer bir haber Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) için çıktı. Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) aşırı hareketlilik, dürtüselllik ve dikkat eksikliğinin bir arada olduğu nörogelişimsel bir bozukluk. Bebeklikten başlar, erişkin dönemde devam eder. Kaygı bozukluğu, anksiyete başta olmak üzere bir çok hastalıkla birlikte görülebilir. Tedavi edilmediği zaman ciddi bireysel kayıp ve sorunların yanı sıra iş, evlilik, sosyal yaşamda ciddi problemlere, suç ve bağımlılık gibi toplumsal kayıplara neden olur.

Yanlışlar ve doğrular


Yanlış: DEHB olanlar aşırı hareketli olur.
Doğru: Dikkat eksikliği baskın tipte olanlar çok yavaş bile olabilir.
Yanlış: DEHB zeka sorunudur ya da çok zeki çocuklar hareketli olur.
Doğru: DEHB ve hareketlilik zekayla ilişkili değildir. Her zeka düzeyinde olur.
Yanlış: Çocukların DEHB olması anne babaların davranışlarından kaynaklanır.
Doğru: Anne baba tutumları sorunların kontrol edilmesine ya da artmasına neden olabilir, ama sorunu meydana getirmez. Sorun nörogelişimseldir. Ayrıca genetik yatkınlık bir nedendir.
Yanlış: Öğretmenlerin, ailelerin şikayet ettiği her çocuğa DEHB tanısı konulmaktadır.
Doğru: DEHB tanısı şikayetle konulmaz. Gelişim ve yaşam öyküsü, klinik muayene ile hekim tarafından tanı koydurur. Tanı testle konulmaz, ama bazı testlerle desteklenir.
Yanlış: Gereğinden fazla tanı konulmaktadır.
Doğru: Yapılan tüm çalışmalarda DEHB görülme oranı yaşla değişmekle birlikte ortalama yüzde 5 civarındadır. Türkiye nüfusu ve tanı konanlar değerlendirildiğinde fazla tanıdan değil, tanı konulamamış bireylerden bahsetmek gerekir.
Yanlış: DEHB tedavisi dikkat arttırıcı çalışmalarla ve sporla gerçekleştirilir.
Doğru: DEHB tedavisi bütüncül bir yaklaşım gerektirir. Doktor tarafından uygun görülen ve takip edilen ilacın yanı sıra ailenin ve hastanın hastalık konusunda eğitimi, destekleyici terapiler, aktiviteler ve yöntemler birlikte uygulanmalıdır.
Yanlış: DEHB tedavisinde kullanılan ilaçlar çocukların bağımlı olmasına neden olmaktadır.
Doğru: DEHB tedavisinde kullanılan ilaçların kullanım şekli bağımlılığa neden olmaz. Aksine yapılan yüzlerce çalışma tedavi edilmeyen DEHB'nin özellikle ergenlikle birlikte alkol ve madde bağımlılığıyla suç sayılan davranışlara yönelme riskini arttırdığını göstermektedir. Hem bağımlı, hem de suça sürüklenen ergenlerde yapılan çalışmalarda yüksek oranda tedavi edilmemiş DEHB bulunmuştur. Erişkinlerde hapishanelerde benzer sonuçlar bulunmuş, hapiste tedavisine başlanan ve tahliye olduktan sonra devam edilen kişilerin yeniden suç işleme oranlarında önemli azalmalar saptanmıştır. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu tanısı ve tedavisi olan bir bozukluktur ve tedavi edilmediğinde önemli kayıplara yol açar. O nedenle bu konuda konuşanlar uzmanlar, aileler ve sorunu yaşayan kişiler sorumlu olup doğru ve yanlışları ayırt etmeli, kendileri ve çocukları için doğruları araştırmalıdır.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.