Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Şizofreni nedeni bilinemeyen fakat tedavi edilebilir bir hastalıktır. İlaç ve destekleyici terapilerle kişi sosyal hayata katılabilir, çalışabilir. Tedavide en büyük görev aileye düşer

Nisan ayı bir çok önemli hastalığın farkındalığını arttırmak için saptanmış günleri barındıran bir ay.
2 Nisan Otizm Farkındalık günü.
11 Nisan da Şizofreni Günü olarak belirlenmiş. Bu nedenle şizofreniye ilişkin bilgilerimizi hatırlamakta yarar var. Çünkü hastalıkları bilmek hem ailemizin bireylerini hastalıklardan koruyor hem de hastalara ve hasta yakınlarına karşı doğru tutumlar geliştirilmesini sağlıyor.

BULGULAR ÜRKÜTMESİN
Şizofreni, düşünme, duygu ve davranışlarda bozukluklarla ilerleyen, insanın içe kapanarak, kendine özgü bir dünyada yaşadığı, gerçeklerden ve insanlararası ilikilerden uzaklaştığı bir hastalıktır.
Genellikle genç yaşlarda (15-25) başlamakla birlikte, daha geç yaşlarda da kendini gösterebilir. Çok nadir olmayan bu hastalık, ne kadar erken yaşta başlarsa yarattığı harabiyet o kadar fazladır.
Kesin nedeni bilinmemektedir. Ailede şizofren olması riski arttırır.
Genel olarak çevreye ilgisizlik vardır.
Konuşmada dağınıklık, kendine özgü anlamı olan kelimelerle, içerik olarak garip gelen konuşmalar yapmak, anlamsızlıklar, mantıksızlıklar olabilir.
Duygularda azalma, tepkisizlik, dışa vurum sorunları olur.
Hareketlerde de bazı değişiklikler gözlenir. Durgunluktan aşırı hareketliliğe giden bozukluklar olabilir. Bazen sadece garip yüz hareketleri, tekrarlayan bazı hareketler, bazen de saldırgan davranışlar gözlenebilir.
Algı ve düşünce bozuklukları şizofrenide önemlidir. Halüsünasyonalar (varsanılar) ve illüzyonlar (yanılsamalar) olabilir. Düşünce bozukluklarına, içerik ve akıştaki bozukluklar olarak ayrı ayrı bakmak gerekir. Akışta bazen hızlanma, bazen kopmalar, bazen de duraklamalar olur. Bunlar konuşmalara yansıyabilir. Karışık, anlaşılmayan konuşmalar yapılabilir.
Düşüncelerin çocukça olması, büyüsel olması gibi özellikler görülebilir.
Ama bunlar şizofreni hastalarının düşüncelerinin saçma olduğunu göstermez.
Kendi içinde anlamlı bağlantıları olabilir.
Düşünce içeriğinde görülen bozukluklara sanrı denir. Sanrının anlamı, gerçeğe uymayan ama mantıklı tartışmalarla değiştirilemeyen düşüncedir.
Düzensiz, tutarsız sanrılar şizofreninin özelliklerindendir.
Şizofreni kesinlikle hekim gözetiminde ilaçla tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır. İlaçların ve kontrollerin düzenli olması çok önemlidir. İlaç tedavisinin yanı sıra hastaya destekleyici terapi, grup terapileri ve en önemlisi aile terapisi yapmak önemlidir. Ailenin olayı anlaması ve hastayı sahiplenmesi çok önemlidir.

HASTA ÇALIŞABİLİR
Hastalık, alevlenmeler ve düzelmelerle ilerler. Tam düzelme, yani hastalık öncesi işlevselliğe tam dönüş olmaz. Hastalar tedavi edildiklerinde kısıtlamalar olsa da, çalışabilirler.
Onları toplum içinde, sosyal tutmaya çalışmak önemlidir.
Alevlenmeler döneminde tedaviyi düzenlemenin dışında, şizofren hastalardan utanmak, korkmak ya da kaçmak yerine tanımaya, anlamaya çalışmak ve üretime katmak hasta, aile ve toplum için önemlidir. Şizofreni artık tedavi edilebilen, hastaların günlük yaşama, sosyal hayata katılması ile giderek daha iyi olunan bir hastalık.
Peki bilgisizliğimizden, cahilliğimizden kaynaklanan ön yargılarımız, bize benzemeyenleri dışlayan, aramıza katmamızı engelleyen, onları işsiz, desteksiz bırakan vicdansızlık ve umursamazlık tedavi edilebilir mi?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER