YAZARA MAİL GÖNDER Kahraman göğüsler

YAZARLAR / Cumartesi Sabah Yazarları

Bu bir cesaret göstergesi mi, korkaklık emaresi mi? Kahramanlık mı, hayat ve kariyer planlaması mı? Kanser ihtimali taşıdığı için aldırılan ikili, Angelina Jolie'nin göğüsleri mi, memeleri mi? Yıldızın mastektomi operasyonu bunları da düşündürdü...

Bir kere en baştan anlaşalım:
Kanserle, kanserin en ufak bir ihtimaliyle dalga geçecek kadar şuursuz değiliz.
Hemen her evde, her ailede var, çok zor bir süreç.
İhtimali bertaraf etmek için yapılanlara da ses çıkaramayız; herkesin şartı ayrı, kararı kendinin...
Amma ve lakin bazı kelimelerin kullanımına laf edebiliriz: 'Meme' derkenki cimriliğe, 'göğüs' tercihindeki kibarlık budalalığına karşılık, 'cesaret' kelimesinin kullanımındaki bonkörlüğe ve yaygaracılığa mesela. 'Kahraman' derkenki israfa... Kelimelerde uzlaşmak önemli bir şey...

- DOKTOR: "MEME CERRAHİSİ..."
- HASTA: "LAUBALİLEŞMEYİN!"
Bu, gerçek: Şehirli bir kadın, meme cerrahisi için estetik ve plastik cerrahi uzmanı ünlü bir profesörün karşısındadır.
Doktor, hastayı bilgilendiriyordur: "Meme protezi ameliyatlarında...", "Meme kanserinde yeni yaklaşımlar...", "Meme şekillendirmede yağ greftleri...", "Alınan memeye yağ aşısı..."
Hasta, agresif bir şekilde silkinir: "Laubalileşmeyin, doktor bey! Benimle nasıl böyle konuşabilirsiniz!
Ne kadar müstehcen bir üslup kullanıyorsunuz!"
Angelina Jolie'yle ilgili haberlerde de tereddüde düşenler oldu. Bir kere lafa, ismini doğru koyarak başlayalım.
Göğüs kanseri değil, meme kanseri. Göğüs cerrahisi değil, meme cerrahisi. Müstehcen bir durum yok.
Göğüs bir bölge, memeyse bir organ...
Göğüs, vücudun boyunla karın arasında yer alan ve akciğer, yürek gibi organları içinde bulunduran bölümü demek. Sine.
Meme ise göğüste türlü biçim ve tüm memelileri hesaba katarsak değişik sayıda bulunan, dişilerde emzirmeye yarayan süt bezi.
Tekrar: Biri bölge, öbürü organ...
Tekrar: Ayıp bir durum yok...

BİR ZAMANLAR NIP/TUCK'TA:
ELEKTRİKLİ TESTERE
Angelina da muhakkak ki seyretmiştir.
TV tarihinin kült dizilerinden Nip/Tuck'ın hafızadan silinmez bölümlerindendir:
Doktor Christian Troy'a (Julian McMahon) çok güzel bir kadın hasta gelir. Annesi de, anneannesi de meme kanserinden ölmüştür. Yüksek risk grubundadır. Bu düşünceyi zihninden çıkaramıyordur bir türlü.
Tam da Angelina Jolie'yle aynı sebepten, aynı şeyi yaptırmak istiyordur.
Şu anda sağlam olan organını, ilerde sorun çıkarma ihtimaline karşı, aldırmak.
Dr. Troy, bir çift sağlıklı (ve güzel!) memeyi kesip atmayı kabul etmez.
Kadın ısrar eder. Dr. Troy reddeder.
Kadın çok ısrar eder. Dr. Troy reddeder.
Sonraki sahne müthiştir. Kadın muayenehaneye gelir, bekleme salonunda bir koltuğa oturur. Çok sakin, soğukkanlı bir şekilde yakınlarda priz var mı diye sorar. Çantasından bir aparat çıkartıp fişini prize sokar.
Ve elindeki elektrikli testereyle kendi işini kendi halletmek üzere kendine girişir!
Ortalık kan revan ve çığlık kıyametken, Dr. Troy kadını ameliyata alır, memelerini kesip atarak onu 'kurtarır.' Jolie'nin başucu filmlerinden biri olmalı...

CESARET İŞARETİ Mİ, ENDİŞE EMARESİ Mİ?
CESUR MU, TEMKİNLİ Mİ?
Konuyla arasında mesafe olanlara özet geçelim: Angelina Jolie, The New York Times'a bir yazı yazdı ve gündemi altüst etti. Meğer bizim (ve esas Hollywood habercilerinin: Ne kadar dövünseler yeri!) ruhumuz duymazken, neler yapmış: Genetik olarak meme kanseri riski taşıdığı için mastektomi operasyonu geçirip iki memesini de aldırmış.
Annesini genç yaşta kanserden kaybettiğini, çocuklarına bunu yaşatmak istemediğini söylüyor.
Kocadan yana maşallahı olan Angelina, meğer genlerden yana o kadar şanslı değilmiş. 'Kusurlu' BRCA1 ve BRCA2 geni taşıyormuş, meme kanseriyle yumurtalık kanseri ihtimali yüksekmiş. Doktorları yüzde 87 ve yüzde 50 olarak hesaplamış.
Bu gerçekle yüzleşince, o da böyle bir önlem almak istemiş. İşi şansa bırakacağına, riski minimize etme yolunu seçmiş.
Buraya kadarı, nispeten anlaşılır bir şey. Esas tuhaf olan, sonrası...
Bu yazının yayımlanmasıyla beraber Angelina Jolie, dört bir koldan kahraman ilan edildi. Nasıl ama nasıl cesurdu... Cesareti nasıl ama nasıl övgüye değerdi...
Allah Allah... Cesur değil, bence tam tersine temkinli halbuki.
Bu riski bile bile mamografi bile çektirmese mesela yıllarca, buna cahil cesareti diyebiliriz. Ama böyle bir karar alıp riski asgariye indirmeye çalışmak, tam da temkinlilik değil mi?
Garanticilik?
Ama böyle deyince yeteri kadar heyecan verici olmuyor herhalde. Ya da yeteri kadar havalı...

BRAD PITT'E SORMALI:
BUNUN NESİ KAHRAMANLIK?
Brad Pitt de açıklama yapıp Angelina'nın 'kahramanca bir tercihte bulunduğu' söyledi. Niye ki?
Meme dokusu alınmış, uç korunmuş, implant yerleştirilmiş. Görüntüde bir bozukluk yok, histe bir eksilme yok, kanser riski yüzde 87'den yüzde 5'e inmiş.
Üstüne, bu yazıyla tüm kadınlarda bir farkındalık yarattığı için alkış tezahürat...
Öte taraftan, büyük bir 'fedakarlık' algısı... Tüm bunları çocukları için 'göze aldığı' için de ayrıca övgü kıyamet...
Gene bir sosyal sorumluluk projesi, gene bir özveri numunesi... Gene bir bilinçlendirme aktivitesi, gene bir pr paketlemesi... Düşünün ki memelerini bile aldırdı evlatları için, hemcinsleri için, tüm insanlık için! Böyle de evliya! 'Win-win' yani özetle... Her açıdan kazançlı çıkan gene Angelina. Bir de ölümsüz kahraman kesildi başımıza...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.