YAZARA MAİL GÖNDER Son dört verimli geçsin!

YAZARLAR / Cumartesi Sabah Yazarları

Marmaray'a binmediyseniz, Deniz Müzesi'ni gezmediyseniz 2013 eksik kalmış demektir. Elde var son dört gün. Bu yılın çentik atılacak simgeleri olsun, yılbaşı hazırlığı olsun...

Listeler insanı kasar. Ölmeden önce/40'ına basmadan önce/Yeni yıl gelmeden önce yapılacak bilmem kaç şey, gidilecek bilmem kaç yer, görülecek bilmem kaç film bana fena bir kıstırılmışlık, mecburiyet, panik hissi veriyor en azından. 'Şöyle rahat rahat ölemiyoruz bile' duygusu.
O yüzden listeleri pek sevmem ama bir yandan da dergicilikten gelme (rahmetli Aktüel) bir her şeyi sınıflandırma, numaralandırma, listeleme alışkanlığı işte...
Son dört gün... Bu satırlarla cumartesi karşılaştığınızı varsayarsak; cumartesi, pazar, pazartesi, salı. Aşağıdakiler tam da bu dört güne layık işler. 2013'le beraber anılan faaliyetler, yıl bitmeden 'yaptım mı yaptım' diye atılacak çentikler... Yılbaşına son hazırlıklar, yeni yıla dair fiyonklanmış taze umutlar... Hadi bakalım... Şimdiden iyi yıllar...

YENİKAPI'DA 'SELFIE'
En dibine vardığımız 2013'ün en simge işlerinden en birincisinin hakkını vermediyseniz, verin bir kere: Marmaray.
Binmediyseniz binin.
Üsküdar'dan tam dört dakika sonra Sirkeci tabelasını görüp şaşırın. Uzay Yolu misali ışınlanma karşılığında (Üsküdar'dan Yenikapı'ya yedi, evet sadece 7 dakikada varıldığı tecrübeyle sabit) iyice afallayın, zaman-mesafe algınızı tepetaklak edin.
Kazılarda ortaya çıkan tarihi eserlerin replikalarını görüp 'müze istasyon' Yenikapı'ya hayran kalın. Osmanlı'yı, Bizans'ı, Roma'yı, tarihi hissedin. Theodosius Limanı'ndan çıkan batıklardan 9. yüzyıla ait yük teknesinin önünde, dönemin ruhuna uygun olarak 'selfie' yapın!
Oradan binip yine zınk diye Ayrılık Çeşmesi'ne gelip Tepe Nautilus'ta sinemaya girin, kuş misali oradan buraya, buradan oraya gidip gelip savrulup çocuk gibi sevinin.

KAYIKLAR BİR İÇİM SU
Deniz Müzesi de 2013'ün iftihar edilecek işlerinden.
Gezmediyseniz, seneye sarkıtmadan teftişe giderseniz yılın hakkını vermiş olursunuz.
Şaaahaaane bir yer oldu burası; insanın alıp eve götürmek isteyeceği o saltanatlı deniz vasıtalarından büyülenmemek mümkün değil.
Tarihi Kadırga, günümüze dek saklanmış, dünyanın en en eski teknesi. Yapım tarihi, 1595-1603 arasında hüküm süren Sultan III. Mehmet devrini işaret ediyor ve nefaseti nefes kesiyor.
Padişah ve yakınlarının yakın mesafelerde gezi amaçlı kullandıkları saltanat kayıklarının her biri bir içim su. Süs püs onlarda, zarafet onlarda.
Bir onlara bir de Üsküdar-Beşiktaş arası gidip gelen gariban motorlara bakınca, aradaki estetik uçuruma ağlayası geliyor insanın.
Piyade kayıkları, Atatürk kayıkları, gemilere ait armalar, gemi baş figürleri... Deniz Müzesi hakikaten gezilesi bir halde; ha bugün ha yarın diye seneye kalmasın.

'O' SERGİ: ANISH KAPOOR
Bu yılın en bomba sergisi hangisiydi diye sorsa biri, cevabım çok net: Anish Kapoor.
Hint asıllı İngiliz sanatçı en parlak dönemini yaşıyor ve devasa heykelleriyle herkesi sarsıyor. Bilbao'daki Guggenheim'dan, Londra'daki Serpentine'dan, 2012 Londra Olimpiyatları'nda kamuya açık alandaki en büyük heykeli yaptıktan sonra, İstanbul'a Sakıp Sabancı Müzesi'ne gelmiş olması büyük olaydı.
Kumtaşı, granit, kayrak, kireçtaşı, mermer, oniks, kaymaktaşı gibi malzemelerden yaptığı heykelleri; tümsekleriyle, delikleriyle, oyuklarıyla, yarıklarıyla, kah tedirgin kah tahrik ediciydi.
Görmediyseniz, bu senenin bu sergiyi görmeden geçip gitmesine izin vermeyin.
5 Ocak'ta bitecekti, 2 Şubat'a kadar uzatıldı.
Basın bülteninden cımbız değil, hafta içinde gördüğüm ve 2014'e uzanmayan iki iyi sergi de şöyle, koyun aklınıza:
İnci Eviner'in yaratıklarının cirit attığı Modern Çöküşün Bakımı videosu, 4 Ocak'a kadar Mısır Apartmanı'ndaki Nev'de...
Kemal Önsoy ne çok eser çıkarmış sergi açmayalı; zatürre olunacak kadar soğuk Antrepo'nun tamamını dolduracak ve 30 Aralık'a kadar görülecek kadar...

METROBÜSTE ŞÖHRET AVI!
Sadece Marmaray değil, Kadir Topbaş imzalı devasa ilanlar ve hayat pratiğimiz gösterdi ki bu yıl metrobüsün de parlak yılıydı.
Oradan buradan tanıdığımız pek çok ünlü, koskoca şirket CEO'ları, patronları, ciddi ciddi 'elitler', hiç ummadığımız tipler, aynen yurtdışındaki gibi metrobüs yolcusuydu.
Gocunmadan.
New York'ta, Londra'da, Paris'te tereddütsüz binen ama burada kendine yakıştıramayanlardansanız...
İnatla arabasını trafiğe çıkaran, vırvır yapa yapa çile çeken ama metrobüsü güzergâhına ne hikmetse uyduramayanlardansanız...
Bu kadar insan yanılıyor olamaz diye, giderayak bir yoklayın bakalım, ne kaybedersiniz...

COŞTURAN AVM
Yapıldı yapılıyor, açıldı açılıyor derken, Broadway müzikallerini getiren sahnesiyle de, yemek duraklarıyla da, AVM kısmıyla da en bahsi geçen yer Zorlu Center'dı.
Bazımız metrobüsle ulaşımın kolaylığıyla, bazımız da düz ama şık hazır giyimci Cos'un nihayet Türkiye'yi teşrifiyle coştuk. O da bu yılın alametifarikalarından oldu, eksik kalmamak için gidilir.

YILIN SEMTİ: KARAKÖY
Geçen yılın yükseleniydi ama bu senenin düşeni olmadı; Karaköy'ün popülaritesi bakiydi.
Ha bire yeni yerler açıldı, nabız tutan kitle burayı mesken tuttu. Çaycı Dem'den sevimli kâğıttan hediyelik mabedi Kağıthane'ye, oradan akşamlık hoş atmosferli Ferahfeza'ya...
Yolunuz ne vakittir civara düşmediyse, 'Ne olmuş bakiiim' diye keşif gezisine çıkmanın vaktidir.

DİLEĞİMİZ 'NORMAL' BİR YIL OLSUN!
Anormal zamanlardan geçiyoruz.
Acayip, tuhaf, garip zamanlardan.
Yoruyor.
Taze yıl, taze umutlar demek. Bu kasvetli günlerde, tam da en ihtiyacımız olan his.
Ve bence en ihtiyacımız olan dilek:
Tabii ki sağlık, neşe, bereket, huzur, vb getirsin yeni takvim. İyi bir yıl, güzel bir yıl olsun. Ama hepsinden önce, 'normal' bir yıl olsun!
Bunu çağırırken, normal, sıradan, sakin bir yılbaşı gecesi geçiriyor olmak da kâfidir bence. İlle de çılgınca eğlenmek lazımmış gibi şartlamayın kendinizi.
Çam ağacı süslemeden de olur, kestaneli hindi yemeden de mümkün.
Kasmayın. Plan programınız yoksa zinhar ezik hissetmeyin; en iyi yılbaşının telaşlanmadan, kazıklanmadan, yollarda sürünmeden evde geçirileni olduğunu anlayacak kadar yıl devirdik.
Sakin. Umutlu. Neşeli. Normal.
31 Aralık gecesi de bütün yıl da normal geçsin diye tekrar edelim.
Normal iyidir!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.