YAZARA MAİL GÖNDER Kâinatın sırrı burada!

YAZARLAR / Cumartesi Sabah Yazarları

Ünlü gökbilimci Carl Sagan'ın bebeği Cosmos'un 35. yaşında yeni seri yayına sürüldü. Bilimi popülerleştiren yapım bizde Kenan-Kıvanç-Engin şeytan üçgeninde ama dünyada maşallahı var!

Dünyaca ünlü bir astrofizikçi olacaksın, bir yandan da Kenan Imirzalıoglu'yla, Kıvanç Tatlıtug'la, Engin Akyürek'le rekabete gireceksin: Zor! Bizde Karadayı'nın, Kara Para Ask'ın, Kurt Seyit ve Sura'nın lafı dönüyor en çok ama yabancı medyada son günlerde denk geldigim True Detective dizisine dair yazılarla Cosmos belgeseli hakkında çıkan analizler sayıca yarısır. Mashable.com'da Chris Taylor, "Old 'Cosmos' vs. New 'Cosmos': Who's the King of the Universe" baslıklı yazısında, ilk kez 1980'de yayınlanan efsane belgesel ile yeni seriyi kıyaslıyor: Esas adam Carl Sagan'la Neil deGrasse Tyson'u, özel efektleri, yaratıcılıgı, müzigi... Salon.com'da ise Andrew Leonard, "Watch out, 'Cosmos'! The Holy Inquisition is not happy with you" baslıklı yazısında, din ile bilim arasındaki sıkıntıyı dile getiriyor... Cosmos, öylesine bir belgesel degil. Ilkinin 35. yasına denk getirilen bu yeni seri 210 kanalda yayınlanıyor mesela. Kabaca bir hesap yapmıslar; 400 milyon ev diyorlar! Dünya çapında bir televizyon olayı yani. Ve de evveliyatı var: Esas adam Carl Sagan. ABD'li gökbilimci, bilimi popülerlestirmesiyle nam salan biri. Cosmos, 1980'de onun sunumuyla çıkıyor ortaya. Kısa zamanda fanları olusuyor. Seyircisini dünyanın ötesine tasıyan, kainatta dolastıran, yıldızlara götüren, sorulara cevap arayan, çıgır açan bir belgesel. Üç Emmy ödüllü. 175 ülkede 750 milyondan fazla insana ulasıyor. Dünya televizyon tarihinin 'en'leri arasına giriyor. Carl Sagan mühim adam. Hos da. Ve ona çok âsık bir kadın var: Ann Druyan, sadece esine âsık bir kadın degil, ondan bayragı devralacak kadar da donanımlı ve cevval bir kadın. Cosmos: Kisisel bir Yolculuk'un 35. yıldönümünde yayınlanmaya baslanan Cosmos: Bir Uzay Serüveni'nin yazar, yapımcı ve yönetmeni. Bizde de pazartesi aksamı tüm National Geographic ve Fox kanallarında prömiyeri yapılan Cosmos: Bir Uzay Serüveni'nin anlatıcısı ise ünlü astrofizikçi Neil deGrasse Tyson. Konusmasıyla dalga geçenler, taklidini yapanlar var; bizdeyse dalga geçen çarpılır, zira Haluk Bilginer seslendiriyor kendisini! Ve mükemmel biçimde yapmıs bunu. Neredeyse sınıf atlatmıs belgesele! Bilgilendiren bir metin, üst düzey bir görsellik, araya serpme animasyonlar... Bakın bakalım, kozmik adresinizin ne kadar uzagına gidecek, evrenin ne kadarını kesfetme imkânı bulacaksınız...

DİŞ AĞRISINA SEBEP OLAN KURT İÇİN TILSIM!
"Bugün bizler için apaçık olan gerçekler, eski zamanlarda evrenin akıl sır ermeyen olguları arasındaydı" der Carl Sagan, Cosmos ya da Türkçe'ye çevrildiği şekliyle Kozmos: Evrenin ve Yaşamın Sırları kitabında (Altın Kitaplar). "Bu konuya bir örnek olarak, Asurların MÖ 1000 yıllarında, diş ağrısına neden olduğu sanılan bir kurt için düzdükleri tılsımlı dizeleri gösterebiliriz: Evren, Anu tarafından / Yeryüzü, evren tarafından / Akarsular, yeryüzü tarafından / Dereler, akarsular tarafından / Bataklıklar, dereler tarafından / Ve küçük kurt, bataklıklar tarafından / Yaratıldıktan sonra / Küçük kurt ağlaya sızlaya / Tanrı Samaş'ın huzuruna vardı / Yaşlı gözlerle dedi ki: / "Bana vereceğin besin ne ola?" / "İncirle kayısı senin ola" / "Bunlar ne ki benim için? / İncirle kayısı ha! / Bırak da hiç olmazsa / Dişle dişeti arasına sokulayım / Azı dişlerinin içine yerleşeyim" / "Madem ki böyle dedin, ey küçük kurt / Kahretsin seni Toprak Ana / O kudretli eliyle..." (Diş ağrısına karşı düzülmüş tılsımlı dizeler) Tedavisi: Mayalanmış arpa suyuna karıştırılmış yağ, bu dizeler üç kez yinelenerek ağrıyan dişin üzerine sürülecek." "Atalarımız, içinde yaşadıkları dünyanın sırlarını öğrenmeye can attıkları halde, bunun yöntemini keşfedememişlerdi. Anu'lar, Samaş'lar gibi tanrıların egemen güçler oluşturdukları küçücük, garip ve aciz bir dünya varsayımıyla yaşıyorlardı" der Carl Sagan. "Günümüzde evreni anlamamızı sağlayan seçkin, güçlü ve adı 'bilim' olan bir yöntem bulduk. Bilim, varlığı öylesine eskilere uzanan ve öylesine engin bir evrenin gizlerini önümüze serdi ki, bunun karşısında insanoğluna ilişkin sorunlar bile neredeyse önemini yitirdi. Böylece Kozmos, günlük yaşamımızla ilgisi bulunmayan uzak, soyut bir kavram gibi göründü. Ne var ki, bilim giderek evrenin insanı coşkuya boğan bir görkemi bulunduğunu ve aklın bu giz perdesini aralamaya yetebileceğini ortaya koymakla kalmamış, insanoğlunun gerçekten evrenin bir parçası olduğunu, ondan kaynaklanarak yine onda son bulduğunu göstermiştir. En temelinden en önemsizine dek insana ilişkin tüm olguları, evrene ve onun kökenlerine bağlayabiliriz." Bunun bir de özel efektler ve şık görsellikle yapıldığını düşünün...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.