YAZARA MAİL GÖNDER Anne yazar, çocuk okur!

YAZARLAR / Cumartesi Sabah Yazarları

Her çocuk Nil Karaibrahimgil'in oğlu Aziz Arif kadar şanslı olmayabilir. Ama dert değil; doğuştan yazar, şair olmayan annelerden de birer edebiyatçı çıkaran uygulamalı defter-kitaplar yardımınızda!

Sinan Akçıl gerçekten "Değerli varlığım!" diye mi sesleniyor Ebru Şallı'nın oğlu Pars'a? Feraye ile Kaya Çilingiroğlu, boşandıklarını Kaya JR'a açabildiler mi? Halit Ergenç, oğlu Ali travma geçirmesin diye birden kesmeyip de azalta azalta daha ne kadar tahammül edecek Kanuni sakalına?
Çocuk, en moda aksesuar olmaya başladığından beri, magazin sayfalarında gördüğümüz ünlü yavrular da radarımıza daha çok takılır oldu...
Tuba Büyüküstün'ün ikizleri Maya ve Toprak, annelerinin güzelliğine meftun milyonlarca fanı olduğunu kaç yaşında fark edecek? İstanbul, ilerde isminin muhtemel hesabını, ayrıldıkları konuşulan ama iddiaları şiddetle reddeden pederi Okan Bayülgen'e mi soracak daha çok, validesi Şirin Ediger'e mi? Tuba Ünsal'la Mirgün Cabas'ın eski partnerlerinden olan kızları Leyla ve Sare, güzelliklerinin Instagram'da hep kıyaslanıyor olduğunu şimdiden hissediyor mudur?
Gülben Ergen'in üç oğluyla yeni 'cici baba'nın münasebeti ne durumda?
Demet Akalın, kızı Hira'nın gardırobunu ne zaman kamuya açacak? Bebek'teki Happily Ever After'ın sahibi Ayşe Kucuroğlu'nun beş çocuklu söyleşileri neden kesildi, altıncı henüz yola çıkmadı mı?
Ve en çok merak ettiğimiz: Nil Karaibrahimgil, oğlu Aziz Arif'i de kucağına alıp ilk ne zaman konuşacak, neler diyecek?

'SIHHATLİ AZİZ ARİF TAKVİMİ'
Aziz Arif, şanslı bir çocuk...
Kendini çok güzel ifade eden, dile dolaşan sloganlar da doğurabilen bir annesi var. "Meğer ben suymuşum.
İçimdeki akvaryumda bir insan büyüyebilirmiş" diye başlayan, doğumdan sonraki ilk yazısında, "Meğer ben aklım değilmişim sadece, kalbim de değilmişim, bir bedenmişim ben. Ikınıp bir canlıyı hayatla buluşturabilecek basit bir beden. Meğer ben kadınmışım. Kadın gibi bir kadın. Çocuk gibi bir kadın değil sadece..." demişti Nil Karaibrahimgil. "Meğer kaderde en sevdiğim adamdan çocuk yapmak da varmış, şükür. (...) Meğer babamın dediği gibi bizim için artık 'Saatli Maarif Takvimi' yokmuş, 'Sıhhatli Aziz Arif Takvimi' varmış. Hoş geldin oğlum. Aziz ol. Arif ol. Amin." diye de bitirmişti.

ALİ GÜNEY DE ANNE BABADAN TALİHLİ!
Ben pek çocuk delisi biri değilim.
Batu'yla tatillerde kelime oyunuyla filan idare ediyoruz ama yeni doğmuş bebek, hele ki daha kafayı tutamadığı puding evresinde, hiç benlik değil.
Sinema yazılarından tanıdığınız Olkan Özyurt'la rahmetli Radikal'de yıllarca birlikte çalıştığımız kültür sanat ve yaşam insanı sevgili Bahar Çuhadar ortak yapımı Ali Güney'i görmeye de tedirgin gittim.
Fakat baktım da, Ali Güney yakışıklı velet. Ayak parmakları, teker teker koparılıp fındık niyetine yenebilir, üstüne surat da bir manalı...
Ali Güney'in de anne babadan yana bahtı açık. Sinemada, tiyatroda, edebiyatta uzmanlaşmış, derdini güzel ifade edebilen, afili cümleler kurabilen ebeveyn, ciddi ayrıcalık.
Zevkli kâğıt ürünleriyle nam salan Kâğıthane, tatlı defterler tasarlamış; bebeğin ilklerini yazarak dolduruyorsunuz.
Görünce dayanamayıp aldım, ama Bahar için böyle başlıkları belli deftere ne hacet; boş kağıt koysanız önüne, tamamdır.
Peki ama annesi bir Nil Karaibrahimgil, bir Bahar Çuhadar olmayan çocuklar ne yapacak? Bir hikaye, bir senaryo, bir deneme, bir şiir, bir şarkı sözü, bir slogan almadan, mahzun mu kalacak?!
20 küsur yıllık arkadaşım Nora Romi ile Pınar Özyiğit, annelere biraz tüyo verip şahsa özel, eğlenceli, biricik şaheserler yazdıracak işlevsel bir kitap tasarlamışlar: Annemden Bana (Fikir Annesi Yayınları).
Bu haliyle, aslında kitaptan ziyade doldurulmayı bekleyen bir defter...
Her anne sorulara cevap verip başlıklardan yürüyerek, tatlı anıları boş verip çöpe atmamış, tarihe kayıt düşmüş ve el yazısıyla eşi olmayan bir kitap ortaya çıkarmış oluyor. Kıymetli bir emek hediyesi ve benzersiz bir hayat hikâyesi... "Anneannem nasıl bir anneydi?
En çok hangi özelliğini severdin? Çocukluğun nasıl bir evde geçti? Bana yatağını anlatır mısın? Peki ya ailece yemek yediğiniz sofralar? Babamla nasıl tanıştınız? Ne hissettin onu görünce? Ailen sevdi mi peki damat adayını? Kıllık yaptılar mı? Beni büyütürken yaptığın en iyi şey neydi sence? Seni en mutlu eden özelliğim neydi? Peki ya en şaşırtan tarafım?.."
Annelerin içindeki cevheri çıkaracak, hatıraları sıraya dizmesine vesile 100'den fazla soru... Oyuncaklı bir kitap, şirin bir hediye, enfes bir hatıra...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.