YAZARA MAİL GÖNDER Sıfır, bu kadar mı yakışır!

YAZARLAR / Cumartesi Sabah Yazarları

Sanat sezonu hepimize hayırlı ve bol sıfırlı olsun! 14. İstanbul Bienali'ne hareket, hafta sonunu şenlendiren çağdaş sanat fuarı ArtInternational'a bereket dileyelim. SSM'de açılan ZERO sergisini ise özellikle tavsiye edelim. Zira 'sıfır' ilk defa bu kadar 'yıldızlı pekiyi'lik!

Fotoğraf bazen çok yanıltıcı olabiliyor. Çekilen açıya, yapılan kadraja, kullanılan filtreye göre, orijinalinden kat be kat haşmetli, albenili gösterebiliyor malzemeyi. Instagram'daki selfie'ler ya da her bakana iç çektiren Maldivler, en somut örneklerden. Hiç kimse o 'özçekim'lerde 'özhakiki' kendisi değil, Maldivler de o vaat edilen rüyadan çok daha biteviye, bir tek kareden ibaret neredeyse.
Bu bilgi ve tecrübeyle, müzenin bahçesine yerleştirilen altın sütunların fotoğrafına Instagram'da ilk denk geldiğimde, temkini elden bırakmadım: Hımmm, pek şık görünüyor da, 'canlısı' da böyle mi ki acaba? Yoksa açı, kadraj, filtre mahareti mi?
Hayır. Değil. Net. Bir eser, bir yere bu kadar mı yakışır! Sırf bunu görmeye bile Emirgan'daki Atlı Köşk'e, Sakıp Sabancı Müzesi'ne gidilir. Mekânın alametifarikası olan at heykeli, Heinz Mack'ın 'Sky Over Nine Columns' isimli efsane sütunları ve de elbette Boğaz, aynı kadraja sığdırılır. Gerçekten. Kesinlikle. Aynen!
Kaldı ki serginin tamamı çok iyi hazırlanmış. Berlin'deki Martin Gropius Bau ve Amsterdam'daki Stedelijk müzelerindeki ZERO sergilerinden çok farklı bir seçki ve kurguya sahip ama onlardan hiç de geri kalmıyor. Neyin nesiymiş ana hatlarıyla görüyor, sanat tarihinin bu avangard akımının ruhunu hissedebiliyorsunuz.
ZERO, son yıllarda dünyada tekrar keşfedilip Sotheby's'de fiyat rekoru kırsa da, Türkiye'de neredeyse hiç tanınmıyor. SSM'deki açılışa taksiyle gelen bir davetlinin başından geçeni normal karşılamamız lazım (Müşterinin "Yollardaki ZERO afişlerini takip edelim, oraya gidiyoruz" demesi üstüne taksi şoförü kendinden emin, "Evet, biliyorum Coca Cola ZERO'nun daveti var!")... Bizde sanat çevrelerinin bile pek aşina olmadığı bir akım bu. Ama Düsseldorf'tan Amsterdam'a izini sürmeye gitmiş, burada da anlatmıştım evvelki haftalarda. Takipçi okurlarla beraber, bir tık ilerdeyiz yani!
İkinci Dünya Savaşı sonrası kasveti, durgunluğu, ümitsizliği, olumsuzluğu kırmak niyetiyle başlayan, yenilikçi, dinamik bir fikir, akım, ağ ZERO. O güne kadarki sanat anlayışını sıfırlıyor. Işığı, hareketi, boşluğu, zamanı devreye sokuyor. Aydınlatıyor ve iyimserlik yayıyor.
1957 Almanya doğumlu. Kurucuları Heinz Mack, Otto Piene ve Günther Uecker. Ama hızla yayılıyor etrafa. Bir elin parmakları kadar gencin hayaliyken, Avrupa sanat ortamını değiştiren, bugünden bakınca da gidişatı değiştiren bir rüzgâra dönüşüyor. Yves Klein, Piero Manzoni, Lucio Fontana diğer öne çıkanlar.
Sakıp Sabancı Müzesi'ndeki 'ZERO. Geleceğe Geri Sayım' sergisinde, hiç dağıtmadan bu en babaların yapıtlarına konsantre olunmuş. En mühimlerin en temel işleriyle tanışıyoruz; 100'ün üstünde eserle.
Heinz Mack'ı dünya gözüyle görüyoruz ayrıca. Tarık Bayazıt, Savaş Ertunç ve Müzedechanga ekibi tarafından onun dokuz sütununun dâhiyane biçimde tasarlanmış yenilebilir versiyonunu tadarken üstelik...
Küratör (Aynı zamanda ZERO Vakfı Kurucu Yöneticisi) Mattijs Visser, sponsor Akbank Sanat ama en çok da SSM Müdürü harikulade Dr. Nazan Ölçer sayesinde bunlar. Ellerine sağlık. Hakikaten içimizi aydınlattılar, iyi hissettirdiler. Mutlaka gidin, görün. 10 Ocak'a kadar devam edecek ama o kadar ertelemeyin. Zira size de iyi gelecek.

Hafta sonu ödevi

İstanbul'da olanlar için süper renkli, über zengin bir hafta sonu! Her yanda ayrı sanatsal etkinlik, şehir adeta vaha, hep denk düşmez böyle, keyfini sürmeli...
14. İstanbul Bienali'ni buraya sığdırmak imkânsız; onu sindire sindire gezeceğiz, 'Tuzlu Su'yun tadını alacağız. Yazıyı yollayınca, İKSV Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı'nın davetine gidecek, akabinde keşif turuna girişeceğiz. Dolayısıyla haftaya gelişmelerle beraber olacağız.
Ama o zamana kadar alın size ev ödevi: Bu satırlarla buluştuğunuz cumartesi ya da ertesi gün pazar gittiniz, gittiniz; yoksa biter. Kaçar, gider.
Söz konusu arkadaş, ArtInternational: Haliç Kongre Merkezi'nde sadece bu hafta sonu sürecek olan çağdaş sanat fuarı. İspanya'dan Çin'e 30'a yakın ülkeden... Paul Kasmin'den Andipa'ya 90'a yakın galeri... Andy Warhol'dan Grayson Perry'ye 400'den fazla sanatçı... Hepsi bir arada ve ayağınıza gelmiş durumda. Çağdaş sanat âlemlerinde neler olduğunu koklamak için mükemmel fırsat.
Yerli malı yurdun malı diyenlere: Galerist'ten Pilot'a, Galeri Nev'den Rampa'ya... Şakir Gökçebağ'dan Erinç Seymen'e, Burcu Perçin'den Elif Boyner'e diye de bir lokma bal çalalım...
Sıcaktı, uzaktı, bahane üretmeyin. Yapın bunu, gidin ArtInternational'a. Gözünüz gönlünüz açılsın. Zihniniz, ufkunuz...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.