YAZARA MAİL GÖNDER Tozlu ilişkiler

YAZARLAR / Cumartesi Sabah Yazarları

Tozdan mı şikâyetçiyiz? Aman, kıymetini bilelim. Daha temiz bir , boğucu derecede nemli de demek. Dip köşe yaz temizliği peşinde miyiz? Aman, tekrar düşünelim. O da yerdeki tozu iyice aktive etmek demek. İşte size iki ucu ‘tozlu’ değnek!

Tarihi bir dönemden geçiyor Türkiye. Büyük olaylar, büyük değişiklikler, büyük iddialar, büyük sözler gelip oturdu küçük hayatlarımızın tam göbeğine. Bir de kendi ufak larımız var. Nemden yapıştığımız, kollarımızı sivrisineklerden koruyamadığımız, boynumuzu klimaya kurban verdiğimiz, yandaki inşaata gelen kamyon yüzünden sokakta mahsur kalıp vapuru kaçırdığımız, bir türlü ağzımıza layık karpuz bulamadığımız... Ben küçük dünyamdaki en küçük elemanlarla kafayı yemiş durumdayım. En mikro zerreciklerle... Pardon, mikron. Bilim insanları tozu mikronla, yani bir inçin (ki 2.54 cm kendisi) 25 binde biriyle ölçüyor zira. Evet, toz. Tozla delirmiş durumdayım. Yıllar önce gazetelerde çıkan bir haber vardı; kadın, akşam işten eve gelen kocasını önce banyoya sokup her seferinde çamaşır suyuyla yıkıyordu! Normal şartlarda böyle bir tip olmasam da, içinde bulunduğum şartlar sınırlarımı zorluyor. Kentsel dönüşüm iyi güzel de, özellikle biz Anadolu yakası sakinleri, devasa bir şantiyede ikamet ediyor gibiyiz. Üç tarafı inşaatlarla çevrili kadersiz yuvamız, pencerelerin tekini bile açtığımız anda, bir toz yuvası! Baş edilemez bir durum. Pazartesi her taraf silindi diyelim, çarşamba her yanda bir parmak toz! Masa, sehpa, raf, kitaplık, mutfak tezgâhı, yarım saat arkanızı döndüğünüzde, parmak izi çıkartıp sinirinizi de tepenize çıkartacak derecede toz! dedim, tanışalım! Yakından tanıyalım yeni komşularımızı. Bir kadın araştırmacı, inceleyeceği uzay tozunu kuyunun dibinden toplamak için, su altında çalışan elektrikli süpürge icat etmiş. Ben de mutfak masasındaki tozlarla savaşmak için bir silah icat eder, insanlığın hayır duasını alırım belki, belli mi olur! Böyle diyorum ama esasında tozsuz kalsak halimiz daha da harap olacakmış. Temiz bir dünya, boğucu derecede rutubet demekmiş çünkü. Tozun azlığı, gökyüzünde bulutların da az olması anlamına geliyormuş ayrıca (Bulutlar çeşitli tozların çevresinde yoğuşmuş su damlacığı grupları çünkü). Velhasıl sıcaktan ve nemden zaten canımızdan bezmiş vaziyetteyiz, bari bırakalım pis kalsın! Ama o kadar da güllük gülistanlık değil elbette tozlu hayat. 'deki şehirleri önce havada kirliliğe sebep olan toz miktarına göre, sonra da ölüm oranına göre sıralıyorlar ve sonuç: Geçmiş olsun. Dramatik bir eşleşme. Şehir ne kadar tozluysa, ölüm oranı da o kadar yüksek. Katil tozlar hangileri peki? Kömür tozu, kuvars tozu, asbest tozları, kendi sebep olduğumuz kimyasal tozlar... Koltuğun altında, çamaşır makinesinin arkasında vs biriken tozcuklarda zehirli kurşun, küf, bakteri, kimyasal ve hayatta aklınıza gelmeyecek trilyon çeşit şey bulunuyor. Toz akarı denen maytlar da cabası. İki kişilik bir evde milyonluk bir orduyla beraber yaşıyoruz özetle. Ama o kadar da tehlikeli değil bir yandan. Ev tozu, bilhassa da mikroplarla dolu toz, bebeklerin bağışıklık sistemini kuvvetlendiriyor mesela. Yaz tatilinden döndünüz, bacakları düzenli kremlemeyi de ihmal ettiniz, dolayısıyla pul pul soyuluyor mu şimdi? Bu, sizin gördüğünüz tarafı. Bir de görmediğiniz faslını dinleyin: Yetişkin biri günde yaklaşık 50 milyon deri parçası dökebilirmiş! Rüzgârda uçuşan gazete parçacıklarına benzermiş bunlar mikroskopla bakıldığında. Dahası: Tahminlere göre her gün bu deri döküntülerimizin yaklaşık 700 binini de afiyetle soluyormuşuz! Afiyet demişken... Yemek pişirmek, toz 'imalatını' şahlandıran bir eylem. Fırın, ızgara, tava, kızartma, mangal, yöntemi ne olursa olsun, sonucu aynı; Çılgınca ürüyor toz zerreleri. En tozlu işlerden deniyor yemek pişirmeye! Dip köşe iyi bir temizlik mi yapmalı? Aman, sakın! O en fenası! Ev temizliği, yerdeki tozu ayağa kaldırmak diyorlar! Hareket ettirmek, aktive etmek... Ne yapacağız peki? Tam da iki ucu 'tozlu' değnek...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.