YAZARA MAİL GÖNDER Mutlu ilişkinin sırrı

YAZARLAR / Cumartesi Sabah Yazarları

Mutlu bir ilişkinin sırrını keşfeden var mı? Hep bildiğimiz yöntemler, birbirimizle konuşarak çözüm aramalar, iletişim yolları, taktikler, kaçan kovalanır misali kendimizi geri çekmeler... Nereye kadar? Bunların hiçbiri gerçek problemi çözmüyor. Gerçekten çözüm arıyorsanız, daha zor ve az seçilen bir yolu yürümeye başlamalısınız. Sonunda kazanan siz olacaksınız. Birazdan sizlerin de evde uygulayabileceğiniz birkaç küçük ipucu vereceğim. Yapabilenler yapsınlar. Zor da gelse sonuçları çok keyifli olacak. Bunları kimler uygulasın? Eşiyle, sevgilisiyle problem yaşayanlar. Anne, baba, patron, iş arkadaşı gibi ilişkilerde sorun yaşayanlar. Kendilerini görünmez, dikkat çekmez, itici ya da az çekici bulanlar. Bir koltuğa uzanın ve sessizleşin. Derin birkaç nefes alın. Kalbinizin içinde bir kristal varmış gibi hayal edin. Bu kristal, karşınızda, hayatınızda her kim varsa, onların kalplerindeki kristalle iletişim kurabiliyor, onların duygu ve düşüncelerini fark edebiliyor. Bu kristal çok net. Karşı tarafta her kim varsa, onun gerçek yüzünü görüyor ve öylece sevip kabul veriyor. Bir de göbeğinizde var olan bir çocuk var. İçsel çocuğunuz. İşte o, hep kendisinde bir eksik olduğunu düşünüyor ve bunu doldurmayı, özellikle de dışarıdan gelebilecek mutluluk kaynağı olan her türlü davranışı açgözlülükle istiyor. Hatta elinde tutmak için her şeyi göze alıyor. Bir ilişki başladığında, önce kalbinizdeki kristal harekete geçer. Karşınızdaki kişi ile sevgi alış verişi başlar başlamaz, kristaller birbiriyle konuşmaya başlıyor. Birbirini hiç kusur bulmadan kabul edip seviyor. Ama sonra, o coşku öylesine büyük oluyor ki, içerdeki küçük çocuk uyanıyor. O, kendinde eksik bulduğu her şeyi karşı taraftan istemeye başlıyor. Ona sahip olmak, kısıtlamak, sadece kendisine ayırmak istiyor. Zaten problemler de burada başlıyor. Ya reddedilme korkusu, ya da derin bir bağ kurma korkusuyla, kişi karşı tarafa yük olmaya başlıyor. Sanki o içsel çocuğu mutlu etmesi gereken karşı tarafmış gibi...

SESSİZCE KENDİNİZİ ÇEKİN
Oysa değil. İlişki bir kıskançlıkla, kısıtlamalar, bağımlılıklar yumağı haline gelmeye başladığında, hemen kendinizi o ilişkinin içinden duygusal ve fiziksel olarak çekin. Bunu yaparken sessiz olun. Ona bildirimde bulunmak zorunda değilsiniz, ta ki o bunu sorana kadar... Bu şekilde göbekten enerji akışını kesmiş olursunuz. Bu da ondan içsel çocuğunuzun beklentilerini kesmek demektir. Bu arada işte uzandığınız koltukta göbekten değil, sadece kalpteki kristalden ona bağlanın. Sadece ona olan ilk günlerdeki sevgi ve kabul duygusuna girin. Onun kristali ile bağ kurun ve bu duygunuzu, aranızda yaşananları unutarak kendinize yeniden hatırlatın. Gözlerinizi açtıktan sonra, hayatınızda her kim varsa, ki bu nineniz de olabilir, küçük bir çocuk da, ona koşulsuzca kabul ve sevgi hissetmeye ve vermeye başlayın. Verdiğiniz şeyi alırsınız... Ve bir bakmışsınız, ilişkiniz mucizevi şekilde düzelmiş. Haydi deneyin!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.