YAZARA MAİL GÖNDER Mutlu bir evlilik için: Kayınvalideleri de anlayın!

YAZARLAR / Cumartesi Sabah Yazarları

Geçen hafta rahatsızlığımdan dolayı yazımı aksattığım için öncelikle özür dilerim. Sağlık ve şifa dileyen tüm okurlarıma gönülden teşekkür ediyorum. Evlilik ile ilgili yazıyordum ve sıra okuyucu mektuplarına gelmişti. Öyle çok mektup aldım ki hepsini tek tek cevaplamak mümkün değildi. Ama eğer gruplamak gerekirse, en çok yakınılan iki ana konu vardı: 1. Kayınvalide problemleri. 2. Evlilik sorumluluğu ve çıkan zorlukları nasıl yönetebileceğimiz. Özellikle evlilikten kaçınan, sorumluluk almak bağlanmak istemeyen ya da tutkunun biteceğinden korkanlara bir şey hatırlatmak istiyorum. Hz. Eyüp'ün hikayesini duymuşsunuzdur. Hz. Eyüp dikkat çeken bir adammış. Yakışıklı, sağlıklı, çok zengin ve harika bir ailesi varmış. Herkes ona gıpta edermiş. Bunu gören şeytan demiş ki: "Her şeyin mükemmelken Allah'a inanmak, ibadet edip güvenmek kolaydır. Ben ona musallat olup hayatını bozayım ki, derdi olduğunda bakalım nasıl hâlâ inançlı kalabilecek." Şeytan önce Hz. Eyüp' ün mal varlığına musallat olmuş. Sonra çocuklarına zarar vermeye çalışmış ve bir hastalık başlamış. Bir nevi cüzzam olduğu rivayet edilen bu hastalığı yüzünden tam yedi yıl bir mağaraya kapanmak zorunda kalmış Hz. Eyüp. Yine de inancını kaybetmemiş. Sonunda bütün musibetlerden imanı ve içsel gücü ile kurtulmuş.

HER MUSİBET BİR DERS
Hikayeye baktığınızda pek çok ders çıkartabilirsiniz. Her musibetin ardında bir test ya da hayat dersi olduğu... Ve en önemlisi dertlerin tamamından kurtulabilmenin ancak bu hayatta hiçbir şeyden korkmadan imanı bozmadan sevgiyle çözülebileceği... Öyleyse ister korkup evlenmeyin, ister evlenin, eğer almanız gereken bir hayat dersi varsa, o musibet muhakkak gelip sizi bulacaktır. Bundan kaçış yok ise, evlilikten kaçmanın bir anlamı da kalmıyor. O zaman uzun soluklu bir evlilik istiyorsak, başımıza her ne gelirse gelsin, bunun üzerinde duygusal olarak çalışırsak ilişkimizi taptaze tutabiliriz. Elbette, alkolizm, şiddet, taciz vs içeren sorunlardan bahsetmiyorum. Bir sıkıntıya düşerseniz, şu üç soruyu kendinize sorun ve sakince bir koltukta uzanıp cevabını kendi içinize dönerek almaya çalışın: 1. Bu durum bana kendi egosal ve sevgisiz hangi davranışlarımı aynalıyor? 2. Bu olaydan almam gereken hayat dersim nedir? 3. Neye kabul veremiyorum? İşte bunların cevabını bulup üzerinde çalışırsanız, o istemediğiniz durumdan hemen kurtulursunuz.

TEK ONAYLANAN KİMLİK
Kayınvalidelere gelince... Hanımlar çok özür diliyorum ama çok hatalı davranışlar görebiliyoruz, her iki tarafın da payı oluyor bunda. Evli çiftlere baskı ve aşırı müdahale gösterenler genelde anne oluyor. Neden mi? Toplumumuzda erkeklere bir kadın nasıl maddi ve manevi olarak mutlu edilir diye bir ders öğretilmediği için... Erkek "Yanında olmam yeterli, bu sevgimi gösterir," diye kendince avunadursun, kadın bütün tatmini çocuğundan almaya başlar. Ve evlenmesine razı olmak, hele hele başka bir kadının varlığını kabul etmek anneler için daha zor. Bu dengesizliği umarız yeni nesille kırmaya başlar, kadınların tek alkışlanan, onaylanan kimliğini annelikle sınırlandırmayı bırakırız. Kayınvalideler şunları yapmasın: 1. Evladının evine izinsiz ya da habersiz, anahtarıyla girmesin. 2. Gelinin oğluna iyi bakıp bakmadığına karışmasınlar. 3. Onların sorunlarını çözmeye uğraşmasınlar. 4. Torunlarına isim koymak, bakımını kendi eline almak gibi hayalleri bir kenara bıraksınlar. Ve gelinler... Ve damatlar: 1. Kayınvalidelerinizin hâlâ hayatta verebilecekleri bir şeyler olduğunu hissetmek ya da duymak için bazı kaprisler yaptığını anlamalısınız. Duymak istediklerini, yalana başvurmadan, doğrudan söyleyerek onları iyi hissettirin. 2. Sınır çizmek istediğinizde önce onlara güzel şeyler söyleyin, iltifat edin. 3. Yukarıdaki üç soruya yanıt bulmaya çalışın. Bu, size aradığınız iyi muamele ve barışı getirecek, ayrıca problemdeki kendi payınızı görüp düzeltebilmenizi sağlayacaktır. Haftaya, anne-kız , baba-oğul ve ebeveyn ilişkileri üzerinde yazmaya başlıyorum. Yine mektup ve sorularınızı bekliyor olacağım.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.