Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Yediğimiz her besinde az bile olsa şeker var. Dolayısıyla şekersiz bir beslenme sistemi benimsemek mümkün değil. Böyle olunca da son zamanlarda sıkça duyduğumuz "Şeker içeren her besin hastalık yapar" cümlesinin doğruluğundan bahsedilemez

Gün içinde süt ve süt ürünlerinden süt şekeri dediğimiz laktozu; meyvelerden, bal, pekmez ve kök sebzelerden (yer elması, soğan, kuşkonmaz, sarımsak vb) doğal olarak farklı oranlarda bulunan glikoz ve früktoz adlı şekerleri vücudumuza alırız. Şekersiz bir beslenme mümkün olmadığı için son zamanlarda sıkça söylenen "Şeker içeren her besin hastalık yapar" cümlesi de bilimsel bir bilgiye dayanmıyor. Şeker içeren bir yiyeceğin ne kadar şeker içerdiği, vitamin-mineral, antioksidan ve diyet lifi açısından zenginliği o yiyeceğin kan şekeri üzerine etkilerinin tek başına saf şeker kaynakları ile kıyaslandığında kandaki şekeri fazla yükseltmediğini belirtmek isterim. O zaman "Beslenmede neler yapmalıyız?" konusunu açığa kavuşturmak ve "Sağlıklı beslenme planı içinde doğru porsiyon kontrolü yaparak sağlıklı şeker kaynaklarını nasıl yemeliyiz?" sorusuna cevap vermek için sizlerle 10 adım paylaşmak istiyorum.
1. Patates yüksek oranda nişasta içerir ve fazla yenilmesi obeziteyi tetikler. Az patates tüketmek gerekiyor. Kabuklu olarak fırınlayarak yemenizi öneririm. Ekmeğe alternatif olarak sağlıklı protein kaynağının yanında bir küçük boyu geçmemek yeterlidir.
2. Sofra şekeri hızlı emilen karbonhidratların başında gelir. Özellikle gazlı içeceklerin, çoğu tatlı çeşitlerinin ve konsantre meyve sularının şeker içerikleri birçok yiyeceğe göre daha yüksektir. Tatlı tercihinde küçük porsiyonlarda sütlü tatlılara öncelik tanımak önemlidir.
3. Beyaz pirinç hem besleyici besin bileşenlerinden arınmış hem de nişasta içeriği yüksek hızlı emilen şeker çeşidini içerir. Eğer vazgeçemiyorsanız pirinci kepekli olanını tercih etmek ve az pişirerek az miktarda proteinli yemeklerle daha seyrek tüketmek doğru bir beslenme alışkanlığıdır.
4. Kuru fasulye, mercimek, barbunya ve nohut yüksek karbonhidratlıdır ancak diyet lifi de yüksek olduğundan kan şekerini yükseltme etkileri de düşüktür. Haftanın ikiüç günü tüketilebilir.
5. Taze sebze ve meyveler doğal şeker içerdikleri gibi yüksek miktarda diyet lifi, vitamin ile mineraller de barındırırlar. Ancak üzüm, incir, karpuz, muz ve kurutulmuş tüm meyveleri daha az tüketmeye dikkat edilmelidir.
6. Havuç ve portakalın besleyici değeri yüksektir fakat özellikle suları sıkıldığında kan şekerini yükseltirler. Bunun için havuç ve portakalı en fazla bir porsiyon tüketmek gerekir.
7. Kahvaltı veya ara öğünde tercih edilebilecek 30 gram yani yaklaşık altı yemek kaşığı tam tahıllı kahvaltılık gevrek yaklaşık 5 gram şeker içerir. Bu nedenle kahvaltılık gevrekleri seçerken lif içeriği yüksek ve tam tahıllı olanlarını seçmek yeterlidir.
8. Nişasta bazlı şeker, mısırda bulunan nişastadan elde edilen ve yüksek oranda früktoz içeren bir şeker türüdür. Nişasta bazlı şekerlerin de normal miktarlarda tüketildiği takdirde insan sağlığına zararlı olduğuna dair henüz bilimsel bir kanıt ortaya konmamıştır. Ancak diğer gıda maddelerinde olduğu gibi uzun süreli ve fazla miktarlarda tüketilmesi insan sağlığını olumsuz etkileyebilir. Yeterli ve dengeli beslenmenin gereği olarak besinlerimizle aldığımız şekerin dışında gıda ve içeceklere eklenen her türlü şekerin günlük kalorimizin yüzde 10'unu geçmemesine dikkat etmenizi öneririm. Bu nedenle besinlerin porsiyonlarını öğrenmenizi ve beslenmenizi buna göre düzenlemenizi tavsiye ederim.
9. Ekmekleri seçerken mutlaka tam tahıllı ve yüksek lif içeren çeşitlerini öğünlerinizde bulundurmalısınız. Tam tahıllı ekmekler bol miktarda B1 ve niyasin içerir. Bu da ekmekten alınan kalorinin bedenimizde güç enerjisine dönüşmesini kolaylaştırır. Beyaz ekmek niyasin ve B1 vitamininden fakirdir ve bu olumlu etkiyi vücudumuzda sağlayamazlar.
10. Süt ve yoğurdun içinde bulunan süt şekeri laktoz sütün yağı ve süt proteinlerinin varlığında kana daha az geçer. Bu nedenle az yağlı süt ürünlerini beslenmede tercih etmenizi öneririm.

Günün sağlığı iyileştiren formülü
Buğday lapası


Kan şekerini yükseltmeyen buğday lapası tarifini ana yemeklerinizin yanında tüketmenizi tavsiye ederim.

Malzemeler
1 çay bardağı tam buğday tanesi n 1 yemek kaşığı zeytinyağı
3 çay bardağı su
Kuru nane
Pul biber
Yapılışı
Tencereye yağı ekleyin. Zeytinyağı hafif ısındıktan sonra tam buğday tanelerini koyun ve yağla iyice harmanlayıp üzerine su ekleyin. Kaynama başladıktan sonra suyu çektirme yöntemi ile karıştırarak buğday tanelerinin pişmesini sağlayın. Suyu çekerken biraz pul biber ve kuru naneyi ekleyerek pişirin. Soğuduktan sonra derisiz beyaz veya yağsız kırmızı etlerin yanına iki-üç kaşık koyarak servis edin. Veya salatalarınızın üzerine serpiştirin.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER