YAZARA MAİL GÖNDER Doğumdan sonraki ilk bir saatte emzirmek şart

YAZARLAR / Cumartesi Sabah Yazarları

Bebeğini sağlıklı bir şekilde emzirebilmek her annenin arzusu. Doğumdan sonra ilk bir saat içinde emzirmeye başlamak, annenin bebeğini doğru yönlendirmesi ve anneyle bebek arasındaki mucizevi bağ, sütün sürekli üretilebilmesinin sırrı

Annelere vereceğim en önemli mesaj emzirmeye doğumdan sonra bir saat içinde başlamaları. Bebeğin büyüme hızına göre anne sütünün içeriğinin değişmesi, enfeksiyonlara karşı koruyucu olması, bebeğin optimal büyüme ve gelişmesini sağlaması, ileriki yaşlarda oluşabilecek kronik hastalıklardan koruması, bebeklerde gelişebilecek ani ölümleri önleyebilmesi, ekonomik, temiz olması nedeniyle en ideal besin anne sütü. UNICEF ve Dünya Sağlık Örgütü bebekleri doğumdan sonraki ilk altı ay su dahil hiçbir ek besin vermeden sadece anne sütü ile beslenmenin yeterli olduğunu belirtiyor. Yine bu iki önemli sağlık kuruluşu altı aydan sonra bebeğin başını dik tutması ve desteksiz oturması kaydı ile uygun ek besinlerle birlikte emzirmenin iki yaş ve sonrasına kadar sürdürülebileceğini açıklıyor.

Anne hastaysa ...

Annede kaygı, korku ve bilgi eksikliği bazı özel hastalıkların varlığında emzirmenin sonlandırılmasına neden olabiliyor. Tedavi sonrası uygun ortam ve koşullar sağlandığında annelerin emzirmeye devam etmelerinde bir sakınca bulunmamaktadır. İşte sizin için hazırladığım özel hastalıklarda anne sütü verme kılavuzu...

Botulizm:
Clostridium botulinum adlı bakterinin neden olduğu toksik bir zehirlenmedir. Botulizmde emzirip emzirmeme gibi bir kaygı asla olmamalı, anne bebeğini normal şekilde emzirmeye devam etmelidir.

Bruselloz:
Pastörize edilmemiş süt, çiğ köfte, çökelek ve enfekte olmuş hayvan gübresi ile yetişen sebzelerden geçen bu hastalık kemik, eklem, sinirler ve beyne yerleşir. Bu hastalığa yakalanan annelerde emzirmenin geçici süre kesilmesi, meme pompasıyla sütün boşaltılması ve böylece süt üretiminin sürmesi için uyarı yapılması gerekir. Anne tedavi başlangıcından 48-96 saat sonra yeniden emzirmeye başlamalıdır.

Gonokok enfeksiyonları:
Kadınlarda yüzde 80-85 vakada herhangi bir belirti vermeyen bulaşıcı, cinsel yolla geçen hastalıktır. Gebelikte taşıyıcılık sık görülür. Eğer annede bu enfeksiyon bulunmuşsa gerekli tedavi yapılana kadar emzirme kesilmelidir. Bebeğe temastan da kaçınılmalıdır. Bu arada meme pompası ile süt sağılıp boşaltılmalıdır.

Hemofilus influenza:
Bakteriyel bir enfeksiyondur. Eğer annede bu tip bir mikrobun neden olduğu hastalık varsa emzirme yoluyla bebeğe bulaştığını gösteren bir bilimsel kanıt olmadığı için emzirmeye ara verilmesine de neden bulunmamaktadır. Sadece antimikrobiyal tedaviye başlandıktan sonra emzirmenin başlanmasının uygun olduğu görüşü hakimdir.

Memede tüberküloz:
Memede tüberküloz enfeksiyonu varsa oluşan lezyon iyileşene kadar emzirme ve anne sütü ile besleme yapılmamalıdır. Genelde lezyon yaklaşık iki haftada iyileşmekte, anne ve bebek tedavi aldığı süre içinde emzirme güvenli olarak sürdürülmeye başlanmalıdır. Ancak anne tüberküloz ise tedavi gören anneler bebeklerinin de tedavisine başlandıktan sonra ayrılmadan emzirme sürdürülmelidir.

Hepatit B:
Anneden bebeğe anne sütü ile Hepatit B virüsü geçebilir. Dünya Sağlık Örgütü Hepatit B teşhisi gebelik veya emzirmeye başlamadan önce konmuş annelere doğumdan sonra hepatit aşısının yapılmasını önemle vurgulamıştır. Annenin Hepatit B aşılarını olduktan sonra emzirmeye başlaması gerekmektedir.

Hepatit C:
Hepatit C sadece kan aracılığı ile bulaşır. Hepatit C virüsünün anne sütü ile bebeğe bulaşma riski düşük. Eğer memeleri iltihaplı değilse anneler emzirmeye devam edebilir.

Kızamık:
Anneler ancak bebeklerine immünoglobülin yapılırsa emzirmeyi sürdürebilir. Annenin döküntü başlangıcından 72 saat sonrasına kadar bebekle teması kesilmelidir.

Kabakulak:
Emziren anne kabakulak olmuş ise emzirmenin kesilmesi gerekmemektedir.

Kızamıkçık:
Kızamıkçığa neden olan rubella virüsüne sahip anne, sütü yoluyla virüsü bebeğine geçirebilir. Ancak bu durum bebekte hastalık yaratmamaktadır. Fakat koruyucu olması açısından Dünya Sağlık Örgütü maternal kızamıkçık aşısı yapıldıktan sonra emzirmenin devam etmesinin önemini vurgulamaktadır.

Meme kanseri:
Emziren annede meme kanseri şüphesi varsa, tanı aşamasında iğne biyopsisi gibi yöntemler yapılmış olsa bile emzirmeyi kesmeye neden yoktır. Emziren annede memede kitle varsa ultrason yardımı ile görüntüleme yapılması önceliklidir. Eğer meme kanseri tanısı konulursa emzirme artık kesilmelidir. Tedavi öncesi sağılan süt bebeğe verebilir.

Sütü artıran bitki çayları

Dengesiz beslenme, stres, doğru emzirme tekniğini uygulayamama, ailesel, sosyal, psikolojik travmalar, annenin huzursuz ortamda yaşaması ve annenin çalışma zorunluluğu emzirmenin optimal sürelerde olmasını engelliyor. Anne sütünü artırmak için mucize bir yiyecek veya içecek aramak yerine; annenin bebeği görmesi, kucaklaması, sık emzirmesi, meme başı ile memenin siyah alanını bebeğin tamamen kavrayarak emdiğinden emin olması, memeden sütün tam boşalmasının sağlanması, annenin dinlenmesi, yeterli uyması ve stresli ortamdan mümkün olduğunca uzak tutulması gerekiyor. Anneler rezene, ısırgan otu, ıhlamur, anason, galaktagog gibi bitkilerin çaylarını sütlerini arttırmak için kullanıyor. Anne sütünde artış gözlediği yönünde bilimsel bir kanıt olmasa da bu çaylardan günde 700 mililitreyi geçmeyecek şekilde tüketmenin bir sakıncası olmayacağını belirtmekte fayda var.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.