Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Maydanoz, nane, dereotu ve tere gibi otları yaz kış tüketiyoruz. Bu otların ödem atmadan karaciğeri temizlemeye, kolesterolü düşürmeden vücudu temizlemeye kadar sayısız faydası var. İşte hayatımıza sağlık katan şifalı otlar

ÜLSERİ ÖNLEYEN EBEGÜMECİ
Ege bölgesinde çay ve sebze olarak tüketilen ebegümeci, bol miktarda müsilaj içerir. Müsilaj sayesinde, yanık durumlarında yedi gün boyunca harici olarak kullanıldığında, yaraların iyileşmesini hızlandırır. Ayrıca mide ülserine neden olan helicobacter pylori adlı bakteriye karşı midemizi koruyarak ülser oluşumunu engeller. Ebegümecini haşlayarak zeytinyağı ve limon ile servis edebileceğiniz gibi zeytinyağlı yemeğini de yapabilirsiniz.

ŞEKERİ DENGELEYEN HİNDİBA
Nisan-mayıs aylarında sofralarımıza konuk olan hindiba çok önemli bir flavanoid, karetenoid, magnezyum ve çinko kaynağıdır. İçerdiği polifenoller ile antibakteriyel etki göstererek vücudumuzu korur. Diyabet hastalarının kan şekerlerini, yağlarını ve kolesterollerini düşürerek zayıflamalarına yardımcı olur. Ayrıca ülsere iyi gelir ve alerjik semptomların hafifletilmesine yardımcı olur. Yabani hindibayı sıcak suda beş dakika beklettikten sonra soğuk suda süzün ve salatalarınıza ekleyin.

STRESİN İLACI TAZE MAYDANOZ
Çağımızın en büyük sorunlarından biri olan stresin ilacının maydanoz olduğunu biliyor muydunuz? Stres, birçok hastalığın altında yatan önemli bir faktördür. Vücudumuzda serbest oksijen radikallerinin oluşumunu hızlandırır. Bu radikaller hücrelerde yağ, karbonhidrat, protein, DNA gibi hücresel bileşenlerin hepsine saldırır. Hatta bu serbest radikaller kanser oluşumuna dahi neden olabilir. Fakat maydanoz içerdiği karetenoidler, flavonoidler ve C vitamini ile çok güçlü bir antioksidan etki yapar. Özellikle stres sonrası artan mide rahatsızlıkları ve ülser gibi sorunların çözümü bu mucize bitkide saklıdır. Maydanozdan zengin bir diyetle mide rahatsızlıkları ve ülser oluşumu azalır, DNA hasarı önlenerek kansere karşı koruyucu etki sağlanır. Maydanoz yapraklarını kaynatıp suyunu içebilir, öğünlerde taze yapraklarını bolca yiyebilirsiniz.

BAĞIRSAKLARI TEMİZLEYEN KAZAYAĞI OTU (SİRKEN)
Ege bölgesinde sirken, Iğdır'da salmanca olarak bilinen kazayağı otu, içerdiği fenolik bileşiklerle önemli bir antioksidan kaynağıdır. C vitamini ve beta karoten açısından zengin olan kazayağı otu vitaminini pişirirken kaybeder. Bu kaybı en aza indirmek için, yaprakları buzdolabında saklanmalı ve fırında pişirilmelidir. Bağırsak solucanlarının bir numaralı düşmanıdır. Yüksek miktarda nişasta içermesinin yanında, A vitamini, kalsiyum, potasyum, fosfor, C vitamini, demir ve lif kaynağıdır. Lif kaynağı olduğu için kazayağı otunu tüketmek kabızlık sorununu ortadan kaldırır. Bu bitkinin polenleri alerjen etki gösterebilir. Bu nedenle kullanırken dikkatli olmak gerekir.

SİNDİRİM RAHATLATAN ŞEVKETİ BOSTAN
Şevketi bostanın özellikle kök ve yaprakları birçok polifenolü bir arada içerir. Şevketi bostan mide bezlerini uyararak sindirimi kolaylaştırır. Kemik iliğinde meydana gelen beyaz kan kanseri, karaciğer kanseri ve deri kanserlerinde, kanser hücrelerinin çoğalmasını engeller. Böylelikle vücudumuza kalkan görevi görür. Fakat şevketi bostan bitkisi, papatya ve ekinezya ile akraba bir bitkidir. Bu yüzden papatya ve ekinezyaya alerjisi olanların dikkat etmeleri gerekmektedir. Şevketi bostanı haşlayıp bol limon ve zeytinyağı ile yemek en sağlıklısı.

MENOPOZA VE KANSERE KARŞI ŞERBETÇİ OTU
Şerbetçi otu içerdiği polifenoller ve fitoöstrojenler ile sağlığa yararlı bir ottur. Özellikle kanser tedavisi sırasında ortaya çıkan kan pıhtılaşmasını önler. Bu nedenle de kanser ve kardiyovasküler hastalıklar için şifa kaynağıdır. Ayrıca menopoz döneminde kadınların can yoldaşıdır. Menopoza giren kadınların östrojen hormonu salgılaması azalır. Bu durum sıcak basması, terleme, uykusuzluk, çarpıntı ve hormonal bozukluklara yol açabilir. Şerbetçi otu bitkisel östrojen içerir. Hatta diğer bitkisel kaynaklardan sekiz kat daha güçlüdür. Şerbetçi otunu sıcak suyla demleyip bitki çayı olarak günde iki fincan içebilirsiniz.



HÜCRE YENİLENMESİ İÇİN PELİN OTU
Pelin otunun özellikle yaprakları birçok sebzeden daha fazla fenolik asit ve flavonoid içerir. Bu sayede pelin otu DNA'mızı oksidatif hasarlardan korur. Pelin otu yaprakları aynı zamanda önemli bir antioksidan kaynağıdır. Pelin otunu sıcak suda demleyip süzerek içebilirsiniz.

PANKREAS DOSTU SEMİZOTU
Yoğurtla yendiğinde tadına doyum olmayan semizotunun vücudumuza faydaları saymakla bitmez. Özellikle pankreasta insülin salgılayan hücrelerin iyileşmesini, korunmasını ve diyabet ile azalan insülin salgısının artmasını sağlar. Ayrıca kötü huylu kolesterol olan LDL ve yağ düzeylerini düşürürek damarları yağlardan temizler. Özellikle obez gençlerde hem bu etkileriyle hem de besin alımını azaltarak kilo kayıplarının daha sağlıklı gerçekleşmesine neden olur. Semizotunun sadece kendisi değil tohumları da mucizevidir. Semizotu ve tohumlarıyla birlikte tüketildiğinde içerdiği polifenoller, flavonoidler, alkaloidler, diyet lifi ile muazzam bir antioksidan kaynağıdır. Bu nedenle haftada üç kez tüketirsek vücudumuzu kalp hastalıklarına karşı korumuş oluruz. Antiinflamatuvar etkileriyle de hücrelerin korunmasını sağlar. Aynı zamanda annelerde sütü artırır ve sinirleri yatıştırarak beyin yorgunluğunu önler.

GAZ SORUNUNA TAZE REZENE
Bebeklerin gaz sorunları ve karın ağrılarına karşı rezene tohumu kaynatıp içirmek geleneksel olarak uyguladığımız bir yöntemdir. Fakat taze rezene de vücudumuza sağladığı yararlar ile sihirli bir ottur. Rezene bakterilere karşı vücudumuzu koruyan muhteşem bir anti-bakteriyel bitkidir. İçinde bulunan kuersetin antioksidanı ve anethol adlı esansiyel yağ sayesinde karaciğerde oluşacak enfeksiyonların önlenmesinde de faydalıdır. Taze yaprakları ve kökünün tüketilmesi özellikle menstrüel ağrıyı azaltır, doğumu kolaylaştırır, hatta annelerin sütünü artırır. Yeni araştırmalar, rezenenin içinde bulunan fenolik bileşiklerin anti-alerjik, analjezik, anti-inflamatuar, antioksidan, anti-kanser, gibi farklı farmakolojik özelliklere sahip olduğunu göstermiştir. Ayrıca rezene stresi azaltır ve hafızayı kuvvetlendirir. Rezeneyi ince ince doğrayarak salatalarda veya çorbaların içinde pişirerek tüketebilirsiniz.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER