YAZARA MAİL GÖNDER Gelelim ıspanağın erdemlerine

YAZARLAR / Cumartesi Sabah Yazarları

Kuşaklar boyu çocukların karabasanı olan ıspanağın ününü kime borçlu olduğunu bilir misiniz? Kendi adıma ben zorla ıspanak yedirilen çocuklardan değildim ama kendileri için çok yararlı olduğu gerekçesiyle zorla ıspanak yedirilen çevremdeki bütün arkadaşlarım büyüyüp koca insanlar olduklarında bile bu sebzeyi görmek bile istemezler. Amerikan ıspanak üreticilerinin siparişiyle gerçekleştiği söylenen Temel Reis çizgi romanları ve filmleri bile çocuklara bu sebzeyi sevdirmeyi pek başaramamış, bunlar abartılı ıspanak propagandası örnekleri olarak çizgi roman ve sinema tarihine geçmiştir, o kadar...

DOĞRU OLMAYAN ARAŞTIRMA

19. yüzyıl sonlarında İsviçreli fizyolog Gustav von Bunge ıspanak üzerine araştırma yapmaya karar verdiğinde, herhalde bütün dünyada kaç çocuğun bedduasını üzerine çekeceğini ve kaç ailenin huzurunu kaçıracağını bilmiyordu kuşkusuz. Üstelik yaptığı araştırmanın sonuçları doğru da değildi. Ama birileri bu sonuçları bir yana kaydedip yayınladığında, kıyamet koptu. Araştırmanın özeti, ıspanağın 100 gramında tam tamına 35 miligram demir içerdiği iddiasıydı!. Hikayenin bundan sonrası için üç değişik versiyon var. Kimileri bu miktarın 100 gram taze ıspanak yaprağında değil, aynı miktarda kurutulup toz haline getirilmiş ıspanakta yapılan deney sonucu ortaya çıktığını söylemekte. Kimileri ise bu sayıyı kopya edip yayınlayan kişinin gerçek sonuç olan 3,5 miligramı yanlışlıkla 35 miligram olarak kaydettiğini, gerçek demir miktarının ise beslenme açısından kayda değer bir yararı bulunmadığını öne sürmekte. Nihayet ıspanakla ilgili okuduğum son araştırmada, bitkinin gerçi böylesine yüksek dozda demir içerdiğini ama onu yiyen insanın kanına bunun pek azının geçebildiği belirtiliyordu. Sonuçta günümüzde bu hesap hatası düzeltildi ve gerçek miktar 3,5 miligram olarak tescil edildi. Yeni kuşak çocuklara artık Temel Reis gibi güçlenecekleri masalıyla ıspanak yedirilmiyor, onlar mevsim sebzeleri arasında ıspanağı tadını sevdikleri için yiyorlar ya da günümüz hamburger kuşağının yaptığı gibi, kategorik olarak ağızlarına sebze koymuyorlar. Koyu yeşil kıvırcık yapraklı, üzerine çamur bulaşmış, köklerindeki toprağın temizlenmesi için birkaç kez suyu değiştirilerek yıkanması gereken bildiğimiz tarla ıspanağının büyük bir rakibi var, o da küçük kutular içinde satılan, cılız açık renk yapraklı, kolayca temizlenen 'beybi ıspanak' diye pazarlanan serada üretilen akrabası. Ne yazık ki bu ikincisi, ayıklama kolaylığı ve güze daha hoş görünmesi açısından giderek daha çok tercih ediliyor ama uzmanlar onun tarla ıspanağı kadar yararlı olmadığını söylüyorlar.

LOPEZ'İN ISPANAK TUTKUSU

Kuşaklar boyu ıspanağın içerdiği kan yapıcı demir miktarına kafayı takan tüketiciler, ancak sebzenin bu açıdan son derece sıradan olduğunu kabullenince, onun diğer erdemleri birer ikişer ortaya çıkmaya başladı. Ispanak bol vitamin, mineral ve posalı maddeler içeriyor. Şu sıralar ıspanağın doğurganlığı artırdığı tezi bile gündemde. Canlı kanıtı da Amerikalı sinema yıldızı Jennifer Lopez. Bilindiği gibi Lopez ille de çocuk sahibi olacağım diye tutturmuştu. "Günde üç öğün ıspanak yiyorum; sabah ıspanaklı omlet, öğlen ıspanak salatası, akşam da ana yemeğin yanında garnitür olarak. Göreceksiniz, mutlaka doğuracağım," diye bir açıklama bile yapmıştı. Gerçekten söylediğini yaptı; hem de ikiz doğurdu. Bebekler artık altı yaşına gelseler de, ıspanağın bu marifeti hâlâ medyada dolaşıyor ve bunun mucize olmayıp bu sebzenin bol miktarda içerdiği bitkisel pitoöstrojen denen maddenin eseri olduğu söyleniyor. Ispanağın beyni güçlendirdiği, yaşlanmayı geciktirdiği de öne sürülüyor. Ama ıspanağın bir sorunu var; o da içerdiği bol miktarda nitrat. Bol gübre kalıntılı bir toprakta yetiştiğinde miktar daha da artıyor. Nitrat, bakteriler aracılığıyla nitrit'e dönüşüyor ve vücutta nitrosamin haline gelebiliyor; bu madde ise fena halde kanserojen. Ispanak yemeği tekrar ısıtılır ve yendikten sonra kalanı hemen buzdolabına kaldırılmazsa sakıncalı; oda sıcaklığında bırakılması tehlike oluşturuyor. Okurlarım bilir, ben gıdaların sağlık üzerine olumlu etkilerine bakmam, benim için lezzet ön planda gelir. Ispanak için alışkın olduğum çizginin biraz dışına çıktım. Bunu bilerek yaptım. Çünkü severek yediğim bir sebzenin haksız yere itilip kakılması beni üzüyordu. Madem aklandı, üstelik başka erdemleri olduğunu da öğrendik. Ne diye bu özellikleri vurgulamayayım?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.