YAZARA MAİL GÖNDER Bıçakla başlayan zarafet

YAZARLAR / Cumartesi Sabah Yazarları

1600'lü yıllara dek Fransa'da erkekler bellerinde bıçak, kama ya da hançer ile dolaşır, sofrada ortaya gelen büyük parça etten bu kesici aletleriyle yiyebilecekleri kadarını kesip tabaklarına alırlardı. Başka deyişle, sofra, ellerinde potansiyel cinayet aletleri bulunan erkeklerin tehdidi altındaydı. 1637'de Fransa Kralı 13. Louis'nin danışmanı Kardinal Richelieu sofrada kullanılan bıçakların uçlarının yuvarlatılmasını ve kamada olduğu gibi iki yanının değil, sadece bir yanının keskin bırakılmasını buyurdu. 1669'da bir başka Fransa Kralı, 14. Louis'nin bu uygulamayı, bıçakların keskinliğini daha da azaltarak bütün ülkeye yaygınlaştırması, Batının uygarlık sürecinde çok önemli bir adım sayılıyor.

KESMEYEN BIÇAKLAR
Zira kesici ve delici bir aletin giderek bütün dünya sofralarından kalkması sadece yemek masasını çok daha güvenli bir ortama dönüştürmekle kalmadı, sofra adabında da o zamana dek görülen kaba saba davranış biçimleri incelmeye başladı; sofra kültürü günümüze kadar geçerliğini koruyan görgü kurallarına kavuştu. Değişim yeni bıçakların sofrada kullanım biçimiyle başladı. Daha önce bıçak, kabzası bütün avuçla kavranarak tutulurdu. Yeni uygulamada avucun büyük bölümü bıçağı kavrarken, işaret parmağı da bıçağın keskinliği yok edilmiş arka kenarına hafifçe bastırılıyor, tabaktaki yiyecek bu şekilde kesiliyordu. Sofra adabının önemli bir öğesi sayılan bu uygulama günümüze dek değişmedi. Gel gelelim bıçağın tehdit edici tüm özellikleri ortadan kaldırılınca, o güne dek en iyi çelikten yapılan iyi bıçaklar kesici özellikleriyle önem kazanıyorlardı. Oysa yeni sofra bıçakları hâlâ en iyi çelikten yapılmakla birlikte bir şey kesemez hale gelmişlerdi. Adeta bir dekor öğesine dönüşen sofra bıçakları işe yaramayınca, özellikle kalın ızgara biftekler yerken tırtıklı steak bıçaklarından medet umulur oldu. İşlevsizleşen sofra bıçaklarının itibarı 20. yüzyılda paslanmaz çeliğin bulunmasıyla yeniden yükseldi. Karbon alaşımlı çelik, keskin bıçakların yapımına çok uygun olsa da, önemli bir dezavantajı vardı. Demirden yapılmış olanlar gibi karbon çeliğinden yapılan bıçaklar da bazı yiyeceklerin tadını tiksinti verecek ölçüde bozuyordu. Nefis balıklarımıza hakaret saysam da, nedense bütün dünyada insanlar balığa limonu yakıştırır. Oysa 1920'lerde ilk paslanmaz çelik yemek takımları ortaya çıkıncaya dek, üzerine limon serpilmiş balığa çelik bıçak değdiğinde, kötü bir tat meydana getirmekteydi. Sapı gümüş olsa da, keskin tarafı çelik olan bıçaklar tadını etkilediği için insanlar tabaktaki balığı ya iki gümüş çatal ya da çatal ve bir parça ekmek yardımıyla kılçıklarından arındırıyorlardı. 19. yüzyılda bu sorunu gidermek için gümüş balık bıçakları piyasaya çıktı. Gümüş, limondan etkilenmiyordu. Paslanmaz çeliğin özellikle 20. yüzyılın ikinci yarısından sonra yaygınlaşmasıyla sofraların keyfi o zamana dek hiç olmadığı kadar arttı. Artık evlerimizde her keseye uygun pırıl pırıl çatal bıçak takımları kullanılıyor.

MASUM AKSESU VAR
Siz bakmayın 11 Eylül saldırılarından sonra uçaklarda metal yemek bıçaklarının yasaklanıp yerlerini plastikten yapılanlara bıraktıklarına, metalden de yapılsalar, yemek bıçakları artık zararsız, masum sofra aksesuvarları. Onların korkutucu hiçbir yanlarının kalmamasına karşılık, mutfakta kullanılan bıçaklarının giderek daha keskinleri, daha öldürücü olanları tercih ediliyor. Günümüz teknolojileri, ameliyat bisturisi keskinliğinde bıçakları aşçıların kullanımına sunuyor. Dolayısıyla mutfak kazalarının sonuçları giderek daha ciddi boyutlara ulaşıyor. Bulabildiğim kadarıyla geçen bayramın bilançosu kurban yerine kendini kesen iki kişinin ölümü ve hastaneleri dolduran 4514 yaralıydı. Bu durumda Richelieu'nün sofra bıçaklarının uçları köreltilip keskinliğinin azaltılması kararının zaman içinde yeme içme kültürümüz üzerinde ne kadar hayırlı sonuçları olduğu apaçık ortada.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.