YAZARA MAİL GÖNDER Erzincan’dan Sivas’a

YAZARLAR

Türk siyaseti "Prompter" denilen cihazla 25 yıl önce tanıştı...
4 Haziran 1992'de...
İzmir'de... Üçüncü İktisat Kongresi'nde.
Kürsüde Cumhurbaşkanı Turgut Özal vardı.
Uzun konuştu... Rakamlar verdi... Ama "Kâğıda" bakmadan...
Ve "Teklemeden"...
"Hata yapmadan." Zaten önünde "Yazılı metin" yoktu.
"Ezbere" konuşuyordu.
Sadece kürsünün sağında ve solunda iki "Cam" vardı... Çok kişi o camları "Güvenlik önlemi" sandı.
Salondakiler etkilendiler... TV'lerinin başında canlı yayını izleyenler büyülendiler.
Özal, "Prompter'a bakarak" konuşuyordu... Daha doğrusu konuşmasını "Prompter'dan okuyordu."
Ama salondakilere "Özal, gözlerimizin içine bakarak konuşuyor" izlenimini veriyordu.
Özal'dan sonra hiçbir liderin "Prompter'dan yararlandığını" hatırlamıyoruz.
Tayyip Erdoğan'a kadar... Prompter "Erdoğan ile yaygınlaştı."
Artık "Çok kişi" prompter'a bakarak konuşuyor... Emine Erdoğan da, Devlet Bahçeli de.
Pazar günü... Başbakan Binali Yıldırım'ın konuştuğu "Platforma" çıktık.
Sahnede "Dört prompter" vardı.
Başbakan bir sağa, bir sola gidiyor ve "Aksaksız... Hiç hata yapmadan" konuşuyordu.
Başbakan'ı dinlerken... Özal'ı hatırladık...
Türk siyasetinin prompter ile tanıştığı konuşmasını.


Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.