YAZARA MAİL GÖNDER Tavuk eti hakkındaki gerçekler

YAZARLAR

İçerdiği vitamin ve mineraller açısından pek çok hastalığa karşı koruyucu özelliği olan tavuk eti hakkında her gün farklı söylentiler çıkıyor. İşte tavuk eti hakkındaki bilimsel veriler

2013 yılında yılda kişi başı yaklaşık 20 kg. kadar tavuk yediğimizi biliyor musunuz? 2012 yılından bu yana tavuk sektöründe ortalama yüzde 5'lik bir büyüme kaydedildi. Bence bu oran gelişmiş ülkelere göre oldukça az. Aslında tüketici araştırmaları toplumun büyük bir kesiminin; hem ekonomik, hem de sağlıklı hayvansal protein kaynağı olan tavuk tüketimini açıkçası çok azaltmadığını gösteriyor.
Fakat bazı kesimlerin de doğru olmayan bilgi bombardımanı karşısında endişeli olduğu bir gerçek.
Bu nedenle bugün tavuk üretimi, sağlığımıza etkileri ve pişirme-saklama koşulları hakkında detaylı bilimsel kaynaklara dayalı raporlardan elde ettiğim gerçek verilerle konuya açıklık getirmek istiyorum.

HORMON KALINTISINA RASTLANMADI

Tavuk deyince akla ilk gelen konu kesinlikle büyürken tavukta hormon kullanılıp kullanılmadığıdır.
Bu konu toplumda sürekli tartışıladursun; Avrupa Birliği ülkeleri dahil, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de ne tavuk ne de hindi yetiştirilirken hormon kullanılmamaktadır.
Hormon kullanımı ucuz olmadığı gibi tavuk üretimi maliyetini de üç katına çıkaran rasyonel olmayan bir durumdur. Günümüzde tavuğa uygun bir hormon üreten herhangi bir kurum da dünyada bulunmamaktadır.
Geçmişte Amerika Birleşik Devletleri'nde kanatlı hayvan yetiştiriciliğinde yemlere katkı şeklinde hormon kullanımı uygulanmış fakat tavuğun büyüme hızında bilimsel olarak fayda sağlayacak bir yarar sağlamadığı için yıllar önce bu yöntemden vazgeçilmiştir. Ülkemizde Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından; hormon, pestisit ve ağır metal kalıntılarının varlığını, tavuğun karaciğer ile etinden alınan numunelerle de kontrol edilmektedir.
Tüm yetkili kurumlar tarafından hazırlanan raporlara bakıldığında, bugüne kadar tavukta hormon kalıntısına rastlanılmıştır diye bir bilgi de bulunmamaktadır.

ANTİBİYOTİKLİ ETİ YEMEMİZ MÜMKÜN DEĞİL

Ocak 2006 yılından itibaren tavuk veya diğer kanatlı hayvanlar yetiştirilirken büyüme ve gelişme amaçlı antibiyotik kullanımı tamamen yasaklanmıştır.
O tarihten bu yana antibiyotikler sadece veteriner hekimin uygun gördüğü tavuklarda; aynen insanlarda olduğu gibi belirli sürelerde tedavi etmek amaçlı kullanılmakta, reçetesiz antibiyotik satışı da kesinlikle olmamaktadır. Kullanılan antibiyotikler, tavuklar için ruhsatlıdır ve nasıl kullanılacağını içeren prospektüsleri vardır. Ve bu; Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından ruhsatları verilen, denetlenen bir durumdur. Bu satırları okurken 'Antibiyotik kullanılıyor, neden antibiyotikli tavuk yiyoruz?' sorusunu kendinize sorduğunuzu biliyorum.
Burada aynen kendi bünyeniz gibi düşünmenizi tavsiye ediyorum.
Antibiyotiği hastalığınız süresince kullanıyor ve sonrasında kesiyorsunuz. Aynen tavukta da öyle.
Veteriner hekim tavuğa antibiyotiği vermeyi kestikten sonra yasal olarak antibiyotik kalıntısının olmaması için en az beş gün sonra tavuk kesime gönderiliyor.
Yani eğer tavuk antibiyotik almışsa bile antibiyotiğin vücuttan atımı sonrası kesiliyor. Bu da, antibiyotik kalıntısı olmayan tavuk tüketmek anlamına gelmektedir. Ayrıca şu gerçeği de göz ardı etmemek gerekiyor; hasta olmayan tavuğa zaten antibiyotik kullanılması söz konusu bile değil.

HAFTADA üç KERE YENMELİ

Tavuk eti; proteinleri vücutta sentezlenemeyen hem çocukların büyümesi, hem de yetişkin kişilerin kas kaybını önleyecek amino asitlerin hepsini içermektedir.
Büyüyen çocuğun, anne karnında bebeğin sağlıklı gelişimi için annenin, zayıflama diyetinde kas kaybını önlemek için kadın-erkeklerin ve midede sindirilmesi çok kolay olduğu için yaşlıların kırmızı et yerine tercih edebilecekleri en değerli yiyeceklerin başında tavuğun geldiğini açıkça söyleyebiliriz.
Tavuk eti, sağlıklı yağ asidi olan çoklu doymamış yağlardan oldukça zengin olduğundan düzenli tavuk yeme daha az kolesterolün diyet ile alınması demektir. Sodyum içeriği oldukça düşük olan tavuk etinin tansiyon hastaları için en uygun protein kaynağı olduğunu hatırlatmalıyım. B2, B6, B12 gibi sinir sistemini besleyen vitaminler yönünden çok zengin olan beyaz et, bilişsel sağlığımız için de sihirli etkiye sahiptir. Gastrit, ülser, spastik kolon, kalp ve damar hastalıkları ve reflüde kullanılacak tedavi edici özelliği nedeniyle tavuk, sağlıklı yeme düzenimiz içinde bulunması gereken değerli bir yiyecektir.

PAKETLİ ETİ GÜVENEREK SATIN ALIN
Ülkemizde tavuk üretimi yapan tüm tesislerin uluslararası standartlara uygun biçimde olması şart. Şu anda sofralarımıza aldığımız her paketli güvenilir marka tavuğun devlet güvencesi altında veteriner hekimler tarafından denetimi sağlanıyor. Soğuk depolarda bulunan son kullanım tarihi geçmemiş tavukları tüketmek en doğru beslenme davranışıdır.

GÜNÜN BİLİMSEL NOTU
İki önemli araştırma sonucundan bahsetmek istiyorum. Birincisi; Yale Üniversitesi'nden bir araştırma. Journal Academic Pediatrics dergisinde yayınlandı. 12-13 yaşındaki, enerji içeceği tüketen çocuklarda hiperaktivite olduğu tespit edildi. Enerji içeceklerinde bulunan yüksek doz şeker ve kafeine bağlı olan bu huzursuzluk sorunu; çocuğun okul performansını olumsuz etkileyerek ders başarısını düşürüyor. Birçok enerji içeceğinin bir kutusunda en az 40 gram şekerin olduğunu hatırlatan Yale Üniversitesi halk sağlığı doktorları, günde 20 gramın üzerinde olan şeker tüketiminin hiperaktiviteyi tetiklediğini öne sürmektedir. Diğer araştırma ise, Chili cins acı biberin baharat olarak tüketiminin vücudun yağ depolarını eritme rolünü tabletlerden çok daha etkili gösterdiğini bildirmektedir. Chili cinsi acı biberin doğal formunun içerdiği yüksek doz capsaisin adlı maddenin, termojenesiz ve kalori yakım hızını tetikleyerek yağ hücrelerinin sentezini yapan reseptörleri bloke ettiği bildirilmiştir. Araştırma, öğünde eğer fazla yağ alındığı fark edilirse; bol salataya konulan Chili biberinin, yemekle alınan yağı daha depolanmaya gitmeden vücutta yok edebildiğini belirtmektedir.

GÜNÜN SAĞLIĞI İYİLEŞTİRİCİ FORMÜLÜ

Bu hafta soğuk havalarda bedenimize iyi gelecek hastalık kalkanı zerdeçallı tavuk çorbası tarifimi sizlerle paylaşmak istiyorum. Bu özel çorbayı akşam yemeklerinde büyük bir kase içmenizi tavsiye ederim.

Malzemeler:
100 gram kuşbaşı tavuk eti
1 kase taze pazı
1 adet taze enginar
1 adet küçük kuru soğan
4 diş sarımsak
1 tatlı kaşığı tane karabiber
1 tatlı kaşığı zerdeçal
Yarım limon

Yapılışı

Tüm malzemeler düdüklü tencerede az su ekleyerek pişirilir. Piştikten sonra kaşık yardımı ile çıkarılıp tane karabiberle mutfak robotundan geçirilerek bol limonlu servis edilir.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.