Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Osmanlı'nın son döneminde en büyük rolü oynayan ve günümüzde de ismi hâlâ unutulmayan Enver Paşa'nın büyük aşkı Naciye Sultan'a yazdığı mektuplar yayınlandı. Son yıllarda ardı ardına yayınladığı birçok önemli kitapla genç bir talebe çalışkanlığı ve hevesinde olduğunu ortaya koyan Bardakçı, bir süre önce Enver Paşa'nın Orta macerasını anlatan "Enver" isimli eserini yayınlamıştı. Şimdi de bu kitabın devamı olarak Enver Paşa'nın karısı Naciye Sultan'a yazdığı mektupları neşretti. "Nâciyem, Ruhum Efendim" ismiyle Bankası Kültür Yayınları arasında çıkan eserde Enver Paşa "Sevgili melek; cicim, arslanım, sevgili Naciyeciğim; sultanlar sultanı sevgili Naciyeciğim; şekerim ruhum efendim" gibi sevgisini ifade eden hitaplarla başladığı 417 tane mektup yer alıyor.
Enver Paşa, bu mektuplarda karısına özlemini dile getirirken bir taraftan da tarihe not düşmek istemiş. Bu mektuplar paşanın bir tür hatıratı.
Mektuplarda Orta Asya'da kullandığı bayrağının resminden tutun da bölgedeki ufak çatışmalara kadar her şeyi anlatmış.
Enver Paşa, eşinden mektup alamadığı ise kahrolmuş, Bir defasında mektup gelmeyince, "Of! Beni ne kadar üzdün. Sana hitap edecek, zulmünü yüzüne çarpacak söz bulamıyorum. Zâlim, zâlim, zâlim bin defa yüz defa milyon defa zâlim...." şeklinde satırlar kaleme alan paşanın nasıl yakıldığını anlıyoruz.
Enver Paşa, şehid düşmesinden kısa bir süre önce yazdığı 25 Temmuz 1922 tarihli mektubunu "Seni öper, sever, kucaklar, bu mevcudiyet- i maddiyemle, aşk ve iştiyakımla sarılarak canını yakar, Hüdâ'nın birliğine yavrularımla beraber emanet ederim ruhum efendiciğim. Karaağaca çakımla ismini yazdım" diye bitirmiş. Şimdiye kadar Enver Paşa'nın son mektubu diye bilinen bu romantik mektuptan 10 gün sonra Enver Paşa'nın bir mektup daha gönderdiğini, dolayısıyla bu mektubun son mektup olmadığını da bu eserden öğreniyoruz. Bu belgeler hem büyük bir aşkı ortaya koyarken hem de imparatorluğun neden yıkıldığını da açıkça ortaya çıkarıyor. Kitap dikkatli okunduğunda imparatorluğun son 10 yılının hangi psikolojiyle yönetildiğini ve devletimizin beş milyon kilometrekareden Milli Mücadele öncesinde nasıl birkaç yüz bin kilometrekareye düştüğünü anlıyorsunuz.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER
;