YAZARA MAİL GÖNDER Milletvekilleri yan gelip yatıyor mu?

YAZARLAR

Geçenlerde bir arkadaşım da "Milletvekilleri parmak kaldırıp indiriyor sadece, tüm yaptıkları iş bu" deyince anladım ki bu şehir efsanesine inanan hayli fazla. Peki gerçekten böyle mi? Yarım asırdır, Milletvekilleri üzerinden siyaseti, yani halkı aşağılamanın en kestirme sloganı bu, "Milletvekilleri birer robottur!"

Yıpratılmak, karikatürize edilmek istenen milletin iradesi.

Milletvekillerinin maaşından tutun, Meclis'teki deri koltuklara, yedikleri yemeğe kadar medyada milletvekillerini "yem" yapan haberler manşetlere taşındı.

AK Parti Hükümetinin siyasete ve demokrasiye sürekli atıf yapmasıyla birlikte milletvekillerinin toplum nezdinde itibarı yerli yerine biraz otursa da hala vekillere olan genel bakış, özellikle "seçim istemeyen" gazeteciler ve muhalifler nezdinde aynı.

Oysa onlar hangi partiden olursa olsun bu milletin vekilleriydi. Milleti temsil eden vekiller. AK Partili, CHP'li, MHP'li, BDP'li olsun fark etmez. Hepsi belli bir toplum kesiminin onurlu iradesini temsil ediyor.

***

Bir milletvekili ne iş yapar, ne yer, ne içer, seçim döneminde nasıl çalışır diye bir yazı yazmak istedim.

İstanbul'da kendi bölgemin milletvekili ile bir gün geçirmenin, onların temposuna yakından tanık olacağı düşünerek İstanbul milletvekili Harun Karaca'ya ulaştım.

'Bir milletvekilinin bir günü'nü yazma talebime Karaca'dan olumlu yanıt alınca ertesi sabah erkenden düştük yollara.

Sabah ilk durak İstanbul'daki Tokat- Erbaa köy derneklerinden biriydi. Kahvaltıyı orada yapan Karaca, yaklaşık 200 kişiye konuştu, sorunları dinledi, sorularını cevapladı.

İnsanların en çok sorduğu soru "17 Aralık operasyonu"ydu ve Karaca tek tek sorulara yanıt verdi. Türkiye demokrasisinin ve Türkiye'nin geleceği söz konusu olduğunu paralel yapılanmayla mücadele edilmesi gerektiğini tek tek anlattı.

Bir diğer konu da "Dersane" meselesiydi. Dersanelerin dönüşmesi, yıllardır dersane ücreti ödemekten bıkmış herkesi sevindirmiş. Ancak sınavların nasıl olacağı, derslerde eksik olan öğrencilere nasıl takviye yapılacağı konusunda kafalarda bol soru vardı.
***

TEKİRDAĞ'DA ESEN "YEL"

İki saat sonunda Karaca'nın, ikiyüz kişiyle tek tek tokalaşıp hal hatır sormasının ardından oradan ayrıldık. Bir iki dernek ve STK ziyaretinin ve program iştiraklerinden sonra bir gün biter hemen diye düşünürken Karaca, şöförüne "Tekirdağ'a gidiyoruz" dedi. Bu seçim döneminde Harun Karaca aynı zamanda Tekirdağ'ın koordinatör milletvekiliymiş.

Tekirdağ'da ilk durağımız Süleymanpaşa ilçesinin Seçim Koordinasyon Merkezi açılışı oldu. Orada AK Parti Tekirdağ Belediye Başkan adayı Mustafa Yel ile biraz sohbet etme imkanı buldum. Bu seçimlerde Tekirdağ'ı almakta oldukça kararlı olduklarını söyleyen Yel'in anlatımına göre anketler şimdiden Tekirdağ'da esen 'yel'i arkalarına aldıklarını gösteriyor.

Açılıştın sonra Kapaklı ilçesi AK Parti Belediye Başkan adayının proje tanıtım toplantısına katıldık. Toplantı bir düğün salonundaydı ve ağzına kadar insan doluydu. Milletvekili, vatandaşlarla sohbet etti, sorunlarını dinledi, notlarını aldı, konuşmasını yaptı ve 2 saat sonra Kapaklı'dan ayrıldık.
***

Daha sonra Çorlu AK Parti teşkilatının düzenlediği 3 bin araçlık konvoyla iki saati aşkın şehir turu yapıldı. Saat 18.00'ı gösterdiğinde öğle yemeği dahi yiyemediğimizi hatırladım. Dermanım kalmamış, takatim tükenmiş vaziyette homurdanarak yemek yiyip yemeyeceğimizi sordum.

Saat 20'yi gösterirken AK Parti Tekirdağ teşkilatının yemeğine yetiştik. Salona girdiğimizde insanlar büyük bir coşkuyla ve ellerinde bayraklarla fonda çalan Dombra'ya eşlik ediyordu.

Ses çok yüksek ve ortam çok kalabalıktı. Yorgunluktan oracıkta yere yığılacağımı hissediyordum.

Konuşmalar, sorular, sorunlar, cevaplar, sarılmalar, tokalaşmalar, sloganlar, sevgi gösterileri gün boyu bize eşlik eden rutindendi artık.
***

Saat akşam 22:00 olmuştu ve ben "Oh nihayet bitti artık eve döneceğiz" derken Harun Bey "Bizim SKM toplantımız başlıyor" diyerek AK Parti Tekirdağ Belediye Başkan adayı Mustafa Yel ve ekibiyle girdiği toplantıdan 23:30'da çıktı.

Ben iflas etmiş durumdaydım. Saat 23:45'te İstanbul'a dönmek için yola çıktık. Ayaklarımı, bedenimi hissetmiyordum artık.

Harun Bey'in şöförü Mustafa söze girdi, "Meryem Hanım şanslısınız sakin bir günde bizimle oldunuz. Normalde böyle 6-7 programa değil 13-14 programa katılıyoruz. Hep sahalardayız. Seçim dönemlerinde günde 500 km'den aşağı yol yapmıyoruz" dedi.

Pestilim çıkmış durumda Karaca'ya, bu temponun dayanılacak gibi olmadığını söyledim, gülümsedi. O da bana, 10 gün önce ilk torununun doğduğunu ve onu bile bir kez görebilme fırsatı bulduğunu ifade etti.
***

Milletvekilliğinin, öyle sanıldığı gibi el kaldırıp indirmekten ibaret yan gel yat bir meslek olduğunu sananlara, bir günlerini bir vekille geçirmelerini tavsiye ederim. Öyle bol keseden atmak kolay.

Toplantılara katılan herkesin AK Partili olduğunu düşünüyorsanız aldanıyorsunuz.

Gittiğimiz yerlerde her düşünceden ve kesimden insanlar da vardı. Mesela oyunu aslında CHP'ye vereceğini söyleyen birisi, 17 Aralık'tan bu yana yaşananların "yolsuzluk" meselesi olmadığını, Türkiye'ye bir saldırı olduğunu söyledi. Ben şaşırınca Harun bey, sadece CHP'li değil MHP'den ve başka partilerden olup bu meselede AK Parti ile aynı düşündüklerini söyleyen çok kişiyle karşılaştığını anlattı.
***

Seçmen kimi zaman kızarak kimi zaman övgüyle kimi zaman da en sert şekilde vekiline çıkışabiliyor.

Ve vekil, velinimeti olan vatandaşın her derdiyle ilgilenmese bunun hesabını sandıkta vereceğini biliyor. İçinden çıkıp geldiği kendi insanlarının tepkisini de direkt olarak alıp siyasal alana taşıma gücü buluyor.

Sadece hergün binlerce insanın sorumluluğunu hissetmek, onların sorunlarıyla ilgilenip sorularına cevap verebilmek de cidden çok zor ve bilgelik isteyen bir iş.

Gece veda vakti geldiğinde "Harun Bey, Allah kolaylık versin işiniz gerçekten çok zor" dedim. Karaca'nın gözlerinde yorgunluğun değil millete hizmet etmenin tebessümünü gördüm. Milletin vekaletini taşımak, gönül vermeden yapılabilecek bir iş değil gerçekten.

NOT: Berkin Elvan daha bir çocuktu. Gençliğin ne olduğunu bilemeden hayatını çaldılar. Allah ailesine sabır versin. Onun bedenini ateşe çevirip yeni Berkin'ler olsun diye uğraşanlara da Allah fırsat vermesin.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.