YAZARA MAİL GÖNDER Kim bu gazeteciler, anlamadık ki?

YAZARLAR

Türkiye, 12 yıldan bu yana atılan demokratikleşme adımları ile şaşırtıyor. Gezi ve 17 Aralık parantezine sıkışmış 'nefret çocukları'nın gözleri kinle perdelendiğinden bu adımları yok sayıyor.

"Bunlar irticacı" sloganından, "Vatanı satıyorlar" klişesinden umduğunu bulamayan Hükümet karşıtları, uzun zamandır "Türkiye'de basın özgür değil" argümanına sarıldı. Muhalefet partileri ve Hükümet karşıtı tüm cephe dünyaya, "Basın özgürlüğü" konusunda Türkiye'yi şikayet etme yarışına girdi.

***

Algı operasyonunda, demokrasinin tek kutsalı saydıkları "Basın özgürlüğü" sakızını daha epey çiğneyecekleri geçen hafta bir kez daha ortaya çıktı.

"Nefret çocukları" için geçen hafta gündem, Freedom House'un Basın Özgürlüğü Raporunda Türkiye'yi 'kısmen özgür' ülkeler listesinden çıkararak 'basını özgür olmayan' ülkeler listesine alması oldu.

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu da Freedom House'un raporuna "Bu, Türkiye'ye son dönemde yapılan algı operasyonlarından biridir. Türkiye'yi hiç kimse bu kategorilerde ele alamaz" diye itiraz etti.
***

Madem Türkiye'de basın 'özgür değil' ve madem Türkiye'de 'Hükümet basına baskı yapıyor' o zaman bu manşetler, bu köşe yazıları nerede yazılıyor?

"Katil Başbakan" , "Diktatör-Yalancı" diye manşetler atılıp Başbakan'ın evlatlarına kadar tüm ailesi nasıl hedef gösterilebiliyor?

Bir köşe yazarı, "Başbakan'ın mezarına tükürmesinler diye başında Toma bekleyecek" diye gazetesinde yazıyor ve basın özgür değil(!) Basının özgür olması için o yazarın daha ne kadar ağır bir küfür etmesi gerekiyor acaba?
***

'Nefret çocukları'nın çiğnediği diğer balonlu sakız da "Tutuklu gazeteciler" meselesi. Yıllardır sıkılmadılar bu yalanı kullanmaktan.

Bazen öğretmenlere, bazen doktorlara filan atfettikleri mesleki kutsiyeti, nicedir gazeteciler için kullanıyorlar.

Gazetecilik kutsal bir meslek değildir. Gazetecinin suç işlemeyeceğine dair bir garanti mi var? Cebinde kart taşıyan her gazeteci illa gazetede yazdıkları ya da siyasi nedenlerle mi içeri girer? Gazeteci de kriminal bir vakanın faili olamaz mı?
***

"Türkiye'de kaç tutuklu gazeteci var ve bu gazeteciler neden tutuklanmış?" diye Adalet Bakanlığı'nı aradım.

Türkiye'de 44 tutuklu gazeteci varmış.

Bunlardan 18'inin yargılaması tamamlanmış ve hüküm almış. 11 kişinin yargılaması tutuklu olarak devam ediyor.

14 kişi değişik tarihlerde tahliye olmuş. Tutuklu denilen bir kişi de kayıtlarda hiç görünmüyormuş bile. 14 kişi tahliye edildiğine ve 1 kişi de kayıtlarda olmadığına göre geriye kalıyor 29 kişi. Bu kişilerin tutuklanma nedenleri arasındaki suçlar ise şöyle:

Terör örgütleri ile bağlantılı olmak,
Tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurmak,
Molotof atmak,
Küçük yaştaki çocukların örgüte katılımını organize etmek,
Ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın almak, taşımak veya bulundurmak,
Yasadışı Silahlı Terör Örgütü Kurmak, propaganda yapmak,
Silahlı soygun, karakol bombalamak, silahlı saldırı, haraç toplamak,
Resmi belgede sahtecilik vs…
Ve bu 29 kişilik listedekilerin sadece 6 tanesinin basın kartı var.

Anlayacağınız, evindeki bilgisayardan 4 yaprak çıktı alarak örgüt dergisi çıkardığını zannedenler de, Molotofçu nefret çocukları da 'Beyaz solcular' için gazeteci.

Meslekleri kutsamayı bırakın, gerçeklere bakın!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.