YAZARA MAİL GÖNDER Erdoğan "Diktatör" olmak için ne yapmış?

YAZARLAR

Bizim muhalefet partileri enteresan. CHMHP'den bahsediyorum. Mısır'da Sisi'ye "diktatör", askeri darbeye "darbe" diyemeyeni "Çatı Aday" seçtiler. Suriye'de Esed'e de "Diktatör" diyemiyorlar ama onlar için Erdoğan "Diktatör!"

***
Peki Erdoğan "Diktatör" olmak için ne yapmış? Yeni evlenen gençlerden "Üç çocuk" istemiş.
Yaptırımı olmayan, insani bir talep. Üç çocuk istemeyen yapmaz, bu kadar!

Sigarayla, alkolle mücadele ediyormuş. Yeşilay'cı bir Başbakan, ne var bunda?
Efendim vapurdan inen gençlerin giyimine karışıyor ve kürtaj yaptırılmasına karşı çıkıyormuş.
Başka?
Gezi Vandallarını hedef gösterip polise "Öldürün hepsini" diyormuş. Bunun böyle olmadığını onlar da biliyor ama takmışlar "Diktatör"e! Hem 'Diktatör' görmemişler hem de 'hassaslar' herkesten!
***
Başbakan Erdoğan "Diktatörlüğü" hak etmek için şunları da yaptı ama.
70 bin insanın katledildiği, sığındığı mağaralarda gazla öldürüldüğü Dersim'den özür diledi.
Yine CHMHP'lilerin "Cesursan 12 Eylül paşalarını yargıla" dediği 80 darbesini ilk kez yargı önüne çıkarttı.

Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya daha dün müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Gayrimüslimlerin, el konulan mallarını iade etti. Kürtçe üzerindeki yasakları kaldırdı.
TRT Şeş'i, Kürdoloji Enstitüsü'nü açtı. Kürtçe'yi seçmeli ders yaptı.

Kürtçe propaganda yasağını kaldırdı, değiştirilmiş yer isimlerini iade etti. Şimdilik özel okulda Kürtçe eğitimin önünü açtı.

Ermeni tehcirinden dolayı üzüntülerini bildirdi. En önemlisi 30 yıldır ülkenin enerjisini tüketen, 50 bin gencin ölümüne yol açan Kürt sorunu konusunda elini taşın altına koydu.

Çözüm süreci ve müzakerelerin başlamasıyla birlikte 18 aydır, şehit haberleri gelmiyor.
OHAL uygulaması ve Fail-i meçhul cinayetler bitti.

"İşkenceye sıfır tolerans" denilerek, işkence davalarındaki zamanaşımı kaldırıldı. Siyasi partilerin kapatılması zorlaştırıldı. Askeri vesayeti kaldırmak için MGK Genel Sekreterliği sivilleştirildi.

Anayasa Mahkemesi'ne Bireysel Başvuru hakkı getirildi. Nefret suçlarına düzenleme getirildi.
İlkokullardaki öğrenci andı uygulaması kalktı. Kamu kurumlarında başörtü yasağı kaldırıldı.
***
Başbakan Erdoğan'a "Diktatör" diyenlerin kendisi de buna inanmıyor diye boşuna demiyorum.
Bakın "Çatı Aday" olarak İslam İşbirliği Teşkilatı'nın Genel Sekreteri Ekmeleddin İhsanoğlu'nu gösterdiler. Bu Başbakan'ın sürekli bahsettiği "Yeni Türkiye"nin bir zaferidir.

CHP ve MHP'nin hangi gerekçeyle olursa olsun, AK Parti adayına karşı kendi partilerinden birini çıkaramamasıdır mesele.

Ekmeleddin İhsanoğlu'nun paralel ödüller alması, D Tipi ve C Tipi medyada sevinçle karşılanması, mühendislik projesi olması, laikçi elitistlere yakın durması, E. Özkök tarafından methedilmesi filan çok önemli değildir.

Sadece Çatı Adaylığı sürecinin arka planının görünenden 'derin' olduğunu gösterir. Muhafazakarların tanıdığı ama AK Partili olmayanların tanımadığı bir aday İhsanoğlu.

Çünkü Ekmeleddin İhsanoğlu CHP'li, ulusalcı veya laikçi bir bürokrat olarak değil İslam İşbirliği Teşkilatı Genel Sekreteri olarak bilinmektedir.

Belki hayatı boyunca CHP'ye oy vermemiştir. Ve bu insanın CHP'nin Çatı Aday'ı olarak tercih edilmesi önemlidir.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.