YAZARA MAİL GÖNDER Cemaat, sosyal medyada nasıl çalışıyor?

YAZARLAR

Sosyal medyanın dünyadaki gelişimini erken fark eden Cemaat, sosyal medyayı bir tür fethedilecek alan olarak gördü. Türkiye'de sosyal medyanın 5. güç haline gelmesiyle birlikte de bu alanı özellikle boş bırakmamak için cemaat tabanına sürekli sosyal medya hesapları açması konusunda propaganda yapmaya başladı.

Bütün savaşını sosyal medyaya kaydıran Cemaat, neredeyse 24 saat sosyal medyada etkin durumda. Bu alanı asla boş bırakmamak gibi bir amaçları var artık. Ama yanıldıkları bir konu var. Nasıl ki 28 Şubat'ta atılan medya manşetleri milletin önüne engel koyamadı, millet nezdinde karşılık bulamadı ise sosyal medyanın da zannettikleri kadar toplumsal bir karşılığı yok.

***
Özellikle dershanelerin kapatılması gündeme geldiğinde bu sosyal medyada hesap açma propagandası, öğrenci yurtlarında adeta bir baskı haline getirildi.

Ve Cemaatin sosyal medyada ki tetikçileri, trolleri, yazarları ve diğer operasyonel hesaplar "sosyal pencere" adlı trol hesabı herkesin takip etmesi konusunda ellerinden geleni yaptı. Bu ve benzeri hesaplarla herkese "objektiflik ayarı" çeken Cemaat yazarları, kendi takipçilerine de bunu adeta bir görev gibi duyurdu.
***
Yıllarca polis operasyonlarında önce "kimliği belirsiz ihbar", sonra "Savcıdan dinleme kararı", ardından "Gözaltı" ve "İddianame hazırlığı" geliyordu. Formül buydu.

17-25 Aralık darbe girişimlerinin ardından ise bunu sosyal medya üzerinden formüle etmeye başladılar. Mesela önce sembol kavramlar bulup bunları fetişleştiriyorlar. "Haram yemedik", "Yolsuzluk var", "Hırsız var", "Ayakkabı kutusu", "Baklava kutusu" vs. gibi ithamları milyonlarca kez alakalı alakasız herkese mesajlıyorlar.

Örneğin bu paralel hesaplar Hükümet'e yakın gördükleri isimleri de hedefe koyup saldırıya geçiyor. Kim Hükümet'in icraatlarını olumlu buluyorsa, o kişiye karşı itibar suikastına girişiyorlar. Aynı 'yolsuzluk' ve 'hırsızlık' ithamlarını ona yöneltiyorlar. Hedefe giden yolda ulusalcı, Gezici, Kemalist vs. fark etmiyor, AK Parti düşmanı herkesi de "Yoldaş" kabul edip propaganda hedef kitlesini genişletiyorlar.

Bu operasyonel hesaplar, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a, ailesine, Hükümet'e, Bakanlara ve Hükümete yakın gazetecilere her gün hakaret ve iftiralar atmaktan geri durmuyor.

Bu hakaret ve iftiraları da yine cemaat yazarları retwet (Çoğaltarak) ederek kendi takipçi hakkında üzerine olumlu bir yazı yazan tweet atan kişiler hakkında takipçi sayısı az olan bir trol tarafından hedef haline getirilebilecek bir twit atılıyor.

Sonra bu operasyonel trol hesapları tarafından anında retwet ediliyor. Ardından hedefe konulan kişinin özel hayatından tutun fikirlerine kadar onu itibarsızlaştırmak için her yöne ve herkese tweetler atılmaya başlıyor. Bir nevi "sosyal linç" yani. Bu tutum ile hem o kişinin gözünün korkutulup geri çekilmesi isteniyor hem de millete gözdağı verilmeye çalışılıyor.

Sadece Twitter'da 4 milyon sahte hesap varmış. Neredeyse yarıya yakını fake yani (sahte) hesap. 10 milyondan fazla da sahte Facebook hesabı var. Bu milyonlarca hesabı evde canı sıkılan ergenler açmıyor herhalde.

Tehdit, şantaj, yıldırma ve provokasyon amaçlarıyla kullanılıyor bu hesaplar. Böylece, sosyal medya müthiş bir kitlesel manipülasyon silahına dönüştürülüyor. Hedefe giden yolda her sahtekarlığı meşru görenlere karşı dikkat edilmeli. Hem devlet hem de millet olarak!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.