YAZARA MAİL GÖNDER Paralel cephenin AB'si

YAZARLAR

Mısır'da halkın oylarıyla Cumhurbaşkanı olan Muhammed Mursi'ye göstere göstere darbe yapan Sisi'ye karşı çok demokrat AB ve ABD ne demişti? Hiçbir şey! 'Darbecisin' bile diyememişti.

Geçen yıl bu vakitler Mısır'daki gibi Türkiye'de de seçilmiş hükümete, Başbakan'a, bakanlara, belediye başkanlarına 'yolsuzluk' kılıfı altında darbe girişimi yapılmıştı.

Emniyeti, yargıyı, bürokrasiyi ele geçiren şer şebekesinin millete karşı giriştiği bu darbeye karşı ne diyordu peki 'demokrat' AB yöneticileri? Hiçbir şey!

Beşşar Esed yüz binleri öldürüp, milyonları sürgüne mahkûm ederken ne yapıyordu AB ve ABD?

Yine hiçbir şey!

Peki Paralel'den AB'ye ve ABD'ye kadar pek sevdikleri "Güneydeki ülke" İsrail, Gazze'de sivilleri bombalayıp bin 500 insanı katlederken nasıl bir duruş sergilediler, terör devleti İsrail'e ne dediler? Hiçbir şey!

***
Fakat aynı ABD, aynı AB ne olduysa üç haftadır Türkiye'ye karşı tepinmeye başladı. Türkiye'de de AB ile aynı zihniyete sahip birçok kesim var. Tamam çoğu marjinal ama hedefteki isim Erdoğan olunca onlar da hemen kol kola verip yan yana hizalanıyorlar.

Geçen yıl kapalı kapılar ardında kendilerine "Tayyip gidecek" sözü verilen tüm partiler, tüm gazeteler, tüm televizyonlar, tüm yazarlar, tüm aydınlar, tüm STK'lar bugün boşuna birer "Paralel Yapı" militanına dönüşmedi.

***
AB'nin ve onun Türkiye'deki dostlarının "Basın özgürlüğü katlediliyor" diye hoplamalarının sebebi ne?

Paralelinden Kemalistine, AB'cisinden solcusuna el ele verip isyan ettikleri şey, gazetecilik faaliyeti için değil 'Tahşiye kumpası' için ifadelerine başvurulan iki kişi.

Türkiye Cumhuriyeti, küçük bir Risale-i Nur Grubuna bağlı 122 insanı kumpas kurarak haksız yere aylarca hapse atan yapının üstüne gittiği için, "bağımsız medyaya baskın" diyorlar. Sisi'ye, Esed'e, İsrail'e gıkı çıkmayan AB, aniden Türkiye'ye kükrüyor!

***
Dün Konya-İstanbul YHT seferlerinin açılış töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, tam da bu ikiyüzlülüğü deşifre ediyordu:

"AB içinde birileri çıkıyor Türkiye'de hukuk içinde yapılan operasyonla ilgili peşin hüküm veriyor. Mürebbiye edasıyla parmağını sallayarak Türkiye'ye akıl vermeye çalışanlar karşılarında o eski Türkiye'nin olmadığını bilsinler. Türkiye'ye demokrasi dersi vereceklermiş. Buraya gelsinler de Türkiye size demokrasi dersi versin."

55 yıl önce Türkiye'nin AB'ye başvurduğunu ve 55 yıldır bizi oyaladıklarını ifade eden Erdoğan, "Kimse kusura bakmasın biz AB'nin kapıkulu değiliz. Biz millet olma şuuru içinde alacaklarsa alırlar. Almayacaklarsa almazlar" dedi.

***
AB basını, önce denizlerde ölüme terk edilen yüz binlerce mülteciye nasıl davrandığını konuşsun. Yoksul Asyalıları ülkelerine sokmamak için aldıkları insanlık dışı tedbirleri sorgulasınlar.

AB, 18 tane AB ülkesinin aldığı 130 bin mülteciye karşılık, 2 milyon mülteciyi kabul eden Türkiye'ye laf etmeden önce bir düşünsün.

AB-Amerika basını basın kuruluşları şunu demiş bunu demiş çok da önemli değil. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın da dediği gibi bugünlere manşetlerle çarpışılarak gelindi. Ha yerli(!) manşetler ha yabancı manşetler fark etmiyor zaten.

Her 'Demokrasi' denildiğine AB'nin, insan hakları konusundaki ikiyüzlülüğü akıllara geliyor. Her 17 Aralık'ta da Paralellerin demokrasiye ve Türkiye Cumhuriyeti'ne ettiği ihanet gelecek akıllara…

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.