YAZARA MAİL GÖNDER Kadınların iktidarı; AK Parti

YAZARLAR

Ağır kış günlerinde, iliğine kadar soğuğu hissederdi. Çatlamış ellerinden kan sızmasını önlemek için zeytinyağı iyi geliyordu. Sobanın geceden kalma kül dolu kovası, kahvaltıdan önce boşaltılmaydı. Annelik böyle bir şeydi.

Kendisi üşüse de çoluk-çocuk üşümesin diye her ama her sabah bu tören yapılmalıydı. Bir anne için bu yaptığı belki de en hafif fedakârlıktı. O annesinden, annesi de ninesinden böyle görmüştü çünkü. Asırlardır her kış yaşanan ritüeldi bu; soba külü boşaltmak.

***
Bir gün şehre doğalgaz geldi. Yüz yılların çilesi bitti. Bu annenin ideolojisi artık "Hizmet" oldu.
Eşi veya ailedeki 'iktidar sembolü' erkekler ne derse desin o sandık başına gittiğinde oyunu hep 'hizmet'ten yana kullandı.

***
Yukarıdaki öykü anonimdir. Hepimizin, ailemizin, annelerimizin, ablalarımızın, komşularımızın başlarından geçen anonim bir öykü. Prof. Dr. Erol Göka hocanın Yeni Şafak'ta art arda yayınlanan "AK Parti ve kadın seçmen" ile "Kadınların gönlü hala AK Parti'de mi?" başlıklı yazılarını okuyunca aklıma geldi. AK Parti ile kadınlar arasındaki bu çok önemli "doğalgaz köprüsünü" kurmamak olmazdı.

***
Bu milletin, teoriden, slogandan, her şeye 'Hayır' diyen siyasetten bıktığını bilenler başarıyor işte. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakanlığı döneminde bütün seçim mitinglerinde bu gerçeğe parmak basıyordu.

Kampanyalarında, merhum kendi annesi Tenzile hanımdan yola çıkarak tüm annelerin bu kahırlı "Soba külü" çilesini ayrıntılı şekilde tasvir ediyor sonra da alandaki kadınlara soruyordu; "Şimdi var mı böyle soğuk kış günlerinde soba külü boşaltma eziyeti?" Alandaki kadınların sesi, en gür şekilde işte bu soruya cevap verirken yükseliyordu; "Hayıır!"

***
Erol Göka, "İnsanımızı, özellikle kadınları iradesi olmayan, işaret edilen yere oy veren bir "yığın" olarak görenler, kırk seçimde daha boylarının ölçüsünü alsalar bundan asla ders çıkarmayacaklar" diyor.

Göka, AK Parti'nin, enerjimizi tüketip duran, evlatlarımızın kanımızın dökülmesine yol açan Kürt meselesini barışçı biçimde çözmeye cesaret ederken, ekonomik hamlelerle refahı tabana yaymaya çalışırken en büyük desteği, şehirlerde ailesinin gelecek endişesini üstlenmiş kadınlardan aldığını söylüyor. Çok doğru söylüyor…

***
Aynı şekilde önceki gün de Akşam'daki köşesinden Etyen Mahçupyan, bazıları görmek istemese de Türkiye'nin artık çok farklı bir noktada ve AKP'nin seçmen tabanının giderek çoğullaştığını tespit ediyor ve ekliyordu; "Bu yeni hayatın asıl aktörü kadın, çünkü parayı o harcıyor. Ayrıca harcanan para da artık çok daha fazla çocuğa, sağlığa ve boş zaman kullanımına gidiyor…"

***
Evet Türkiye'deki değişimi anlayamayanlar, annelerin yeni rollerini ve taleplerini de anlayamıyor. Anneler bütçe yapıyor, çocuğunun eğitimiyle ilgili kararlar alıyor, eşini yönlendiriyor, yuvayı yapıyor…

Anneler, ailedeki erkeklerin "Oy ver" dediği parti yerine, küllenmiş derdine çare olan partiye veriyor oyunu. Madem memleketin yarısı kadın, o zaman iktidarın en temel dinamiği de kadınlardan gelen oylardır.

Erkek evde iktidar olduğunu zannede dursun, kadınlar üç dönemdir ülkenin iktidarını belirliyor…

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.