YAZARA MAİL GÖNDER Kılıçdaroğlu, Suriyelileri silah zoruyla mı gönderecek?

YAZARLAR

Bu meselenin siyasetle, seçimle, iktidarla, muhalefetle ilgisi yok. Eleştirilen bir dış politikanın konusu filan da olamaz.

Duyarlılık kasmak veya hümanist takılmakla da ilgisi yok. Asgari bir insani hassasiyet, asgari bir merhamet duygusuyla ilgili.

***
Kılıçdaroğlu geçen hafta aynen şöyle konuştu: "Sözüm söz, Ortadoğu'ya barışı getireceğiz. Hiçbir ülkenin iç işlerine karışmayacağız. Suriyeli kardeşlerimizi de geri göndereceğiz. Kusura bakmayın. Her insan doğduğu toprakta mutlu olur, her insan ülkesinde mutlu olur."
***
Bu bakış açısı, bu zihniyet basit, gündelik bir politik tepkiyle veya Suriyeli mültecilerden rahatsız seçmenlerin oyunu almak için yapılmış bir açıklama değil. Çünkü Kılıçdaroğlu daha önce de bu Suriyeli "tehciri"nden bahsetti. Dolayısıyla gündemin yoğunluğu gerekçesiyle geçiştirilecek basit bir konu değil.
***
Mesele Suriyelilerin ülkemizdeki hayat koşullarıyla da ilgili değil. Onların vahşetten, zulümden kaçarak buraya sığınmış olmalarıyla ilgili.

Sadece şu soruyu cevaplamasını bekliyoruz: Hepsi ülkelerindeki savaştan, ölümden, katliamdan kaçarken Türkiye'nin onlara sunduğu imkanlar veya verdiği vaatler için bu ülkeye gelmedi. Peki, onları doğdukları ancak can havliyle kaçtıkları topraklara nasıl göndereceksiniz?
***
Evet sorumuz bu.

Belene kamplarında ölmemek, işkence görmemek için Bulgaristan'dan kaçan Türkler, Saddam'ın zulmünden kaçan Kürtler gibi bu ülkenin merhametine sığınmış bu insanları silah zoruyla mı göndereceksiniz ülkelerine?

Yani hala oluk oluk kanın aktığı Suriye'ye ülkemizdeki 1 milyon 600 bin Suriyeliden kaçının gönüllü olarak dönmek istediğini sanıyorsunuz?

Zalimden kaçan Suriyeli mazlumların kimliği, ırkı, mezhebi değil sadece "insan" olmaları, onları ölüme geri göndermemek için yeterli değil mi?
***
Stalin'in Çerkeslere, Ahıskalılara, Kırımlılara reva gördüğü 100 yıllık "tehcir" politikasını mı uygulayacaksınız "Suriyeli kardeşlerinize?"

Kılıçdaroğlu, "Her insan doğduğu toprakta mutlu olur" diyor. Evet doğduğu ancak her gün bombalarla öldüğü, katliam korkusu yaşadığı, devlet diye bir organizasyonun kalmadığı topraklarda insan nasıl mutlu olabilir?

"Kılıçdaroğlu'nun Esed'e geri gönderip öldürtmek istediği Suriyeli mazlumların 900 bini 19 yaş altı ve 65 yaş üzeri, 830 bini de kadın."

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.