YAZARA MAİL GÖNDER Caz ve diplomasi

YAZARLAR

2011'de alınan bir kararla, Unesco her yıl 30 Nisan tarihini, uluslararası caz günü ilan etti. Bu yıl ikincisi kutlanan bu güzel günde, İstanbul'un caz şehri seçilmiş olması, son derece önemli bir kamu diplomasisi başarısı olarak da tarihe geçti. Aya İrini'de düzenlenen kutlama, hem cazın efsane isimlerini bir araya getirdi, hem de Martin Luther King gibi bir liderin aynı ismi taşıyan oğlu başta olmak üzere, dünyada kendini eşitsizlik ve ayrımcılıkla mücadeleye adamış önemli isimler bu etkinliğe katıldılar. Bir milyar kişiye uydu yayınıyla ulaşan bu gösteri, dünyada 196 değişik ülkede aynı anda yapılan başka etkinliklerle desteklendi.
Neden caz? Tümüyle özgürlük açlığı içinde olan Amerikalı zenci kölelerin can havliyle yarattıkları bir müzik olması, caza bu denli önemli bir işlev yükler mi? Caz, ayrımcılığa karşı, halkların dayanışmasını temsilen, evrensel bir araç olarak bugün kabul görüyor. En zor kölelik koşullarında dahi, insanların bir araya geldiklerinde nasıl güzellikler yarattıklarının bir simgesi olarak benimseniyor.
Yirminci yüzyılın ilk yarısı, ABD'de ırk ayrımcılığının çok yoğun olduğu dönemlerdi. Caz, alt tabakaların müziği olarak kaldı, beyaz müzisyenler caz icra etmek için yüzlerini siyaha boyayıp sahneye çıkmaktaydılar. Siyahi müzisyenlerin sahneye çıkabilmeleri bile başarı addedilirdi. Yalnızca zencilerin çaldığı barlar ya da depolarda caz icra edilebilirdi.
Bu döngüyü ilk kıran 1934'ten, vefat ettiği 1944'e kadar Türkiye'nin Washington büyükelçisi olan Münir Ertegün oldu. Massachussets caddesinde bulunan Büyükelçiliğin kapılarını, oğlu Ahmet Ertegün'ün gençlik partisi için siyahi caz müzisyenlerinden oluşan orkestraya açtı. Bu olay, ABD'de tüm Afrika kökenli Amerikalılarca bilinir ve önemli bir tarih olarak hatırlanır.
Yaşadığımız güzel ve tarihi girişim, Thelonius Monk Jazz Enstitüsü'nce önerildi. Unesco devreye girerek, ilki Paris'te düzenlenen Uluslararası Caz Günü'nü İstanbul'da yapmak istediklerini iletti. Temsilciler Meclisi, uluslararası caz gününün İstanbul'da kutlanması yolunda bir tavsiye kararı alarak, Ahmet ve Nasuhi Ertegün'ün ABD'de caz müziğine ve plak endüstrisine katkılarından sitayişle bahsetti. Washington Büyükelçisi Namık Tan'ın büyük beceriyle bu girişimi kesinleştirmesi, Kültür Bakanı Ömer Çelik'in baştan itibaren güçlü desteği, tarihi bir başarının temelini attı. İKSV'nin, Bülent Eczacıbaşı'nın zarif başkanlığında ev sahipliğini gerçekleştirdiği bu etkinlik için, hepsi yürekten bir teşekkürü fazlasıyla hak ediyor.
Kamu diplomasisi, hem müzik gibi bir evrensel dili kullanıyor, hem de birbirine hiç benzemeyen Amerikan ve Türk toplumlarını bir araya getirecek zarif ve sağlam bir köprü oluşturuyor. Soğuk savaşın başından bu yana ilk kez, ABD ile olan ittifakımız giderek ciddi biçimde, askeri ve jeostratejik alanların da dışında gelişiyor. Türkiye tarafından bu önemli etkinliği İstanbul'a taşıyan tüm kişiler de, "kamu diplomasisi böyle yapılır" dedirttiler. Hizmeti geçen herkesin ellerine, akıllarına sağlık...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.