YAZARA MAİL GÖNDER Almanya'da yeni dönem

YAZARLAR

Başbakan Erdoğan Almanya'ya önemli bir ziyaret gerçekleştirdi. Brüksel zirvesi, Fransa Cumhurbaşkanı'nın Türkiye ziyareti, Cumhurbaşkanı Gül'ün İtalya ziyareti ve Almanya görüşmeleri, İspanya'dan önümüzdeki günlerde yapılacak bir Türkiye ziyaretiyle birlikte, bir ikili görüşmeler bütünü oluşturuyor.
Birleşik Krallık dışında, AB'nin en büyük dört ülkesiyle en üst düzey ikili görüşmeler, Türkiye- AB ilişkileri için yeni bir dönemin başladığına işaret ediyor.
Burada açıklık getirilmesi gereken temel bir husus var: AB ilişkileri, sadece "açılan/ kapanan fasıllar" denklemine hapsedilirse, Türkiye de AB de bu sistemi çok daha uzun bir zaman sürdürebilecek gibi görünmüyor. Kendi iç işleyişinden dolayı AB, bir üye devlet (mesela Kıbrıs Rum Kesimi) onay vermezse, yeni bir fasıl açmakta çok zorlanıyor. Zannedildiği gibi AB, büyük devletlerin küçük devletler üzerinde baskı kurarak istedikleri siyaseti dayatabildikleri bir sistem değil. AB, büyük ölçüde, küçük devletlerin kendilerini "ezilmiş" zannetmemelerini sağlayacak bir sistem. Bu nedenle büyük ülkeler küçük ülkelere çok sayıda ödün vermek ve daimi bir istişare sistemi yürütmek zorundalar.
Küçük ülkelerin bir veya ikisinin, AB'nin geleceğini ilgilendiren bir konuda, AB ülkelerinin büyük çoğunluğunun arzularına karşı gelerek işbirliği kanallarını tıkaması nereye kadar mümkün? Başbakan Erdoğan'ın ziyareti, muhtemelen bu sorunun ilk yanıtlarını alabileceğimiz bir dönüm noktası olacak. Almanya'da seçimler sonrasında güç de olsa kurulan "büyük koalisyon", Angela Merkel'in liderliğini bir anlamda dengeleyecek üç Sosyal Demokrat ismi de siyaset sahnesine çıkardı. Birincisi, seçimlerde Merkel'e rakip olan Peer Steinbrück, ikincisi hükümette Dışişleri Bakanlığı'nı üstlenmiş olan Frank Walter Steinmeyer, üçüncüsü de SPD Başkanı ve koalisyon görüşmelerinin başarılı mimarı, hükümette Ekonomi ve Enerji Bakanlığı'nı üstlenmiş olan Sigmar Gabriel. Başbakan, son ikisiyle kritik görüşmeler gerçekleştirerek, gelecekte atılacak siyasi adımlar için önemli bir temel oluşturmayı hedefliyor.
Türkiye ile AB'nin önünde ortak bir soru ve bu soruya verilmesi gereken ortak cevap arayışı var: ABD'nin giderek müttefiklerine daha fazla sorumluluk verip ayrılmak istediği Avrupa kıtası ve Ortadoğu'da, gelecek nasıl kurgulanacak? Bu coğrafyada iki ayrı toplum projesi belirginleşiyor. Birincisi, AB'nin ve Türkiye'nin temsil ettiği demokratik, katılımcı, seçmen kontrolüne dayalı açık toplumlar aracılığıyla büyüme ve gelişme; ikincisi ise, demokratik olmayan rejimler aracılığıyla büyüme. Bu ikinci örnekte, Rusya Federasyonu başta olmak üzere eski sosyalist ülkelerin bir bölümü, Ortadoğu'da Tunus ve biraz Libya dışında, genel olarak iktidarda olan rejimler bulunuyor. Bu ikilemde, işbirliğinin artırılması ve derinleştirilmesi, ortak bir geleceğin kurgulanması AB ve Türkiye için en acil ihtiyaç ve hedef olarak giderek ortaya çıkıyor. Türkiye'nin içinden geçtiği tüm zorluklara, yanı başında yaşanan kanlı savaşlara, uluslararası platformlarda maruz kaldığı sinsi kumpaslara rağmen, Alman Şansölyesi ile Türk Başbakanı'nın ortak basın toplantısının uyumlu ve yapıcı bir atmosferde geçmesi, tarafların birbirini daha iyi anlama ve birbirine destek olma konularında gösterdiği ortak irade bu analizi doğruluyor. Şansölye, çifte vatandaşlık, iki yeni faslın açılması ve vize konusunda çok olumlu sözler söyledi. Başbakan Erdoğan'ın da, Almanya'daki Türk diyasporasının entegrasyonu konusunda Şansölye Merkel ile tam bir görüş birliği içinde olduğunu tekrarlaması, yakın gelecekte Türk-Alman ilişkilerinin olması gereken ivmeyi kazanacağının işareti olarak algılanabilir.
Uluslararası ilişkilerde, kimi zaman bir ortaklığı kaybetmenin maliyetini hesap etmek de, yepyeni ivmeler, yepyeni perspektifler açabilir.
Almanya ile ilişkilerimizin buna örnek teşkil ettiğini söyleyebiliriz.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.