YAZARA MAİL GÖNDER Tarih bugün yazılıyor

YAZARLAR

Türkiye Cumhuriyeti'nin istikrarı, Kürt sorunu yüzünden hiçbir zaman tam gerçekleşmedi. Cumhuriyetin ilanından iki yıl sonra, Doğu'da ilk büyük Kürt isyanı patladı. Osmanlı ordusunun Kürt kökenli subaylarının da katıldığı Şeyh Sait isyanı, genç Cumhuriyetin neredeyse başlamadan derin bir bunalıma girmesine yol açtı. Kürt kimliği sorunu, o tarihten itibaren daima bastırılan, üstüne gidilen, yasaklanmaya veya göz ardı edilmeye çalışılan bir husus oldu. 12 Eylül müdahalesi ve arkasından gelen büyük baskı ve işkence siyaseti, Türkiye'nin hem batısını hem doğusunu derinden etkiledi ve bazı dinamikleri harekete geçirdi.
Bu dinamiklerin en önemlisi, PKK'nın, onlarca illegal Kürt siyasi örgütü içinden sivrilerek, sadece bir yıl önce durulabilen kanlı bir terör hareketi başlatması oldu. 29 yıl boyunca binlerce kişi öldü, köyler boşaltıldı. Diyarbakır gibi büyük kentlerde, kırsal kesimle ilgisi kalmamış, kente de uyum sağlayamamış, gelecekten umudu olmayan geniş bir nüfus oluştu. PKK, bu gençler için sadece milliyetçilik açısından cazibe oluşturan değil, toplumda bir statü kazanmak, birey olmak için imkân sağlayan bir yapıya dönüştü. Zamanla silahlı mücadele ile kazanılacak hiçbir şey kalmamasına, Türkiye'deki demokrasinin işleyişi itibarıyla hiçbir şeyin silahlı mücadeleyi haklı kılmamasına rağmen, bu kötü fasit daire kırılamadı. Dağa çıkışlar azalmasına rağmen sürdü. Türkiye Cumhuriyeti sözcüğünden dahi nefret eden bir genç Kürtler kuşağı oluştu.
Bu tür bir gelişmeyi bir anda tersine çevirmek mümkün olmasa da, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın 2007'den itibaren uygulama fırsatı bulduğu politikalar, "Kürtlüğün" itibarının iadesi olarak görülebilir. Bu çok önemli bir anlayış ve yaklaşım değişikliği oluşturdu. Ne var ki, şimdi Meclis'e sevk edilen "Terörün sona erdirilmesi ve toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesi" yasası, her ne kadar adından tam anlaşılmasa da, Kürt sorununun halledilmesinde atılmış, ilk ve tarihi bir kurumsal adımı simgeliyor. Hiçbir şekilde, yetersiz, eksik ya da muğlak olduğu gibi eleştirilerin dikkate şu aşamada alınmaması gerekir. 1923'ten bu yana, ilk kez kendini "Kürt" olarak tanımlayan Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarının devletle barışma, devlet tarafından özgün kişiliğiyle benimsenmesi yasasıdır. Tarih böyle yazacaktır.
Ortadoğu'da en temel insan haklarının dahi tamamen yok edildiği bir ortamda, Türkiye'nin atmakta olduğu bu yapısal adım, aynı zamanda Kuzey Irak Özerk Kürdistan Bölgesi ile olan ilişkilerde çok önemli bir "karşılıklı güven" unsurunu güçlendirecektir. Fiilen bağımsız olan bölgenin, hukuken de bağımsızlık hedefine doğru ilerlerken, Türkiye dışında işbirliği yapabileceği, model olarak alabileceği başka bir müttefiki de yoktur. Türkiye, çağdaş, çoğulcu demokrasilere yakışan bu adımı atarak, yönünü, ufkunu ve hedefini bir kez daha vurgulamaktadır. Aynı Türkiye, Başbakan Erdoğan'ın "açık sınır" politikası sayesinde bir milyondan fazla kişinin ırzını, canını ve onurunu korumuştur. İşin bu yanı, "haber değeri" yokmuş muamelesi yapılarak, yalnızca "yapıldığı iddia edilen" silah yardımını ortaya koyarak, kısa vadede hükümetin girişimleri ve tavrı eleştirilmektedir. Ne var ki, orta ve uzun vadede, Türkiye'nin Başbakan Erdoğan yönetiminde attığı bu adımlar, istense de, istenmese de, gerçek değerleriyle ortaya çıkacaklardır. Hayatı kurtulan, kendine insan onuruna uygun bir gelecek bulan yüz binlerle Suriyeli ve Iraklı insan bunun yaşayan kanıtları olacaklardır.
Gün, bu büyük değişimin hakkıyla değerlendirilmesi, anlaşılması ve anlatılması günüdür. Nobran ve aşırı merkezi bir yönetim anlayışının bittiği, yerindenlik, çeşitliliğe saygı, gerçek anayasal vatandaşlık gibi kavramların içerik, anlam kazandığı gündür. Önümüzdeki Cumhurbaşkanlığı seçimleri, bu cesur siyasi adımın da sağlamasını yapacak olması açısından çok önemlidir.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.