Türkiye'nin en iyi haber sitesi
YÜKSEL AYTUĞ

Şeref kürsüsü ve darağacı

Biraz da spor ekranından söz edelim. Bence haftanın olayı, Beşiktaş Asbaşkanı Levent Erdoğan'ın Telegol programında söyledikleriydi. Deneyimli bir avukat olan Erdoğan'ın ağzından çıkanlara inanmakta güçlük çektim. Siyah- beyazlı takımın yönetim kurulunda yer almasına rağmen Başkan Yıldırım Demirören ve Teknik Direktör Mustafa Denizli'ye çok ağır eleştirilerde bulunuyordu. Bunu "demokratik yönetim anlayışı" açısından takdirle karşıladım. Ama en sonunda dedi ki, "Geçen yıl bu takım, taraftarın duasıyla iki şampiyonluğu kazandı..." Hepimiz inançlıyız. Hepimiz, yaşadıklarımızın Allah'ın hükmü ile gerçekleştiğini biliyoruz. Ama Allah önce çalışan, emek veren, ter döken kullarının isteğini yerine getirir. Madem her şey dua ile hallolacak, o zaman Başkan'a, Teknik Direktör'e ne gerek var? Getirirsin takımın başına bir imam, yıllarca şampiyon olursun... Aslında Asbaşkan'ın tartmadan ağzından dökülen cümlelerde farkında olmadan Beşiktaş taraftarına bir hakaret de vardı. Ne yani? Geçen yıl dua edip, takıma iki kupa getiren o taraftar, bu yıl dua etmeyi bırakmış mıydı? Her şey bir yana, bu sözlerin bir hukukçunun ağzından çıkmış olması, hukukçu bir aileden gelen biri olarak benim için ayrı bir üzüntü kaynağıydı. Bir de Mustafa Denizli'nin yorumcular tarafından topyekun linç edilmesini anlamış değilim. Geçen yıl 9 puan geriden gelip hem lig şampiyonluğunu hem kupayı getiren o Denizli değil miydi? Yıllardır "şerefli mağlubiyetler" ile avunan Türk Milli Takımı'na direnme ruhunu ve kendine güven duygusunu aşılayan o Mustafa Denizli değil mi? Almanya'dan İran'a kadar çalıştırdığı her takımın seyircisi tarafından "ilah" ilan edilen o değil mi? Bu kadar "skora endeksli" yorum olur mu? Niye vicdanlarımızda şeref kürsüsü yerine hep darağaçları kurulu? Ah, bir anlayabilsem... Ve son bir not: Pazar günü önce Manchester United'ın Manchester City'i 4-3 yendiği maçı, ardından da Fenerbahçe'nin İstanbul Büyükşehir Belediyespor'u ıkına sıkına mağlup ettiği karşılaşmayı izledim. Bizde oynanana "futbol" deniliyorsa, İngiltere Premier Ligi'ndekinin adı ne? Bir futbolsever olarak bize "futbol" adına "itiş kakış" yutturanları, öncelikle Tüketici Hakları Derneği'ne şikayet ediyorum...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA