YAZARA MAİL GÖNDER Vurun Hürrem Sultan'a!

YAZARLAR / Günaydın Yazarları

Meryem Uzerli, 'tükenmişlik sendromu' tanısıyla Almanya'da tedavi altına alındı. Muhteşem Yüzyıl'ın yapımcısı Timur Savcı'nın tüm çağrılarını yanıtsız bıraktı. Muhteşem Yüzyıl'ın bu haftaki bölümünün finali, Hürrem'siz bağlandı.
Yapım şirketinin yeni bir Hürrem aradığı konuşuluyor. Meryem'in, sözleşmesi gereği üç bölümde daha oynaması gerekiyor. Aksi halde dudak uçuklatan bir tazminat ödemek zorunda kalacak. Bunlar, Meryem Uzerli'nin son durumuyla ilgili medyaya yansıyan haberler...
Peki ya yorumlar?
Bir köşe yazarı; Meryem'in yaptığının şımarıklık olduğunu, o tükendiyse, memlekette asgari ücretle geçinmeye çalışan herkesin toptan tükenmiş olması gerektiğini filan yazdı.
Muhteşem Yüzyıl'ın diğer kadın oyuncularının da olayı 'kapris' olarak değerlendirdiği ve Meryem'i dışladıkları şeklinde haber ve yorumlar ortaya atıldı.
Peki Meryem Uzerli'nin yaptığı tamamen bir 'kapris'ten mi ibaret? Aldığı ücreti beğenmediği için şımarıklık mı yapıyor?
Haberlere bakılırsa aynen öyle...

AKLINI MI KAÇIRDI?
Bu sütunlarda yıllardır dizi setlerindeki çalışma koşullarının 'insani' standartlara kavuşturulması için mürekkep tüketip duruyorum. Üç gün üç gece aralıksız çalışılan setlerde ölümlü kazaların, hastalıkların, psikolojik bunalımların kol gezeceğini, neredeyse 'toplu ölümler' ve 'cümleten tırlatmalar' yaşanacağını iddia ediyorum.
Sonunda bir başrol oyuncusu çıktı ve "Dayanamıyorum" dedi. Bu kaotik düzeni "Manyaklık" olarak niteledi. Ve sonunda bilimsel teşhis konulup tedavi altına alındı.
Bir oyuncu düşünün...
Tüm Türkiye tarafından tanınıp seviliyor. Ödül törenlerinin, davetlerin, tanıtımların, reklamların baş tacı... İyi de para kazanıyor. Bir oyuncunun, bütün bunları elinin tersiyle itip rol aldığı diziyi yarıda bırakarak 'kapris' uğruna yurt dışına gitmesi mümkün mü? İnsanın bunu yapabilmesi için gerçekten 'tükenmiş' olması gerekmez mi?
Bizde başarı asla cezasız kalmaz. Bir oyuncu eğer çok para kazanıyorsa; ona mutlaka bedeli en ağır şekilde ödetilmeye çalışılır. Üstelik bu parayı onlar talep etmez.
Yapımcı, hesap kitap yapar ve eğer ona kazandırıyorsa; oyuncuya bölüm başına 50-60 bin lira verir.
Peki bu, oyuncunun suçu mu?
Kim böyle bir teklif karşısında "Hayır, bu ülkede asgari ücretle geçinenler var. Ben 60 bin lira yerine 3 bin liraya oynayacağım" der? Burada sorgulanacak, suçlanacak, bedel ödetilecek kişi oyuncu mudur yoksa bu sistemi oluşturup televizyon sektörünü 'ucunda starın sallandığı pamuk ipliğine bağlı hale' getirenler midir?

BEN ALKIŞLARIM
Bir başka iddiaya göre; Meryem Uzerli, Muhteşem Yüzyıl'ın yurt dışında pek çok ülkeye satılmasından dolayı 'ekstra ücret' talep etmiş, kabul edilmeyince de diziyi bırakıp Almanya'ya gitmiş.
Eğer bu doğruysa; Meryem'i iki kez alkışlarım. Kız emeğinin peşine düşmüş, hakkını arıyor; ne yapacak ki? Bazıları gibi kendini alkole, uyuşturucuya mı verecek? Bar kapılarından evine küfeyle mi taşınacak?
Asıl utanması gerekenler; yıllardır yapımcıların boyunduruğu altına giren, iş olanakları kısıtlanacak diye gıkını çıkaramayan diğer oyunculardır. Meryem'in bu tavrı yıllardır sektör çalışanlarının sömürülmesine, 120 dakika dizi çekme sakilliğine bir başkaldırı ise; ben onu sadece alkışlarım.
Meryem'in 'tükenmişliğinden', çok ünlü olduğu için haberdar olduk.
Peki ya dizi setlerinde helak olan set işçilerinden, ışıkçılardan, dekorculardan, asistanlardan, yani kamera gerisindeki kahramanların halinden haberdar mıyız? Ne onlar farkındalar tükendiklerinin ne de biz...
İnsanlık dışı bir emek sömürüsü varsa, "Oyuncular çok para kazanıyor. O kadarını da çeksinler bakalım" deyip hemen fakir fukara edebiyatına soyunmak işin en kolay tarafı. 'Vurun abalıya' mantığıyla bu ülkenin emek sorunlarına ancak yenilerini eklersiniz. İster belediyenin temizlik işçisi olsun, ister ünlü bir televizyon yıldızı... Çalınan, çırpılan "emek" ise; gerisi teferruattır!
Hürrem ile Meryem'i birbirinden iyi ayırın...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.