YAZARA MAİL GÖNDER Birol yine 90'a taktı

YAZARLAR / Günaydın Yazarları

TRT 1'deki Seksenler'in ardından atv'deki Doksanlar'ın da daha ilk bölümünden mayası tuttu. Birol Güven'in her daim topluma dokunan hassas parmaklarıyla yoğurduğu hikaye, ekran başındaki bizleri alıp tam da 90'lı yılların ortasına oturtuverdi.
Benim gibi orta yaşı geçkinler için aslında 90'lar öyle fazla uzak bir tarih değil ama diziyle beraber gördük ki, unuttuğumuz, hatta 'alıştığımız' pek çok şey var. Tıpkı dönemin başbakanı ve cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın "Alışırsınız, buna da alışırsınız" dediği gibi...
Mesela; ev telefonundan sevgiliye ulaşmak ne dertliymiş meğer?
Ne zormuş tüm ailenin ortasında yavukluyla telefonda konuşmak?
Sevgilini evden çıkarmak için işaret vermek, minibüsün aynasına havlu asmakla mümkünmüş o zamanlar.
İnsanlar gerçekten birbirlerine dokunurmuş. Bilgisayar başında birbirini sanal yolla 'dürtme' ihtiyacı duymadan.
Marketlerde 'dıt dıt' diye barkot okutan asık yüzlü kasa görevlilerinin yerine, elindeki veresiye defteriyle 'halden anlayan' bakkal amcalar varmış.
Ülkenin en ileri görüşlü partisi olması gereken SHP, "Özel kanallar anayasaya aykırı" diye Anayasa Mahkemesi'ne koştururmuş meğer...
67 ekran tüplü televizyon için "Öyle büyük ki, sinema perdesi gibi" denirmiş...
Fenerlisi, Beşiktaşlısı formalarıyla aynı kahvede maç izler, kaybeden kazananı tebrik edip efendi gibi evine gidermiş.
O zamanlar 'orta direk' diye bir kesim varmış. Ve... Sevgilisinden ayrılan gençler, apartmanın merdivenine oturup dertlenirmiş...

PEKİ YA 2000'LER?
Dizinin her karesini "Vay be, hakikaten öyleydi değil mi?" diyerek izledim. Şaşkınlığım giderek duygu karmaşasına dönüştü. Teknik ve ekonomik ilerlemelerden dolayı büyük mutluluk duydum ama 90'lı yıllarda tohumları atılan 'yükselen değerler' yüzünden kaybettiğimiz insani erdemler birer birer karşıma çıkınca, 2023'ten ürker oldum. Eğer Birol Güven günün birinde 2000'ler dizisini de çekerse, eminim komedi unsuru bulmakta güçlük çekeceği için bu yeni dizisi koyu bir melodram olacak.

YILDIZLAR GEÇİDİ
Dizinin kadrosunda gökteki Samanyolu'ndan daha fazla yıldız var.
Ümit Erdim'in oyunculuğunu hep beğenmişimdir. Bu diziyle iyice yıldızlaşacak gibi. Arif Baba (Arif Erkin) yine 'denge noktası dede' rolüyle harikalar yaratıyor. Esra Dermancıoğlu 'Papatya özentisi Şükran' karakterine 'cuk' oturmuş. Açelya Akkoyun yine dişine göre bir rol bulmuş, keyifle çiğneyip duruyor.
Renan Bilek, 70'lerde başlayan Öyle Bir Geçer Zaman ki'den, 90'lara ulaşmış. Dolgun 'Süleymen' bu kez çok daha 'olgun' bir karakterle karşımıza çıktı. Sahi Renan Bilek acaba zayıflama sırlarını bir kitapta toplasa, oyunculuktan daha mı fazla kazanır?
Dizinin lokomotif oyuncularından biri de 'Patlak Emin' karakteri ile önümüzdeki günlerde yıldızının iyice parlayacağına inandığım Erkan Köse... Durul Bazan ile yaptığı Gecekondu adlı skeç/şovla adını duyuran 'pijamalı adım' Köse, nihayet aradığı fırsatı yakalamış gibi.

ZEKA ÜRÜNÜ KADRO!
Birol Güven, oyuncu kadrosu oluştururken bile 'yazarlık yeteneğini' konuşturmuş. Örneğin, 90'lı yılların başında Orta Oyuncuları sahnesinde fırtınalar estiren Ferhan Şensoy ile Rasim Öztekin'in kızlarını (Derya ve Pelin) aynı sette buluşturup o yıllarla müthiş bir 'organik bağ' oluşturmuş. Ayrıca 1989-2002 yılları arasında ekranları kasıp kavuran Bizimkiler dizisinin Küçük Ali'si Atılay Uluışık'ı araya sıkıştırıp orta yaşın üzerindeki seyircinin hafızasını gıdıklamayı da başarmış.
Sözün özü; Birol topu yine 90'a takmış!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.