YAZARA MAİL GÖNDER Sıkma portakal festivali

YAZARLAR / Günaydın Yazarları

Üzerinden hayli zaman geçti ama Antalya Altın Portakal Film Festivali hakkında söyleyeceklerim bitmedi. Zaten bir sinema gönüllüsü ve gazeteci olarak asli görevim; eksiklerin, yanlışların altını çizip 50 yıllık festivalin 100'üncü yılına da erişmesini sağlamak adına katkıda bulunmak...
Altın Portakal'ın 50'nci Yıl Onur Ödülleri Gecesi'nde gözlerim Kadir İnanır, Hülya Koçyiğit, Filiz Akın, Müjde Ar, Tarık Akan, Şener Şen, Zeki Alasya ve Metin Akpınar'ı aradı. Öyle ya, sinemamızın son 50 yılında onların filmleriyle ağlayıp onların filmleriyle gülmedik mi?
Ama yoktular. Doğrusu, mazeretlerini çok merak ettim.
Kadir İnanır ve Hülya Koçyiğit, Kürt sorununun çözüm sürecine direkt katkıları nedeniyle CHP'li Antalya Büyükşehir Belediyesi'nin gazabına uğramış olabilirler. Hatta Kadir İnanır ile Başkan Mustafa Akaydın arasında medyaya yansıyan bir demeç savaşı yaşandığı gerçeğinden de hareketle bunu bir nebze anlayışla karşılayabilirim. Ama bu durum; sanatçıların 'bizden-onlardan' ayrımıyla siyasetin cerrahi masasında tam ortalarından ikiye ayrılmalarının en canlı örneği gibiydi. Bunun, kültür-sanatın geleceğine yapacağı olumsuz etkileri önümüzdeki günlerde çok daha net yaşayacağımızdan endişe ediyorum.

KOYU PROPAGANDA
Bu arada Altın Portakal'ın etnik, kültürel ve siyasi farklılıkların serbestçe ifade edildiği bir sanat platformu olmanın ötesine geçip tamamen siyasi menfaat odaklı bir propaganda alanı olmaya başlamasından da endişe ediyorum. Tabii ki siyasi düşünceler, sinema diliyle de anlatılacaktır ama yarışan filmlerin içinde öyle yapımlar izledim ki; buram buram ayrımcılık, propaganda ve karalama kokuyordu.
Hatta ödül gecesi neredeyse Fransa'da Öldürülen PKK'lıları Anma Gecesi'ne dönüşüp sanatın birleştirici özelliğinin iyice dışına savruldu. Siyasetin bu kadar ön plana çıktığı bir festivalin ödül gecelerinde ne iktidardan, ne de muhalefetten tek bir siyasetçinin bulunmaması ise sadece bizim ülkemize özgü bir ironiydi.
Kafama takılan bir başka konuya gelince: Bıraktım bir komedi filminin Altın Portakal kazanmasını; ulusal kategoride yarışmaya katılan 10 film içinde bir tek komedi türü film yoktu. Merakım şudur: Bir filmin 'sanat' içeriği kazanması için ille de asık yüzlü olması mı gerekiyor?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.