Türkiye'nin en iyi haber sitesi

DÜN sabah Kanal 7'de Dr. Feridun Kunak'ın programına orta yerinde denk gelenler, büyük bir kabus yaşadı. Stüdyonun ortasında çenesi ve ayakları bağlanmış bir 'mefta' duruyordu. Doktorumuz da 'İnsanın öldüğü nasıl anlaşılır?' alt yazısı eşliğinde ölüm ve defin işlemlerini 'uygulamalı' olarak anlatıyordu. Üstelik masada yatan da öz kızıydı...
Bir hanım izleyici telefonda sitem etti: "Aşk olsun doktor bey, kalbime indirecektiniz. Benim şekerim, kalbim var. Televizyonu bir açtım ki, çenesi bağlı bir ceset... Sahici sandım vallahi!"
Bunun üzerine Dr. Kunak defalarca izleyicilerinden özür diledi.
Televizyon izlemenin 'anlık bir refleks işi' olduğunu, sinema, tiyatro gibi 'devamlılık' içermediğini bu sütunlarda defalarca yazmışlığım var. Her programcı, her yönetmen, her kanal yöneticisi ekrana getirdiği görüntünün evveliyatını ya da sonrasını değil, 'o anını' düşünmek zorunda. Dr. Feridun Kunak, yayıncılığın bu altın kuralını 'yaşayarak' öğrendi. Diğerleri, bu tecrübeden yararlanmalı.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER