YAZARA MAİL GÖNDER Fazla etik göz çıkarır mı?

YAZARLAR / Günaydın Yazarları

Olur mu canım öyle şey? Ahlakın, vicdanın, ilkeli davranışın fazlası kime zarar vermiş ki? Vermez elbette... Ama etik görünmek adına hayatın 'kendisini' ıskaladığımız, aşırı hassasiyet gösterdiğimiz için güzelliklere gem vurduğumuz anlar da olmuyor değil.
Bunun son örneği, cuma gecesi Beyaz Show'da yaşandı. 15 yaşındayken çalıştığı inşatta gözüne kireç tozu kaçtığı için görme yetisini kaybeden Cesim Yaşar, aradan 40 yıl geçtikten sonra gerçekleştirilen operasyonla yeniden görme yetisine kavuştu. Bu süre içinde evlenip yedi çocuk sahibi olmuştu ama eşi de dahil olmak üzere hiçbirinin yüzünü görememişti.
Gelin görün ki, karısı ve İstanbul'da yaşayan bir oğlu dışındaki altı evladı Van'da yaşıyordu.
Yaşar, operasyon sonrası maddi imkansızlıklar nedeniyle memleketine gidememiş, onları da İstanbul'a getirememiş, bu nedenle ne karısının ne de altı evladının yüzünü görebilmişti.

KAVUŞMA ANI KULİSTE
Beyaz, bu müthiş hikayenin kahramanı Cesim Yaşar'ı canlı yayına aldı. Önce kendisiyle sohbet etti. Hatta konuklardan Özcan Deniz, bu müthiş öykü karşısında hayrete düşüp "Sizinle programdan sonra mutlaka konuşalım. İçimde bu hikayeyi filme çekmek için müthiş bir arzu duyuyorum" dedi.
Ama Beyaz'ın muazzam bir sürprizi vardı. Yaşar'ın karısını özel olarak Van'dan uçakla getirtmişti. Bu müjdeli haberle adamın yüzü aydınlanıverdi. "Ama..." dedi Beyaz, "Bu karşılaşma anını canlı yayında vermeyi kendimize yakıştıramadık. Bu, bizim programımızın içeriğiyle denk düşmüyor. Bu konuda program ekibindeki arkadaşlarla uzun toplantılar yaptık. Sonunda kavuşma anını yayınlamamaya karar verdik.
Sevgili ağabeyciğim, karınız içeride sizi bekliyor. Dilediğiniz an gidip kendisini görebilirsiniz."

MAHRUM OLDUK
Beyaz, yayıncılık adına müthiş bir 'etik duruş' sergilemişti. Bu muazzam görüntüyü kendi eliyle gündüz programlarına 'hediye' etmişti. Önce, stüdyoda bulunan herkes gibi ben de Beyaz'ı coşkuyla alkışladım, şu çetin rekabet ortamında 'reytinge koşmayan' saygın duruşunu takdir ettim.
Ama sonradan düşündüm de, bu şahane kavuşma sahnesinin keyfini çıkarmak en çok Beyazıt Öztürk'ün ve Beyaz Show seyircisinin hakkıydı. Zira bu iş için Beyaz Show en güvenli limandı. Her zaman vicdanıyla hareket ettiğini gördüğümüz Beyaz kardeşim, bu duygusal sahneyi suistimal etmeyecek birkaç televizyoncudan biriydi.
Öyle inanıyorum ki, Beyaz'ın bugüne kadar ortaya koyduğu resim, en kötü niyetlileri bile eleştiri yapmaktan alıkoyardı.
Keşke bizleri bu müthiş duygu fırtınasından mahrum etmeseydi.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.