YAZARA MAİL GÖNDER Şehzadelerin katli vacip midir?

YAZARLAR / Günaydın Yazarları

Önceki akşam pek çok Muhteşem Yüzyıl izleyicisi, Şehzade Mustafa için ah vah etti, Kanuni'nin aklına giren Hürrem ile Rüstem Paşa'ya lanet okudu.
Şehzadelerin, kardeşlerin, babaların, amcaların, yeğenlerin ve torunların; padişahlar tarafından katledilmesi, dizi sayesinde yeniden tartışma konusu oldu.
Benim görüşüm kesin: Hiçbir iktidar mücadelesi ya da devletin bekası ile ilgili siyasi devamlılık kaygısı, evlat kanı dökmek için mazeret teşkil edemez. Bana göre bu; dinen de, vicdani olarak da kabul edilemez, edilmemeli...
Konu, geçen hafta Habertürk'teki Tarihin Arka Odası programında da saatler boyunca işlendi. Bana göre son derece önemli bir programdı. Hocaların sayesinde hem tarihi bilgilerimi tazeleme fırsatı buldum, hem de yeni bilgiler edindim.
Aşağıdaki notları da Mustafa'nın katlinin arka planını daha iyi anlayın diye derledim:
İlk akraba kanı döken padişah, Osman Gazi'dir. İktidara ortak olmasın diye amcası Dündar Bey'i tek okla öldürmüştür.
Evlat ya da kardeş katlini 'resmi' kılan ise Fatih Sultan Mehmet'tir. Kargaşaya sürüklenmemek için akrabaların katlini onaylayan Fatih Kanunnamesi'ni hazırlatıyor. Ancak Kanunname, ulema tarafından oy birliği ile değil, oy çokluğu ile onanıyor. Yani ulema da bunu tam olarak benimsemiyor.

YA İKTİDAR YA ÖLÜM
İktidar mücadelesi sırasında akraba kanı dökmek her daim, 'Bir devlette iki halife ve iki padişah olmaz' sözüyle açıklanıyor.
Aslında isyan etmemiş ve çocuk yaştaki şehzadelerin öldürülmesi, İslam hukukuna da aykırı. Ama bu suçu işleyenlerin cezası öbür dünyaya havale ediliyor.
İktidara gelmek için baba, kardeş ya da evlat katletmenin sebebi; tahta geçişi belirleyen kanuni bir düzenleme ya da hukuki bir sistem olmaması. Bu nedenle zamanı gelince herkes orman kanunlarına başvurmakta bir sakınca görmüyor.
Kanuni Sultan Süleyman iki oğlunu ve altı torununu öldürtüyor. Mustafa'nın oğlu Şehzade Mehmet sadece 7.5 yaşındayken Bursa'da öldürülüyor.

'KAVUĞU ÇIKARTSANIZA!'
Osmanlı tarihinde 19 kardeşini birden öldüren (3. Mehmet) ve kardeşlerinin gözüne mil çektiren padişahlar (2. Murat) bile var.
Hatta bir tarihi belgede, çocuk yaşta katledilen bir şehzadenin son sözlerinin "Bırakın da şu kestaneyi yiyeyim" olduğu belirtiliyor.
Görünen o ki, bir padişahın ömrünün uzun olması, iç karışıklığa neden oluyor.
O tarihlerde ortalama erkek ömrü, 40-50 yıl.
Kanuni'nin 73 yaşına kadar yaşaması, ortaya çıkan kaotik durumun baş sebebi olarak gösteriliyor.
Aslında şehzadelerin tahta çıkmadan önce sakal bırakmaları yasaktı. Sadece Şehzade Mustafa'ya bu ayrıcalık tanınmıştı.
Dilsiz cellatlar padişah çadırında Şehzade Mustafa'nın boğazına çöktükleri anda ellerindeki kementleri kavuk nedeniyle boynuna geçirememişler. Bunun üzerine Kanuni, "Önce kavuğunu çıkartsanıza" diye bağırmış.
Şehzade Mustafa, boğulduktan sonra cesedi sarayın önünde teşhir edilirken altına bir İran halısı serildi. Bunun nedeni, İran şahıyla işbirliği içinde devlete ihanet ettiğini ifade etmekti.
Mustafa, 'isyancı' olarak nitelendirildiği için İstanbul'a değil, Bursa'ya gömüldü.
Tıpkı Cem Sultan gibi.
Şehzade Mustafa'nın öldürülmesinden sonra 1553-1565 yılları arasında tam beş kez "Ben Şehzade Mustafa'yım" diye ortaya çıkan insanlar isyan başlatmak istedi. Bunlara 'Düzmece Mustafa İsyanları' adı verildi.
Sonuncusu, ibret-i alem için, şimdi Yeni Cami'nin bulunduğu meydanda çengele asılarak idam edildi.
Kanuni Sultan Süleyman, kardeşine ibret olsun diye Mustafa'nın cesedini Cihangir'e de gösterdi. Son derece hassas bir kişiliğe sahip olan Cihangir, bu travmanın etkisiyle iyice hastalandı ve Halep'te öldü. Daha sonra semte ismini veren Cihangir'e gömüldü.
Kanuni daha sonra diğer şehzade Beyazıt'ı da İran'da öldürttü.
Aralarında "Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi" diyenlerin de bulunduğu padişahların, iktidar uğruna evlatlarını bile katletmeleri ne yaman bir çelişki, değil mi?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.