YAZARA MAİL GÖNDER Ben de 'artiz' oldum!

YAZARLAR / Günaydın Yazarları

Aylar önce sevgili Önder Açıkbaş ile TV 8'in kulisinde program öncesi sohbet ederken, 'Herkes komik televizyon karakterlerini filme dönüştürüyor. Sen de şu ÖTV'deki Mazlum Kuzey'e beyaz perdede can versene' diye öneride bulunmuştum.
Meğer Önder bunu fena halde önemsemiş. Birkaç hafta sonra haberini aldım. Avşar Film'in sahibi Şükrü Avşar, Mazlum Kuzey karakterinin sinema filmini yapmak için Önder Açıkbaş ile anlaşmış. Ama ben o öneriyi Önder'e getirmeden önce, işin dönüp dolaşıp 'bende patlayacağını' nereden bilebilirdim ki!
Geçen ay Önder aradı. "Abi, filmde küçük bir rolün var, misafir oyuncumuz olur musun?" dedi. Önder, bu piyasada kırabileceğim insanların en sonuncusu. Tüm yeteneksizliğime aldırmadan, Altınoluk'un püfür püfür sahillerine üç günlüğüne veda edip kendimi Dudullu'nun cehennem sıcağında buluverdim.

KARAVANIM BİLE VARDI
Sete geldiğimde bana bir karavanı işaret edip "Bunu kullanabilirsiniz Yüksel Bey" dediklerinde zaten epey bir star havasına girmiştim. Makyajım, saçım yapılıp kostümlerimi de giydiğimde, Yüksel Aytuğ olarak çıktığım karavanın basamaklarından, Cihan Ünal havasıyla inmem çok kolay oldu. İlkokuldan beri ezberim kötüdür. 1.5 dakikalık sahne boyunca söyleyeceğim topu topu üç cümle çoktan kafamdan uçup gitmişti. Neyse ki hem rol arkadaşlarım, hem de yönetmenim sabırlı ve hoşgörülü insanlardı. Birkaç tekrarın ardından neredeyse kendi yazdığım metinle oynar oldum. Büyük starların senaryoda kendilerince değişiklikler yapma hakları bulunduğunu biliyordum. Ama benim değişiklikler; starlığımdan değil, hafızamın kıtlığından kaynaklanmıştı.
Filmde, şirketin yeni işe başlayan CEO'sunu oynuyordum. Sette benim için özel olarak kiralanan son model cabrio BMW'ye alışmam için bir tur atmamı istediler. Benim gibi bir otomobil manyağına böyle fırsat verilir mi?
Neredeyse tüm Dudullu'yu keyif içinde dolaşıp "Acaba basıp gitsem beni bir daha yakalayabilirler mi?" diye en az üç kez tereddüt ettikten sonra beni 'hasretle' bekleyen sete geri döndüm.

'ÇARPIŞMA' SAHNESİ
Senaryo gereği Mazlum Kuzey'i yeni CEO sanacaklar. Beni de sahtekar zannedip kapının önünde iyice bir madara edecekler. Güç bela girdiğim şirketin koridorlarında Mazlum Kuzey ile çarpışacağım filan... Her şey iyi hoştu da, o 'çarpışma' sahnesi beni pert etti. Sağ olsun, Önder'im biraz kilo almış. Yani hava yastığı açısından bayağı bir takviyeli. Ama uzağıyla, yakınıyla, detayıyla tam altı kez tekrarlanan o sahnenin hatırasını sol alttan üçüncü kaburgamda 'ilk oyunculuğumun şeref nişanesi' olarak hâlâ taşıyorum...
Film, hayatın hiçbir evresinde dikiş tutturamamış Mazlum Kuzey (Önder Açıkbaş) ve yancısı Tıfıl'ın (Turan Selçuk Yerlikaya), trajikomik var olma mücadelesini anlatıyor. Yönetmeni Ali Adnan Özgür. 'Baba'yı Erkan Can oynuyor. Kahtalı Mıçı ise 'Patron' rolünde. Misafir oyuncu kadrosu ise yıldızlar geçidi gibi: Dilberay (Mazlum'un ürettiği kozmetik ürünü kullandığı için bıyıkları çıkıyor), Murat Dalkılıç, Bahtiyar Engin, Tolgahan Sayışman ve daha niceleri...
Oyunculuğun ne kadar zor olduğunu, rahmetli Tekin Akmansoy'un jübile oyununda rol aldığımda anlamıştım. Ama sinema oyunculuğu daha da betermiş. Şimdi sinema ve dizi oyunculuklarını bu köşede kritik ederken, ellerim daha bir titreyerek yazacağım... Ama ne yalan söyleyeyim, ilk acemiliği üzerinden attıktan sonra insanın oynadıkça oynayası geliyor. Hani bırakın misafir oyunculuğu, yatıya kalasım geldi vallahi...
Bu arada... Sizin haberiniz yok ama yazarınız 1.5 aydır, yukarıdaki fotoğrafta görüldüğü gibi kısacık saçları ile dolaşıyor... Sizlere "Adamdaki ciddiyete bak, misafir oyuncu olmak için 15 yıllık lepiska saçlarına veda etmiş" dedirtmeyi çok isterdim. Hatta bunun, filmin tanıtımına katkısı olmasını da arzu ederdim ama maalesef gerçek öyle değil. Bendenizin yıllardır 'alamet-i farikası' haline gelen o saçlardan fena halde sıkılmıştım. Bir cinnet anımda Küçükkuyu'daki semt berberinde bırakıverdim. Oh be, dünya varmış...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.