YAZARA MAİL GÖNDER Araftaki Ebru Gündeş

YAZARLAR / Günaydın Yazarları

Ebru Gündeş'in pazartesi gecesi O Ses Türkiye'deki 'Araftayım' performansını izlediniz mi? Eğer izlemediyseniz hemen bir arama motoruna başvurup 'yılın sahne performansını' seyredin derim...
Acun Ilıcalı'nın, Ebru sahneden inerken söylediklerine aynen katılıyorum: "Programın isminin hakkını veren Ebru Gündeş'e teşekkür ediyoruz..."
Gerçekten de Türkiye'nin 'O Ses'i böyle bir şey olmalı. Bu yarışmayı biri kazanacaksa, Ebru Gündeş kadar bizi etkilemeli. En az onun kadar söylediği şarkının içine girebilmeli, o duyguyu hançer gibi yüreğimize sokuvermeli. O yarışmada ipi kim göğüsleyecekse, hiç olmazsa Ebru'nun yarısı kadar sesine hakim olmalı. Bir şarkıyı her seferinde 'stüdyo sound'unda' söyleyebilmeli. 'Bir haftayım, 10 günüm, son günüm hatta. Belki ölmek için bile yardımın gerek' derken, tıpkı Mazhar Alanson'unki gibi tüylerimizi ayağa kaldırabilmeli...
Tabii ki her televizyon yarışmasından bir Ebru Gündeş çıkmasını bekleyecek kadar Pollyanna kaçmadı içime... Ama Ebru bu performansı ile çıtayı öyle bir yere koydu ki, vay bundan sonra o sahneye çıkacak yarışmacıların haline...
Bir de...
Ebru'yu o şarkıyı söylerken gerçekten de arafta gördüm. Şarkı ses tellerinden değil de kalp kapakçıklarından geliyor gibiydi. Son bir yıl içinde yaşadıkları öyle kolay kaldırılabilecek şeyler değildi. Eşinin başına gelenler; ona duyulan sevgiyi, saygıyı törpüler gibi oldu. Hiçbir günahı yokken, yaşanan her şeyi ona fatura emek isteyen 'bereketli ağaç taşlayıcıları' ortaya çıktı. Oysa Ebru Gündeş, Rıza Zarrab'tan önce de vardı, sonra da olacak... Ne var ki siyasi gündem kimseye 'arafta olma' şansı tanımıyor. Herkes bir 'tarafta' olmak zorunda...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.