YAZARA MAİL GÖNDER Adaletin bu mu sevgili jüri?

YAZARLAR / Günaydın Yazarları

FOX'un yeni müzik yarışması Sesi Çok Güzel, renkli ve eğlenceli bir format. Jüri üyeleri de iyi seçilmiş. Sertab Erener her zamanki gibi neşeli ve dinamik. Sibel Can son derece sıcak ve samimi. Gökhan Türkmen ise hem efendi kişiliği, hem de sağlam karakteri ile jürinin vicdanını ve 'denge noktasını' oluşturuyor.
Sözde; yetenekli vatandaşları, tanıdıkları 'ihbar' ediyor. Jüri üyesi de onun yaşadığı yere baskın yapıp yarışmacı adayını şaşırtıyor. Her ne kadar olan bitenin 'mizansen' olduğu ayan beyan ortadaysa da, seyirciye 'inanmış gibi yapmak' düşüyor.

YETENEK İSRAFI
Her hafta altı adaydan sadece birinin finale kalması ise diğerlerine karşı biraz insafsızlık gibi geldi bana. İşini gücünü bırakıp ta Adana'lardan, Diyarbakır'lardan umutla gelen yarışmacılar, daha ilk hafta sonunda hayal kırıklığı ile evlerine dönmek zorunda bırakılıyor. Ben ilk hafta Melih, Zakir ve Mustafa'nın elenmesini 'yetenek israfı' olarak yorumladım.
Her ne kadar ilk gecenin galibi Diyarbakırlı Mutlu gibi görünse de bana göre gerçek kazanan, yarışmanın sunucusu Emre Karayel'di. Hem sesi iyi, hem diksiyonu ve görüntüsü düzgün, hem neşeli ve esprili, hem de insan ilişkileri mükemmel. Yani, 'sunuculuğu çok güzel.'
Bence final elemesine kadar her şey yerli yerindeydi. Ta ki, üç aday arasında haftanın birincisi seçilirken yapılan büyük hataya ve adaletsizliğe kadar... Giresunlu Melih, Karadeniz şarkılarıyla stüdyoyu coşturmuş, sahne performansıyla profesyonellere taş çıkartmış, stüdyodaki seyircilerden de en yüksek puanı almıştı. Gelin görün ki, Sertab Erener ile Sibel Can son anda Diyarbakırlı Mutlu lehine 'pozitif ayrımda' bulunup onu birinci ilan ettiler. Ben de Gökhan Türkmen ile aynı fikirdeydim. Eğer bu bir ses ve yetenek yarışması ise yarışmacıların dramatik öyküleri değil, sahne performansları ölçü alınmalıydı.
Evet, Diyarbakır'dan gelen o pırıl pırıl, dünya güzeli, billur sesli Mutlu da hepimizi etkiledi ama haftanın birincisi olmasının sebebi 'okuyamadığı okulda kantin görevlisi olarak çalışması' olmamalıydı. Jürinin aklına gelmeyen çözüm aslında çok basitti: Beste yapan, albüm hazırlığı bulunan, hayattaki tek şansı bu yapımda parlamak olan Melih yarışmada tutulmalı, Mutlu'ya ise jüri üyeleri ve yapımcı tarafından 'eğitim imkanı' tanınmalıydı.
Diyeceğim o ki, 'Sesi Çok Güzel' adıyla yola çıkan yarışma, daha ilk haftasında 'Hikayesi çok güzel'e dönüşmemeliydi.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.