Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Yaz ekranında görücüye çıkan diziler arasında aklımda en çok yer edeni, FOX'un dizisi Sen Benimsin oldu. Proje tasarımı Esin Gök'e ait. Esin bir dönem atv'nin 'dizi koklayıcılarından' biriydi.
Yani işi; dizi senaryolarını okuyup hangisinin tutup, hangisinin tutmayacağına karar vermek olan ekiptendi.
Bu nedenle hem senaryo, hem de izleyici alışkanlıkları açısından kulak dolgunluğuna sahip, kalemi kıvrak bir arkadaşımızdı. Gördüğüm kadarıyla bu tecrübesini en iyi şekilde hikayeye yansıtmış. Dizide ortalama seyirci kitlesinin aradığı hemen her şey var. Feodal yapı ile modernizmin çatışması, töre dramları, kadına şiddet, kadın dayanışması, ihanet, kumpas, aldatma ve küfeyle entrika...
Dizi bana çokça Asmalı Konak'ı hatırlattı. Yurt dışında eğitim görüp çiftliğine dönen yakışıklı ağa, yeni gelini kabul etmeyen kaynana, kötü yenge, ağayla bir gece beraber olan yanaşma v.s... İzledikçe, 'Niye kışın değil de yazın ekrana sürüldü?' diye kendi kendime sorup durdum. Çünkü izleyicinin damağında koyu kıvamlı sıcak çorba tadı bıraktığı için meltem esintili yaz dizileri arasında biraz ağır kalıyordu.
Kudret Sabancı'nın yönetmen tecrübesi diziye ayrı bir derinlik katmış. Güven Hokna gibi deneyimli oyuncuların okkalı performansı ile Gökhan Keser gibi gençlerin dinamizmi iyi sentez edilmiş. İzlenir mi?
İzlenir...

HAYATIN İÇİNDEN
Star'ın yeni kozu Kiralık Aşk ise bizim yaz dizisi şablonumuza tıpatıp uyuyor.
Neşeli bir romantik komedi.
Üstelik içinde bol miktarda eski Yeşilçam sosu barındırıyor.
Bu da bizim dizi âleminde izleyiciyi kalbinden yakalamanın en kestirme yolu.
Diziyi benim için cazip kılan iki sebebe gelince... İlki, hayatın tam orta yerinden alınmış son derece sahici ve sıcak diyalogları.
Bunu Aşk Yeniden'de de gözlemliyorum.
Konuşur gibi yazmak çok önemli. Eğer senaristler ya da diyalog yazarları klavye başına oturduklarında hayatı ıskalayıp kitap cümleleri kurarlarsa, dizi gerçekliğinden sapıyor.
Edebi kaygılarla yazılmış roman cümleleriyle ağdalanan diyaloglar, özellikle genç izleyiciyi ekrandan uzaklaştırıyor.
Kiralık Aşk'ı bu yönden çok başarılı buldum.
Dizinin ikinci cazibe noktası ise Defne karakterini canlandıran genç başrol oyuncusu Elçin Sangu...
Başarıyla kullandığı vücut dili ve mimikler, sahici diyaloglarla birleşince ortaya son derece inandırıcı bir karakter çıkmış. Hep söylerim, seyirci kendi keşfedeceği genç yüzler arıyor. Kiralık Aşk, şans tanıdığı Elçin Sangu ve Barış Arduç ile seyirciye bu şansı tanımış görünüyor.

ÇARPICI ANLATIM
Kanal D'nin yaz ekranındaki en iddialı yapımı Güneşin Kızları ise farklı öyküsü ile alternatif olma çabasında. Dizi, sürprizlere açık, gizem potansiyeli yüksek hikayesiyle birbirinin tıpkısı diziler arasında yolunu kaybeden izleyiciye kıyı feneri gibi çakıp duruyor.
Parçalanan, başka anneler ve başka babalar tarafından zamkla yeniden tutturulmaya çalışılan bölünmüş ailelerin dramı son derece çarpıcı bir anlatımla resmedilmiş.
Bu arada Emre Kınay'sız dizi sezonu olmayacağı da bir gerçek...
Daha sırada pek çok yaz dizisi var. Görünen o ki, hiçbiri saat doldurmak için yapılmamış. Yani yaz sıcağında balkona yayılıp mehtabı seyretmek dururken, şu garip kulunuz ekran başında daha çoook ter dökecek.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER