YAZARA MAİL GÖNDER 'Köpek' demeden önce...

YAZARLAR / Günaydın Yazarları

Köpekli haberleri izliyor musunuz? Fatih Terim, Alaçatı'da sabaha kadar uluyan karnı aç sokak köpeklerini rehabilite etmek için bir barınak oluşturulmasına ön ayak olmuş.
Vay efendim, sen köpek havlamasından nasıl rahatsız olur, hayvanların özgürlüğünü nasıl engellermişsin? Tüm sözde hayvanseverler, hocayı çarmıha germeye kalktı. Neyse ki Hıncal Abi benden atik davranıp enfes bir yazıyla meselenin özünü gözler önüne serdi.
Ardından 4 yaşındaki Hayrinüsa'nın kuduz bir köpek tarafından ısırılıp ölmesi, sokak köpeklerinin rehabilitasyonu konusunda Terim ve Uluç'un ne kadar haklı olduğunu kanıtladı.
Yeri gelmişken, Tarkan tarafından Seferihisar'da açılan beş yıldızla hayvan barınağı için ünlü şarkıcıyı kutluyor ve örnek teşkil etmesini diliyorum.
Bir başka haber: Adam, çocuğuyla kendisine saldırdığını iddia ettiği bekçi köpeğini beş kurşunla katletti.
Haber bülteninde izlerken o karabaşın vücuduna saplanan kurşunları resmen bedenimde hissettim. Ertesi gün daha beteri, daha dehşetlisi vardı.
Bir komiser yardımcısı, resmi üniformasıyla ekip otosundan iniyor. Karakolun önündeki sokak köpeğini beylik tabancası ile bacağından vuruyor. Hayvan, acılar içinde ayağını sürüye sürüye oradan uzaklaşmaya çalışırken canımızın, malımızın emniyetinden sorumlu o polis, hiçbir şey olmamış gibi otomobile binip gidiyor.
Köpeğe sinirlenip kurşun yağdırmak... Savunmasız, aciz bir canlıyı en ölümcül silahla katletmek... Şimdi diyeceksiniz ki, 'Onca kadın cinayeti dururken yaza yaza köpek cinayetlerini mi yazdın?' Bu sütunlarda kadına yönelik şiddeti defalarca kaleme aldım. Ama artık mesele farklı bir boyut kazandı.
Eriştiğimiz toplumsal cinnet boyutu ve tahammülsüzlüğümüz en küçük bir fırsatta can alma refleksine dönüştü. Maktul insan olsun, hayvan olsun, her sinirlendiğinde can almak bir alışkanlık ya da dürtü olarak içimize yerleşmeye başladı mı, artık hiçbir cinayeti, şiddeti önleme şansımız kalmaz. Bu nedenle evlatlarımıza daha küçücük yaşlarında istisnasız her canlıya, onu yaratandan ötürü sevgi ve saygı duymayı öğretmemiz gerek.
Büyüdüklerinde öldürmenin her şeyden önce Allah'a karşı gelmek olduğunu bilsinler.

İBRET ALINACAK OLAY
Yüce Allah, aslında yarattığı her canlının içine sevgi tohumlarını ekmiş. Ama onu büyütüp yeşertmeyi o canlının kendi vicdanına ve aklına bırakmış.
Kendini insan farz eden o zalimlerin kurşun yağdırdığı köpeklere bile sevginin, şefkatin en yücesini bağışlamış Allah...
Nasıl mı? İşte köpekli haberlerden sonuncusu:
Bir aile, baktıkları köpeklerini yol ortasında arabadan indirip terk ederek kaçıyor. O zavallı hayvancağız, terk edilmeyi gururuna yediremediği ya da sahiplerinden böyle bir muamele görmeyi aklının ucundan bile geçirmediği için başlıyor o otomobili takip etmeye...
Otomobil bu, yetişebilir mi? Ama yılmıyor...
Dakikalar boyunca o otomobilin peşinden koşuyor.
Hem de patileri patlayıp kan revan içinde kalana kadar...
Neyse ki vicdan tamamen yok olmamış bu topraklardan...
Köpeğin halini gören hayvanseverler onu alıp yaralarını sarıyorlar... Ama o köpeciğin ruhunda açılan yaranın merhemi yok tabii ki...
Diyeceğim o ki; birine adam derken, önce onun vicdanını süzgeçten geçirmeli..
Birine 'Alçak köpek, it oğlu it!' diye hakaret etmeden önce ise yukarıdaki yazıyı akla getirmeli...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.