Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Yok, yok, 70 ve 80'li yıllarda ABD'ye dehşet salan motosikletli suç örgütü Cehennem Melekleri'nden söz etmiyorum.
Bu seferki yerli...
Pazar günü öğle saatlerinde yeni -İzmir otoyolunun Gemlik gelerinde nakit ödeme yapmak için otomobilimle kuyruğa girdim. Önümde iki araç vardı, beklemeye koyuldum.
Derken kulakları sağır eden motor gürültüleriyle 10-15 araçlık bir motosikletli grubu etrafımızı sardı. Bizler sıramızı beklerken, önümüze dalıp hakkımızı gasp ederek gişeye ödeme yapmaya başladılar.
Diğer gişelerde de durum aynıydı. Kimse sesini çıkarmadı.
Ben önce klakson çalarak gişe memurunu uyarayım dedim ama nafile olduğunu görünce aracımdan indim. O sırada hepimizin önüne geçerek ödeme yapmaya çalışan 'iki tekerlekli maganda'yı uyardım.
"Ne yapıyorsun sen? Bizler sırada bekliyoruz, görmüyor musun?" dedim. Ne dese beğenirsiniz? "Bizde seninki gibi klima yok. Piştik sıcaktan.
Seni mi bekleyeceğiz?" Yani ben orada durup bütün klimasız araçların geçmesini bekleyeceğim, öyle mi?
"Terbiyesizlik ediyorsun" dedim ve motosiklette plaka aramaya başladım. Yoktu...
"Plakanı söyler misin?" dedim. "Ne yapacaksın?
Polis misin?" diyerek küstahlığının dozunu artırdı. "Hayır, gazeteciyim, yazı konusu oluştu, topluyorum" dedim. Terbiyesizce tavırlarını devam ettirdi. Sonra da benim şaşkın ve dehşet içindeki bakışlarıma aldırmadan arkadaşlarıyla birlikte basıp gitti.
Gişedeki görevli memuru uyardım. "Bak burada bir hak gaspı var. Sen niye müdahale etmedin?" dedim.
İsminin Özkan Özdemir olduğunu öğrendiğim genç görevli, "Uyardım ama dinlemediler" demesin mi? Yahu bariyerin düğmesi senin elinde; açmazsın, o da geçemez, bu kadar basit. Seni oraya ne diye diktiler ki?
"Motosikletlerin plakası yoktu.
Sana bildirilen plaka numaralarını verebilir misin?" dedim. "Böyle bir yetkim yok, veremem" dedi. Sonra da yanında bulunan kadın görevliye "Şunun plakasını al bakalım" diyerek benim plakamı aldırdı. Ne yapacaksa artık...
Kendimi acayip çaresiz hissettim. Otoyolun ortasında adeta tecavüze uğramış gibiydim.
Otoyolları, köprüleri şahane yapıyoruz da, iş 'insana' gelince hâlâ patikada yürüyoruz.
Yer belli, saat belli, gişelerdeki kamera kayıtları da belli.
Ama iyi biliyorum ki bu da değindiğim diğer trafik konuları gibi 'suya yazılmış yazı' olacak...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER