Türkiye'nin en iyi haber sitesi

21 Eylül, Dünya Alzheimer Günü idi. Hafta boyunca bu hastalıkla ilgili etkinlikler yapıldı. Ben de rahmetli babamın son üç yılında bu hastalıkla tanıştım. Hastalığın; hasta olandan daha çok, etrafındakileri etkilediğini, üzdüğünü, hatta 'dehşete düşürdüğünü' bizzat gözlemledim.
Bilen bilir, Alzheimer hastası pek az şeyin farkındadır. Bildiğini unutur, gördüğünü hatırlamaz. Ama ya ailesi, sevdikleri? En yakınından kuşku duyar hastalar, sizi suçlar, küser, kaygının, şüphenin doruklarında yaşar ve yaşatır. Alzheimer hastasına bakmak, dünyanın en zor refakat hizmetlerinden biridir.
Çarşamba günü CNN Türk'ün haber bülteninde 65 yaşındaki Alzheimer hastası annesine bakmakta olan genç kadının sözleri, beni babamla geçirdiğim o son günlere götürdü. Kadın şöyle diyordu: "İlkokul öğretmeninin ismini hatırlıyor ama benim kim olduğumu bilmiyor..."
Dünyada 73 milyon, ülkemizde ise 630 bin Alzheimer hastası var. Bu sayının katlanarak artacağından endişe duyuyor uzmanlar. Şimdilik hastalığı durduracak, ortadan kaldıracak bir ilaç geliştirilmiş değil. Ama Alzheimer her 10 kişiden birinin 'makus istikbali' olarak öylece ortada duruyor.
Damdan düşen biri olarak, Alzheimer hastalarına ve onların yakınlarına fayda sağlayacak bir şeyler yapmam gerekiyordu. Bana bu fırsatı; sevgili dostum, TRT sanatçısı, Bakırköy Müzik Akademisi'nin hem kurucusu, hem de vefakar ve cefakar hocası, Şef Faruk Salgar dostum verdi.
Akademi'nin bünyesindeki Nev'eser Türk Sanat Müziği Korosu eşliğinde değerli sanatçı Melihat Gülses, 4 Kasım'da geliri Alzheimer hastalarına bırakılacak bir konser verecek. (Daha önce de Koruncuk Vakfı yararına bir gece organize etmişler, vakfa bir gecede kazandırılan en büyük yardım meblağına vesile olmuşlardı) Sevgili Faruk, "Bu geceyi sen sunar mısın?" dedi. Hiç düşünmeden "Onur duyarım" dedim. Organizasyon için seçilen isim ise beni benden aldı; 'Unutanları Unutma'
Televizyonda program sunduğum, bazı özel gecelerde amatörce takdimcilik yaptığım oldu. Ama böylesine önemli bir gecenin altından kalkabilecek miyim, bilmiyorum. 4 Kasım'da saat 20.00'de Fulya Kültür Merkezi'nde gerçekleşecek konsere şimdiden herkesi davet ediyor, muhtemel sürç-ü lisanım için şimdiden affınıza sığınıyorum.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER