YAZARA MAİL GÖNDER Beyninizin içindeki o ses...

YAZARLAR / Günaydın Yazarları

15 yıldır stres ve enerji yönetimi konularında eğitimler veriyorum, danışmanlık yapıyorum, kitaplar yazıyorum.
Ve itiraf ediyorum:
Hâlâ beynimin içindeki o 'ses'i durdurabilmiş değilim!
Hangi sesten bahsettiğimi eminim çok iyi biliyorsunuzdur.
Hani aç olmadığınız halde sizi yemek yemeye iten, yorgun ve uykusuz olduğunuz halde kendinizi zorlamanıza sebep olan, sürekli mesajlarınızı kontrol etmeniz için sizi iten, sonradan pişman olacağınızı bilseniz de, öfke ile tepki göstermenizi sağlayan ya da günün getirdiklerine karşı sürekli negatif senaryolar üreterek enerjinizi tüketen ses!

SESİ KISABİLİRSİNİZ
İşte o sesi durdurmak imkansız. Ama yıllardır öğrettiğim/uyguladığım bir sistem var ki, beyninizin içindeki o 'ses' ile ilişkinizi değiştiriyor. En azından fark ettiğinizde sesi kısabiliyorsunuz.
Daha önceki bir yazımda sağ beyin ve sol beyin arasındaki farktan bahsetmiştim. Sağ beyin; daha geniş, rahat, anlayışlı, bağ kurabilen, karakterinizin 'tatlı' yönüdür.
Sol beyin ise; dominant, analitik, detaycı, ısrarcı, 'ben' odaklı, meşgul, hızlı, negatif senaryolar üreten, sizi sürükleyen, oradan oraya fırlatan, yani karakterinizin 'hırslı' yönü.
İşte sol beynin kapasitemizi sürekli test etmesine, bizi tüketmesine engel olmak bizim elimizde.
Nasıl mı?
Dik oturup gözlerinizi kapatın ve nefesinizi burun deliklerinizde hissedin. Anında zihnin karşı koyup başka yerlere gittiğini fark edeceksiniz. Hatta daha da gerilebilirsiniz.
Bunu her fark ettiğinizde dikkatinizi tekrar nefesinize getirin. Bunu gün içinde defalarca tekrarlayabilirsiniz. Bilgisayarın önünde, yemek yaparken, dişinizi fırçalarken, araba kullanırken nefesinizi fark edin, hissedin. Ritmini değiştirmeye çalışmadan, olduğu gibi.
Bunu her yaptığınızda, aynı pazu kaslarınızı çalıştırır gibi beyni de eğitiyorsunuz.
Aynı zamanda günümüzde yapması en zor olan şeyi yapmayı öğreniyorsunuz, yani konsantre olmayı.

STRESE KARŞI ETKİLİ
Yavaş, derin nefes almak strese karşı en etkili ilaç. Havayı ciğerlerinizin alt bölümüne doğru yavaşça çektiğiniz zaman, her şey değişiyor. Nabız yavaşlıyor, tansiyon düşüyor, vücutta kan dolaşımı artıyor, kaslar rahatlıyor, sindirim artıyor, uykusuzluk düzene giriyor, endişe hafifliyor, düşünce sakinleşiyor. Yavaş, derin nefes almak insanlara bedenlerini ve duygularını kontrol altına aldıkları hissini veriyor, bağımlılık yaratan ilaçlardan kurtarıyor ve hapların aksine toksinsiz, masrafsız ve burnumuzun tam altında.
Her derde deva mucizevi bir 'kür' olduğunu iddia etmiyorum ama kendinizi çok daha iyi hissedebileceğinize, daha makul, daha sakin ve daha iyi bir kişi olmanıza yardımcı olacağına inanıyorum.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.