Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Çeşme'de bayram kalabalığından uzakta, sabah 07.00'de uyanıyorum. Önce denize giriyorum. Sonra, Ardıç'tan bisikletle Şantiye'deki fırına simit almaya gidiyorum.
Eve dönünce, sabah servislerine geç başladığım için şikayet eder gibi miyavlayan kedileri besleyip yarım saat yoga yapıyorum.
Ardından sıcacık simitle tatlanan basit bir kahvaltı… 'Hayatım bana ait' hissini bundan daha güzel yansıtan bir başlangıç olamaz. O huzurlu his, insanın içine ve zamana yayılıyor. Ruh halinizi bu his üzerine inşa etmek ve bunu gün içinde trafikte, markette, işinizde ve evinizde kullanabilmek... İşte yoga, bu rutinin olmazsa olmazı. Her gün bir saat vücudumu kuvvetlendirmek, esnetmek ve hissetmek; günün getirdiği stresle daralan ruhuma iyi geliyor.
Yıllardır Pentagon, Smithsonian Institute, American University ve Inova gibi saygın kurumlarda yoga terapisi ve rahatlama teknikleri öğretiyorum.
Bununla beraber; kendini aşmak, kişisel doyuma ulaşmak, gerçek mutluluğa erişmek gibi modern dünyanın gurularının ezberlenmiş vaadlerini hiç kullanmam.
Bir balon içinde yaşamaya müsait insanları kullananların vaadleri bunlar. Bu; yoga için yapılan en yanlış PR.
Ben yogayı normalleştirmeye çalışanlardanım.
Geçtiğimiz hafta çok konuşulan Yoga Akademisi rezaleti, bana birkaç yıl önce başı derde giren karizmatik guru James Arthur Ray'i hatırlattı. Ray ve takipçileri, çöldeki bir çadırda yaratılan sauna ortamında nefes çalışmaları yapıyordu. Karizmatik guru; kendisine hava alacak bir bölüm ayarladığı halde, takipçilerinden havasız çadırda, 60 derecede 36 saat oruç tutmalarını, bedenlerinin ve zihinlerinin limitlerini zorlamalarını istemişti. Kişisel doyumun en tepe noktasına, tüm kapasitelerini zorlayarak erişebileceklermiş. Aç ve susuz, harıl harıl nefes çalışması yapan takipçiler, baygınlık geçirdikleri halde vazgeçmiyorlardı. Akıllı, eğitimli, kariyer sahibi insanlar, gurularına inanmışlardı. Sanki toplu bir intihar girişimi manzarası vardı çadırın içinde. Bu olayda üç kişi hayatını kaybetti. Geri kalanlar da kendilerini hastanede buldu. Karizmatik guru, kasıtsız adam öldürmekten tutuklandı. İşin ilginci; sağ kalanlardan bazıları, hâlâ gurularının takipçisi olacaklarını söylüyordu.
Yoganın gerçek faydalarına inanmama rağmen, gurulardan ve illa bir guruya ihtiyaç duyanlardan hep uzak kalmışımdır.
Bir kere yoga yapmanız için, doğu felsefesine yönelmeniz gerekmiyor. Gazetelerde ve dergilerde çıkan gizemli, mistik, acayip, akrobatik yoga reklamlarını da boşverin. Yogayı, Hindistan'dan gelen ve gözlerinde dolar işareti olan gurularla da limitlemeyin.
Biz yoganın gerçekçi faydalarına bakalım. Burada amaç; hayattan kaçış değil. Amaç; bedenin strese karşı alışkanlık haline gelmiş tepkilerini fark etmek, stresi hangi bölgelerde topladığınızı anlamak ve bu bölgeleri rahatlatmayı alışkanlık haline getirmek. Yogada yapılan hareketler ve nefesin koordinasyonu; kaslardaki gerginliği azaltırken, kalp atışı yavaşlıyor, kan basıncı düşüyor. Vücudunuza, zihninize bir saat bile olsa gerekli özeni gösterdiğinizi hissediyorsunuz. Nörotik bir toplumun baskılarına, yeri geldiğinde 'Dur' diyebilmek ve kendi içinde bir sığınak yaratabilmek...
Bundan fazlasını vâdeden gurulardan hayır gelmediği ortada...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER